• $9,2639
  • €10,8148
  • 531.733
  • 1432.8
5 Kasım 2016 Cumartesi

Türkiye’nin yeni bir sistem ihtiyacı…

15 Temmuz sonrası atılması gereken en temel adım, ülkenin yeni bir sisteme kavuşmasına dair olmalıdır. Bugün kabul edilmelidir ki, Türkiye’nin yeni bir sisteme ihtiyacı var. Zira Türkiye’nin 14 yıllık birikiminin kurumsallaşabilmesi, süreklilik kazanabilmesi ve her şeyden önemlisi geleceğe dair ülkenin stratejik büyük hedeflerine ulaşabilmesi için yeni bir sisteme ihtiyaç var. Ve yine herkes tarafından kabul edilmelidir ki; Türkiye, bugün yükselen güç fazındadır.

Türkiye; hedeflerini büyütmek, gelişimini hızlandırmak ve öncelikle güçlü bir bölgesel güç olarak küresel ilişki ağında yer almak istiyor. Bu çizgi Türkiye’nin dinamizminden kaynaklanıyor. Türkiye artık kabına sığmıyor. Bu refleksi ve bu imkânı görenler önceden tedbir almanın çabasıyla Türkiye’yi içe kapatabilmenin, kolu kanadı kırık, statik, zayıf ve kontrol edilebilir bir ülke çizgisinde tutabilmeyi arzuluyorlar. Üstümüze her türlü melanetle gelmenin gayretindeler. PKK, DAEŞ, FETÖ terör örgütlerinin konsorsiyumuyla Türkiye’yi durdurabilmenin çabasındalar.

Tüm melanetlerin bertaraf edilmesinin temel koşulu; devlet-millet bütünleşmesinin hiçbir kuvvet tarafından bozulamayacak mukavemette olmasıdır. Bunun için devlet-millet bütünleşmesinin arasına hiçbir şer odağının, ihanet şebekesinin giremeyeceği, hiçbir gücün millet iradesinin üstüne çıkarak vesayet kuramayacağı, darbeler tezgâahlayamayacağı bir güçlü sisteme ihtiyaç var.

Bu sistem; geçmişin Türkiye adına kayıp yılları olan, kırılgan, ürkek, zayıf koalisyonlar dönemine tekrar dönülmesine imkân vermeyecek, çoğulcu yapıyı koruyan ve özellikle yasama ve yürütme arasındaki dengeyi ve mesafeyi doğru belirleyen, yürütmede çok başlılığı sonlandırıp, hantal, statik, bürokratik kilitlenmeyi bertaraf eden, güçlü, hızlı, dinamik bir yürütme gücüne işaret ediyor.

Bu yeni sistem, başkancı değil, başkanlık sistemidir. Demokrasinin tüm kural ve ilkelerinin zemininde Türkiye’nin geçmiş deneyimlerini göz önünde bulunduran ve sosyolojiyle uyumlu, ülkenin üniter yapısını bozmayan, yasama ve yürütmeyi tek elde toplanmasından kurtaran ve böylece çok daha güçlü bir yasama organı imkânı veren ve aynı zamanda güçlü ve dinamik icra işlevi gören bir yürütmeyi oluşturan ve yargı bağımsızlığını esas alan bir başkanlık sistemine ihtiyaç var.

Bu yeni sistem ihtiyacını anlamak için; Türkiye’nin 7 Haziran seçimleri sonrası yaşadığı hükümet kurma krizini hatırlamak gerekir. Temel esasları artık belirginleşen başkanlık sistemi önerisinin özünü; gerçekçi ve objektif irdelemeden, etiketlerle, ideolojik karşıtlıklarla, sloganlarla, eksik ve yanlış değerlendirmelerle ve giderek kara propagandayla reddetmek yerine Türkiye’nin geleceğini ve yapmak istediklerini hesap ederek, küresel sistemin içinde bulunduğu buhranı irdeleyerek değerlendirmek gerekir.

Bundan sonrası için yapılması gereken, Türkiye’nin önünde duran yeni sistem
önerisini enine boyuna irdelemek ve
ülkenin ihtiyaçlarıyla uyumunu ortaya koymaktır. Bu gerekliliği yerine getirmeye devam edeceğiz…

<p> </p>

Arabeskin 'Babası' kim?

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor