• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
18 Nisan 2022 Pazartesi

Z Kuşağı'nın sosyolojisi: Z Kuşağı ne değildir? -2

Perşembe günü bu köşede son yıllarda muhalif siyasi mecralarda yoğun bir şekilde kullanılan "Z-Kuşağı" kavramını sosyolojik bağlamda irdelemeye başlamıştım.

Sadece belirli yıl aralıklarında doğmuş olmaktan dolayı bir toplumsal sınıflandırma yapmanın yetersiz olduğundan; toplumsal grupların oluşumunda toplumsallaşma biçimlerinin, kimliklerin, tarihi sürecin ve bu süreçte karşılaşılan sorunların daha belirleyici olabileceğinden teorik tartışmalara ve argümanlara atıflar yaparak bahsetmiştim.

Bırakın farklı milletlere mensup aynı yaştaki insanları tek-tip görmeyi; aynı ülkede ve hatta aynı şehirde yaşayan aynı yaştaki insanlarda bile farklı tavırlara, alt-kültürlere, kimlik algılarına, toplumsal ve siyasal pozisyonlara rastlanabilmektedir.

Bunlara rağmen bir süredir sosyoloji ile ilgileri zayıf olan bazı çevrelerde "Z Kuşağı" kavramı etrafında büyük büyük siyaset analizlerine, varsayımlara, seçimlere dair tahminlere ve kampanyalara rastlanıyor. Hatta "Z Kuşağı geliyor, her şey değişecek" gibi tuhaf sloganlar da duyuluyor.

Kuşaklarla ilgili yapılan toptancı genellemeler söz konusu olduğunda akla ilk gelen örnek 1968 kuşağıdır. "1968 Kuşağı sol-liberal hareketlere yakındır, uyuşturucu kullanımı yaygındır, aile kurumuna karşıdır" gibi şablonlar malum. Mesela 1968 Kuşağı'na mensup insanlar üzerine o dönemde yapılan araştırmalar bunun tam tersini ortaya koymakta, bu özelliklere sahip insanların o kuşağın içinde küçük bir azınlık olduğu tespit edilmektedir. Dahası ABD'de o kuşağa mensup insanlar da tıpkı kendilerinden daha yaşlı kuşaklar gibi liberal Başkan adayı Wallace'a değil, Cumhuriyetçi Nixon'a oy vermişlerdir.

Benzer bir durum Gezi Kalkışması sırasında da gündeme gelmiş, o dönem Y Kuşağı'nın AK Parti Hükümeti'ni devireceği lafları edilmiş ama o günden beri AK Parti neredeyse bir düzine seçim, yerel seçim ve referandum kazanmıştır.

Söz konusu "Z Kuşağı" olduğunda sözü hemen sosyal medya ve dijital platformlara getirip bu çağda sosyal medyanın ve dijital çağın yaygın olması üzerinden koca koca tahliller yapılmaktadır. Bu tarz bir teknoloji determinizmi yapmak- teknoloji kullanımı üzerinden bir toplumsal grup tanımlamak yanlıştır. Teknoloji bir araçtır, en fazla bir potansiyeli ortaya çıkarır, etkileşimi artırır; yeni bir toplumsal sınıf, zümre veya grup oluşturmaz. Oluşturması için mülkiyet ilişkilerinin, birey-toplum-devlet ilişkilerinin, meslekleşme ve sınıflaşma süreçlerinin, kimliklerin dönüşmesi gerekir.

Bugün Z Kuşağı için söylenebilecek pek çok şey ise zaten her dönem genç nesiller için tartışılmış hususlardır. Her dönemde gençler daha yaşlı kuşaklara göre daha az muhafazakâr, milliyetçiliğe daha yatkın olmuştur. Buna ek olarak da kentlerde doğan nesillerin ve üniversiteye gitme oranının artmasından dolayı da bireyleşme seviyeleri de yükselmiştir. Dahası genç kuşaklar giderek daha fazla günümüzde çocuk merkezli ailelere dönüşmüş çekirdek ailelerde büyüdükleri için özne olma arayışında; fikirlerine, taleplerine azami saygı beklemekte ve kendilerini daha özgüvenli ifade etmektedirler.

Peki, bu "Z Kuşağı" temalı kampanyalar neyin nesidir? Bu kampanyalara bakıldığında siyasal bir kampanyanın yanı sıra "Türkiye'de yaşanmaz" fikrinin işlendiği bir Türk karşıtlığına da denk gelinmekte; pespaye bir müstemlekeci dil kullanılmaktadır. Üstelik kullanılan argümanlarının çoğunun yanlış olduğunu Edirne'nin ötesinde bir süre yaşayan herkes fark edebilmektedir.

Bu muhalif kampanyalar aynı zamanda şabloncu bir zihniyetle belli kalıpları gençlere dayatmakta; dışarıdan onları tanımlayarak onlara bu gençleri homojen gören tek-tipçi kalıpları dikte etmektedir.

Üstelik bu kampanya dünyada ve Türkiye'de genç kuşakların taleplerini anlamaktan da uzaktır. Bu gençler tüm dünyada 'güçlü lider' arayışında olduğu gibi, dünyada yükselen milliyetçiliğin de ana omurgasını oluşturmaktadır. Eğitim hayatı sonrası güvenceli ve statüsü yüksek bir çalışma hayatı talep ettikleri dünyada da olduğu gibi Türkiye'de de karşımıza çıkan ilk talepler arasındadır.

Peki, AK Parti'nin gençlerle ilişkisinde hiç sorun yok mu? Kesinlikle var. Bu da ayrı bir yazının konusu.

<p>Denizli'deki suç örgütü operasyonunda yakalanan 21 şüpheliden 17'si tutuklandı. </p><p>İl Emniyet

Suç örgütüne yönelik operasyon: 17 kişi tutuklandı

İkinci el araba alacaklar dikkat: Bu otomobiller 50 bin TL ile 250 bin TL arası!

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi