• $ 5,7884
  • € 6,4038
  • 271.932
  • 108869
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Paralel devlet yapılanmasını kuran solcu komutan

Geçen salı günkü siyaset yazımda cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılacağı 10 Ağustos gününün Sevr Antlaşması’nın yıldönümü olduğunu hatırlatmış, Sevr’i destekleyen ve bu nedenle sürgün edilen grubun yetiştirdiği birinin çatı adaylığındaki anlama değinmiştim. Ama bu, CHP’nin küresel sermayeye ve Sevr ihanetine ilk teslim oluşu değildir. Biraz yakın tarihe bakalım.
CHP’nin 17 Aralık öncesinde işbirliğine giriştiği bugünkü yapılanma 1990’lardan itibaren oluşturulmuştur. Polisteki örgütlenmeyi merkez almıştır. Ama ilk paralel yapılanma bu değildir. Önceki paralel yapılanma, merkezinde genelkurmayın bulunduğu ve 27 Mayıs darbesiyle oluşturulan yapıdır. O dönemde tek tek her bakanlık Milli Güvenlik Kurulu’na bağlı ‘daire başkanlıkları’ yoluyla birer subayın denetimine verilmişti. O andan itibaren, bir görünen kukla hükümet, bir de görünmeyen asıl devlet var olmuştur, derin devlet de bu şekilde anlaşılmalıdır.
Soğuk Savaş sonrası Rus tehdidi ikinci plana düşünce, arkadaki emperyal güç taktik değiştirdi. Sivil merkezli bir yapılanma inşa edildi. Daire başkanı subayların yerini ‘adalet imamı’, ‘maliye imamı’, ‘gümrükler imamı’ gibi kişiler almaya başladı. Haşhaşi örgüt, devletin en kilit noktalarına ve bu arada orduya da sızarak yapılanmasını güçlendirdi. Buna değişik tepkiler geldi ve 90’lardaki kan gölü bu gelişmelerle ilintiliydi. 2000’lerde eski derin devlet güçsüzleşmiş, neredeyse kalıntı haline gelmişti. Balyoz ve Ergenekon operasyonları biçim ve kapsamlarıyla bu kalıntıyı temizlemekten çok birilerine yer açmak amacını gütmekteydi.
***
Bugün yeni yapılanmayla işbirliğine evrilen CHP, eskiden de eski paralel yapılanmanın güdümünde idi. İşin ilginç tarafı şu ki, eski paralel yapının kurucu lideri, 27 Mayıs’ı gerçekleştiren Sol Cunta’nın Başkanı Cemal Madanoğlu da tıpkı çatı adayı gibi 150’liklerle ilişkiliydi. O’nun babası da Atatürk tarafından ülkeden kovulan bir işbirlikçiydi. O zaman da bunun üzerinde durulmadı, bugünkü CHP’liler de İhsan’ın oğlunun geçmişini örtbas etme peşindeler.
CHP içinde İhsanoğlu’nun çatı adaylığına karşı çıkış sadece tabanda olabilir, yönetim iflah olmaz. CHP’li makyavelistler Madanoğlu’nun peşinden giderken de onun kim olduğunu biliyorlardı. O Madanoğlu ki görevine Kürt operasyonlarıyla başlamış, Kore’de Amerikalılarla çalışmış, silah tüccarı ve İngiliz ajanı Lütfi Tozan’ın en yakın arkadaşı olmuş biriydi. CHP ve Türk solu, NATO’ya bağlılık yemini edilen 27 Mayıs’ı devrim, Madanoğlu gibi enternasyonal bir maceraperesti de devrimci lider belleyecek kadar tutarsızdır.
Sevr ihanetine katılanlar arasında laikler de, muhafazakârlar da bulunmaktaydı. Atatürk’ün kovduğu güruhta Mustafa Madanoğlu da vardı, Şeyhülislam Mustafa Sabri ve yardımcısı İhsan da. Onları birleştiren ortak nokta İngilizci olmak, küresel sermayeye hizmet etmek idi. Bugün Kılıçdaroğlu, Pennsylvania ve İhsan’ın oğlunun ortak paydası da budur. Tarihsel paralelliğe bakar mısınız?
Yıllar boyu ‘Morrison Süleyman’ dedikten sonra ‘baba değişti’ sloganlarıyla Demirel’in kucağına atlayan CHP dibe vurmuştur. Eskiden her taşın altında Sevr arayan CHP, ülkede artık küresel sermayenin baş destekçisidir. Cins cins ABD yanlısı ile aynı kamptadır. Nitekim, 28 Şubatçı Vural Savaş da İhsanoğlu’nun destekçisidir, 28 Şubat’a karşı çıkar görünen bir dizi haşhahi de. Paralel yapılara karşı mücadele veren ve milli iradeyi kukla olmaktan çıkaran tek lider Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu yüzden ona karşı cephe kurulmuştur.
***
‘Ordu göreve’ grubu da ‘Çare Ekmeleddin’ diyor.
2007’deki Cumhuriyet ve laiklik mitinglerinde taşıdıkları ‘ordu göreve’ pankartlarıyla adlarını duyuran Türk Solu adlı grup cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ‘bütün Atatürkçülerin Ekmel Bey’e oy vermesi’ için kampanya başlatmış. Laiklik konusunda çok hassas olan bu grup Kürtlerden de pek hazzetmiyor. Lahmacun ve kebabı sadece Kürtlere has yemekler sandıkları için ayrıca ‘ kebapçıları boykot edelim’ kampanyaları da var. ‘Ramazan Eğlenceleri’nin konusu artık bu: Kebap yasak, Ekmel serbest.

<p>-Can Yaman İspanya´da katıldığı bir TV programında yaptığı espri sebebiyle geçtiğimiz haftaya dam

Can Yaman´ın Hangi Fakülteyi Bitirdiğini Öğrenince Çok Şaşıracaksınız!

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Tıp dünyasında çığır açacak cihaz Türkiye'ye geliyor

Kağıthane'de dehşet: 3 kişiyi bıçakladı koşarak kaçtı!