• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
4 Nisan 2022 Pazartesi

Nobel Barış Ödülü'nü kim hak ediyor?

2. Dünya Savaşı sonrası Sovyetlerin istila tehditleri sebebiyle Batı ile bağımlılık ilişkileri kurmuş; Batı vesayetinde kalmış bir ülkeydi Türkiye.

Dış politikada Batı'nın eşit değil hiyerarşik ilişkiler kurduğu, alternatif dış politikaların oluşturulmasının engellendiği, bu bağımlılık ilişkilerinin aynı zamanda da ekonomik, politik, askerî ve diplomatik bir bağımlılık olarak devam ettiği bir dönemdi.

Türkiye'nin sonrasında bu vesayet zincirlerini kırmaya yönelik hamlelerinin bu dış vesayetin içerideki unsurlarıyla askerî darbeler yaptırılarak, terör örgütleri faaliyete geçirilerek engellendiği ve sabote edildiği bir dönem. Bütün askerî darbelerin öncesinde bunun örneklerinin görülebileceği, birbiriyle bağlantılı iç ve dış vesayet yapıları...

İşte Türkiye'nin son yıllarda iç vesayet yapılarını teker teker kırıp tasfiye etmesi ile dış vesayet kabuğunu çatlatıp bağımsızlıkçı, milliyetçi dış politika izleyerek dünyada ağırlığı olan bir aktöre dönüşmesi de beraber yürütülen mücadeleler sonunda başarılabildi.

KÜRESEL DİPLOMASİNİN MERKEZİ TÜRKİYE

Türkiye bugün dünyanın pek çok bölgesindeki birçok soruna müdahale edebilen; pek çok meselede yalnızca masada olmayıp masayı kuran aktör olan bir ülke.

Hiç sözü dolandırmaya gerek yok:

Bosna'da gerilimin tırmandığı şu günlerde tarafları defalarca Türkiye'de bir araya getirip Bosnalı Sırpların liderinin bile arabulucu olarak görmek istediği;

Kırgızistan ile Tacikistan arasındaki sınır çatışmalarını her iki tarafla görüşüp "kardeş ülkeler arasında çatışma istemiyorum" diyerek sona erdiren ve Orta Asya'da oyun kurmak isteyenlerin oyunlarını bozan;

Suriye'de tüm dünya milyonlarca insanın Esad, müttefikleri, DAEŞ ve PKK gibi terör örgütleri tarafından katledilmesine engel olup hem birçoğunu sığınmacı olarak kabul eden, hem de milyonlarcasına İdlib'de ve Suriye'nin kuzeyinde güvenli sahalar oluşturan;

Darbeci Hafter'in Rusya, Yunanistan, İtalya, Fransa, BAE, İsrail ve Mısır gibi destekçilerine rağmen tek başına Libya'ya müdahale edip meşru hükümeti ve milyonlarca insanı kurtarıp ülkenin yarısını istikrara kavuşturan;

Kardeş Azerbaycan'ın 30 yıldır işgal altında olan topraklarını işgalden kurtarmasını, bir zulmün ve adaletsizliğin son bulmasını, savunma sanayisini ve diğer tüm imkânlarını seferber ederek başaran;

Türk Devletler Teşkilâtı'nı kardeş ülkelerle birlikte kuran;

Ukrayna ve Rusya'yı önce Antalya'da Dışişleri Bakanları seviyesinde buluşturan;

Daha sonra Dolmabahçe'de her iki ülkenin heyetlerini dünya medyasının gözü önünde bir araya getirip her iki savaşan, 'düşman' ülkenin heyetleri tarafından ayakta alkışlanan;

Hem Ukrayna lideri Zelenski hem Rusya lideri Putin tarafından sayısız övgü alıp takdirlerini toplayan;

Hem de özellikle Ukrayna'nın işgali dönemindeki stratejik ve diplomatik hamleleriyle uzun zamandır kendisine karşı olan Batı kamuoyu tarafından takdirle izlenen;

Dünyada bugün barış kurucu ve istikrarlaştırıcı, önemli bir aktör ülke olarak Türkiye'nin yükselişini mümkün kılan kişi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır.

NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ

Artık Rusya ve Ukrayna'dan Putin ile Zelenski'nin Erdoğan'ın ev sahipliğiyle İstanbul'da bir araya geleceği günlere az kaldı. Dünyada bu çatışmanın sürmesini isteyen; Ukrayna'yı ve milyonlarca Ukraynalıyı Rusya'nın insafına terk eden, barış için hiçbir çaba gösteremeyen Batı'ya ve Rus yayılmacılığına, Putin'in inadına karşı bu atmosferi oluşturmak için her şeyi yapıp netice alan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Nobel Barış Ödülü'nü hak ettiğine kimse itiraz edemez herhalde.

Bu ödül çok önemli olduğu için değil.

Ama en azından bugüne kadar hakkında söylemedikleri kalmamış Batı kamuoyunun biraz olsun adalet, vicdan kavramlarıyla ilişkisinin devamını göstermesi için bu ödülü verebilirler.

Elbette Nobel son derece politik bir ödül ve tarafsız bir heyet tarafından verilmiyor.

Düşünsenize Obama'ya bile verilmiş bir ödülden bahsediyoruz.

Ama kime verilirse verilsin; kimin ödülü hak ettiği sorusunun cevabı bence açık.

NOT:

Vefatının yıldönümünde Türk dünyasının ve Türk milliyetçilerinin başbuğu merhum Alparslan Türkeş'i rahmetle anıyorum.

<p>Denizli'deki suç örgütü operasyonunda yakalanan 21 şüpheliden 17'si tutuklandı. </p><p>İl Emniyet

Suç örgütüne yönelik operasyon: 17 kişi tutuklandı

İkinci el araba alacaklar dikkat: Bu otomobiller 50 bin TL ile 250 bin TL arası!

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi