• $31,1166
  • €33,7791
  • 2034.03
  • 9339.71
25 Nisan 2022 Pazartesi

“Biz ilk defa camide bir rektör gördük beyim…”

Cenazesine katılan Konyalı vatandaşlardan biri böyle söylüyordu. Konya'ya Selçuk Üniversitesi'ne rektör olarak atandıktan sonra asistanlarıyla camiye sık sık gitmesi o dönem Konya'da çok yankı yapmıştı. Çünkü bırakın o güne kadar herhangi bir rektörün camiye gitmesini; Müslümanlığa dair en ufak bir göstergeye sahip olması bile düşünülemezdi.

Dün tarihe iz bırakmış, Türk düşüncesinin zirve isimlerinden birinin, Prof. Dr. Erol Güngör'ün vefatının yıldönümüydü. Türk sosyolojisinin kilometre taşlarından, Türk milliyetçiliği fikrinin en büyük teorisyenlerinden olan Erol Güngör kısacık ömründe büyük izler bıraktı.

1938'de Kırşehir'de doğan Erol Güngör'ün ailesi ve çevresiyle tam bir kültür ortamında yetişti. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne öğrenci olarak girmiş sonrasında Fethi Gemuhluoğlu'nun kendisini Mümtaz Turhan'la tanıştırması hayatında çok önemli bir dönüm noktasını teşkil etmiştir. Kültür değişmeleri, modernleşme, eğitim, din ve millî kültür gibi konulardaki fikirlerinin oluşumunda hocasının büyük etkisi olmuştur. Sonrasında Colorado'da bilimsel çalışmalar için bulunmuş; hocası Kenneth Hammond kendisinden "dünyanın bütün üniversitelerinde ders verecek bir bilim adamı" olarak bahsetmişti.

Erol Güngör ve Türk milliyetçiliği

Erol Güngör Türk milliyetçiliği fikrinin sosyal bilimler zemininde bir akademik çerçeve bulması için çok büyük katkılar yapmıştır.

Erol Güngör modernleşme ile Batılılaşmanın aynı şey olmadığını ısrarla vurgulamış; modernleşmek için Batılılaşmanın şart olmadığını söylemiştir. Modernleşmeyi reddetmek yerine kontrol etmek gerektiğinden bahsetmiş; Tanzimat'la başlayan ve Cumhuriyet döneminde özellikle devrimlerle ortaya çıkan Batılılaşma politikalarına itiraz etmiş; bunun milliyetçiliğe aykırı olduğu gibi modernleşmeyle ilgisinin de olmadığını söylemiştir:

"Çağdaş medeniyet denince daha ziyade laiklik ve pozitivizmi anlayan, önceki sıkıntıların esas amilini Osmanlı klerikalizminde, Arap harflerinde, feste bulan bir düşüncenin, sanayi medeniyeti üzerinde daha fazla durması beklenemezdi."

Batılıcılığın kültürel dejenerasyonuyla, onun siyasal ve entelektüel sahipleriyle bir milliyetçi olarak mücadele etmekten hiçbir zaman geri durmamıştır:

"Milliyetçiliğin millî kültür davası işte bu soysuzlaşmayı önlemeyi hedef tutmaktadır. Milliyetçilik millî kültürü bizzat bir medeniyet kaynağı haline getirmek ve cemiyeti soysuz değişmelerin açık pazarı halinden kurtarmak hareketidir."

Türklük, Osmanlı ve İslâmiyet

Onun milliyetçiliği kültür ve tarih temeline dayanmakta; Türk tarihini Türkistan'dan Osmanlı'ya kadar bir bütün olarak görmekte ve Selçuklu-Osmanlı dönemini Türk tarihinin zirvesi olarak kabul etmektedir.

"17. Yüzyıl'da Osmanlı ülkesini köy ve kasabalarına kadar baştanbaşa dolaşmış olan Evliya Çelebi'de de açıkça görüleceği gibi, Türkler halkı ve münevverleri ile birlikte mütecanis, ahenkli ve son derece yaygın bir kültür meydana getirmişlerdir... Herkes aynı tanrıya kulluk eder, aynı peygamberin yolunda gider, aynı devlete hizmet eder, aynı dili konuşur, aynı hayat felsefesine, aynı ideallere sahiptir; dostları ve düşmanları aynıdır... Müslüman Türk devletleri arasında idarecileriyle halkı aynı dili, yani Türkçeyi konuşan ve kullanan tek devlet de Osmanlı devleti olmuştur. Aslı Türk olmayanları bile Türkleştiren Osmanlı kültürünü Türklere yabancı saymak kolay anlaşılır şey değildir."

Erol Güngör'ün Türklük anlayışında İslâmiyet de ayrılmaz bir unsurdur. "Milliyetimizin İslâm dışında düşünülemeyeceği fikri yine milliyetçileri birleştiren bir prensiptir."

Bu bağlamda din eğitiminin önemini de vurgulamaktadır: "Bir kimse kendi memleketinde uygulanan dini, tıpkı ülkesinin tarihini ve coğrafyasını öğrenmek zorunda bulunduğu gibi, teferruatıyla öğrenmelidir. Laiklik inanç hürriyetidir, yoksa cahillik hürriyeti değildir."

Erol Güngör Türkiye'deki Batıcı kültürel hegemonyanın İslâm ve milliyetçilik karşıtı söylem ve argümanlarına karşı ilmiyle tek başına bir kaledir.

Merhum Erol Güngör hocayı kısa bir köşe yazısına sığdırmak zor. Daha çok okunması dileğiyle. Rahmet olsun.

<p>Kaza, akşam saatlerinde Kazımdirik Mahallesi 169 Sokak Küçükpark mevkiinde meydana geldi. İddiaya

İzmir'de korkunç kaza! Motosiklet kaldırımda yürüyenlerin arasına daldı

Türkiye büyüklüğünde buz eridi! Antarktika'daki Türk Bilim İnsanlarından yeni rapor

Dünyanın en zor tekerlemesi! Söylerken çok zorlanacaksınız

İlk aşamada 15 milyon dolarlık, 5 yıl sonra da 100 milyon dolarlık yatırım! Bir ilk olacak