• $ 7,6604
  • € 8,9115
  • 458.493
  • 1124.17
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Başka bir pandemi: Karaborsacılık

Kadim tarihimiz ecdadımızın hem askeri hem siyasi hem de ticari alanda gurur duyacağımız hatıralarıyla doludur ve bu durum, tarihi vakıalarla da sabittir.

Günümüze ışık tutması gerektiğini düşündüğüm birkaç veciz örneği siz değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum.

İtalyan şair Edmondo De Amicis (1846-1908) İstanbul seyahatnamesine şöyle bir kayıt düşer: “Bir Türk esnafı ile pazarlık etmeye kalktım şu cevabı aldım: Ben hırsız mıyım ki sizden hakkım olmayan fahiş bir para isteyeyim sonra pazarlığa girişeyim?”

Osmanlı’nın adalet üzerine dünyaya parıltılar saçtığı dönemlerde, Hollanda Ticaret Odası’nda bir kanun üzerine oylama yapılmış ve oyların eşit çıkması neticesinde oda başkanı, bizim için iftihar olacak olan şu yola başvurmuştur. “İçinizde Türklerle alışveriş yapan oldu mu?” diye sormuş ve bir kişiden “evet” cevabı alınca o kişinin oyunu daha muteber bularak iki oy olarak saymış ve oylamayı karara bağlamıştır.

Fatih’in İstanbul’u fethinden sonra iki papazın Osmanlı esnafını tetkik için dolaşırken yaşadıkları şu hâdise bu hâli ne güzel anlatır. Papazlar, sabahın erken saatinde bir bakkala girerek bir şeyler almak isterler. Bakkal onlara:

“-Ben siftah yaptım. Siftah yapmayan komşumdan alın!” der.Bunun üzerine diğer bakkala giderler. O da aynı şekilde:“-Ben siftah yaptım. Siftah yapmayan komşumdan alın!” der.

Böylece papazlar diğer dükkâna giderler. Aldıkları cevap hep aynı olmuştur ve nihayet ilk girdikleri bakkaldan alış-veriş yaparlar.

Ecdadımız işte böyle bir fedakârlık ve ahlâk zemininde yetişmişti. İslâm ahlâkından ibaret olan bu zeminde milletini düşünmekhep ön plandadır. Hele hilekârlık, fırsatçılık, karaborsacılık ceddimizin ne olduğunu dahi bilmediği bir cürümdü. Çünkü Yüce Allah, iki tarafın kalp hoşnutluğu ile cereyan etmesi gereken ticari faaliyetin dışındaki bütün muameleleri, haram saymakta ve: “Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin!” buyurmaktadır.

Bu gerçeklerden hareketle sözü son dönemde ülkemizi ve dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisini gerekçe göstererek başta hijyen ürünleri olmak üzere pek çok ürüne fahiş zam yapan stokçulara getirmek istiyorum.

Mental düşüncesi tamamen keseyi doldurmaya dayalı bu kişiler durumu lehlerine çevirmekiçin insafsız ve sınır tanımaz bir zam furyası estirmektedirler.

Esasında bu olaylar kadim tarihimizde de görülmüş ve atalarımız tarafından bazen falaka bazen sürgün bazen de farklı şekilde layık oldukları cezaya çarptırılmışlardır.

Cesaretlerini Rahip Branson krizinde yaptıklarının yanlarında kalmasından alan bu stokçular hep vardılar ama artık olmamalılar! Suni haberlerle stoklarını şişirip, kasalarını semirtenler kandan servetler yapmaya devam edememeliler.

Her dönem kendi hassasiyetini barındırır içinde. Bu pandemik atmosferde maddi hesaplarla devletine, milletine ihanet edenler, en küçüğünden en büyüğüne göz ardı edilmeden en ağır cezalara çarptırılmalı, maşeri vicdanı yaralayan bu stokçu fırsatçılık salgını durdurulmalı ve yüce Türk adaleti eliyle dezenfekte edilmelidir!

Ticaret ve ekonomide dünyaya adeta rol model olan bir milletin bakiyesi olarak bizler, bu zor zamanları, oynanan oyunları tarih boyunca nasıl bozmuşsak yine bozacağız.

Stokçulukla, zamla ve haksız kazançla kar ettiklerini sananlar inanıyorum ki kuru ekmeğe muhtaç olarak yaptıklarının bedelini ödeyeceklerdir.

Bizim en temel değerlerimizden birisi olan bereket onların kazancında bulunmaz. Bereketten yoksun olan kişi dünyayı kazansa da fakir yaşar ve fakir olarak da ölür.

Bu yok etmeye çalıştıkları bereket kavramı bizim en büyük teminatımızdır.

İnsan sayısal birikimlerinin değil, manevi doygunluklarının bütünüdür. Cebi gönlünden daha zengin olanların iktidarları, bol sıfırlı bir rakamsal üstünlüktür sadece ve ne kendi hayatlarını ne de başka hayatları mesrur şekilde inşa etmeye muktedir olabilirler.

Stokçuluk yaparak Covid-19 pandemisine destek olan Truva atları bereketin ayağı altında ezilmeye mahkûmdur! Çünkü bereket bir Allah vergisidir.

Sağlık ve afiyet içinde kalınız.