• $9,2512
  • €10,8018
  • 530.655
  • 1432.8
29 Mart 2012 Perşembe

AK Parti Alevileri ve Nusayrileri ne zaman hatırlayacak?

Salı günü Batı'daki İslamofobi üzerine yazıp, bugüne devam edeceğimi söylemiştim. İslamofobi sadece Batı'da değil, Türkiye'de de hem de Kemalist rejimin tam merkezinde mevcut. Maalesef sadece İslamofobi değil, bu rejim tarif ettiği tep tip dışında her tür var oluşa karşı fobi üretti. Bugün bu sistemin başka bir fobisini ele alıp, İslamofobi meselesine cumartesi devam edeceğim.
Kemalist vesayet rejimi toplumun %10'luk 'seçilmiş' kesimi hariç herkesi değiştirmeye çalışan, insanlara  zulmeden bir rejimdi. Kemalist yurttaşlık paradigmasına göre muhakkak 'Türk' olmalıydınız. Etnik olarak Türk değilseniz de Türkleşmeliydiniz. Anadilinizi unutmalı, asimile olmalıydınız. 'İdeal yurttaşlık' yalnızca böyle mümkündü. Bu politika bağlamında sadece Kürtler değil, anadili Türkçe olmayan bütün diğer etnik unsurlar asimile edilmeye çalışıldı. Kürtlerin nüfusu kalabalık olduğu için direnebildiler. Ancak diğer farklı etnik kimliklerden gelen yurttaşlarımıza çoğunlukla anadili,kimliği ve benliği unutturuldu. Bu bir zulümdü...
***
Aynı Kemalist paradigmaya göre muhakkak Sünni olmalıydınız. Sünni değilseniz Sünnileşmeliydiniz. Üzerine bir de laik olmalıydınız. Sünni-dindarsanız da zorla laikleştirilmeliydiniz. Bu mezhepçi asimilasyon politikaları gereği devlet yüzlerce Alevi köyüne cami yaptırdı. Alevilere kimliğini, inancını unutturmak istedi. Dahası 5 Alevi katliamı bu ülkede devlet eliyle organize edildi.
Şimdi  bu zulümleri yapan eski devlet zihniyeti Alevi yurttaşlarımıza sığınır hale geldi maalesef. 28 Şubat generallerinin 'Aleviler Kemalizmin teminatıdır' sözleri hala kulaklarımızda...Oysa Alevileri yok etme operasyonlarını tertip eden bizzat Genelkurmay'a bağlı Özel Harp Dairesi'ydi!  Tıpkı 12 Eylül generallerinin dindar yurttaşlarımızı istismar ettiği gibi, 28 Şubat generalleri de Alevi yurttaşlarımızı istismar etti. 12 Eylül'de Kemalizm'e dindar desteği lazımdı, 28 Şubat'ta ise Alevi desteği. Darbeleri yapanlar hem dindarların hem de Alevilerin inançlarına, kimliğine, kültürüne düşmandılar ancak konjonktürel olarak bazı sosyal kesimlerin diğerlerine kırdırılması gerekiyordu, bu yüzden bazı zamanlar TSK bazı kesimlere yakın gibi durdu. Hepsi  o kadar...
***
Rejimin asimile etmek istediği yalnızca dindarlar, Aleviler, Kürtler de değildi. Başka birçok küçük toplumsal kesim vardı. Mesela Şiiliğin bir kolu olan Nusayriler. Çoğunlukla Hatay'da yaşayan Arap Nusayri yurttaşlarımız bu ülkede çifte zulüm gördüler. Hem Arap kimliklerinden hem de Şii-Nusayri kimliklerinden ötürü. Kemalist asimilasyonizm Araplıklarını bitirmek istedi, Arap olmayı utanç vesilesi saydı. Öyle ki TKP geleneğinden gelen Nusayri Arap entelektüel Muhittin Fahrioğulları  ve yine bir Nusayri Arap olan 80 öncesinin efsane İGD (İlerici Gençlik Derneği-TKP'nin Gençlik kolu) genel sekreteri Alaaattin Taş'ın anlatımına göre Hatay'da Arap çocukları birbirilerini ihbar etmeye zorlandı. Okullarda teneffüste Arapça konuşan çocukları diğer-yine Arap olan-çocuklar öğretmenlerine şikayet  ediyordu. Halk anadili Arapça'yı konuştuğunda jandarma dipçiği yiyordu, Nusayrilik  'sapık mezhep' diye fişleniyordu...
Benim Dört Bir Taraf programındaki yayın ortağım Enver Aysever de bu zulümleri görmüş Nusayri-Arap bir ailenin çocuğu. CHP zihniyeti tarafından asimile edilmiş, anadili ve kimliği unutturulmuş bir insan. Bugün CHP'li olması ayrı bir trajedi ve komedi elbette. Anadili Arapça'yı konuşmasını yasaklamış, inancı Nusayriliği sapık görmüş bir zihniyete destek veriyor. Ama Enver'i de anlamak lazım. Zira diğer sağ partiler de Nusayriler konusunda CHP kadar faşist bir tutum içinde oldular hep. Türkiye öyle tuhaf bir ülke ki birçok insan hala celladına aşık yaşıyor...
Bugün şayet yeni bir sayfa açmaktan, eski rejimin zulümlerini geride bırakmaktan bahsediyorsak bu trajediler artık bitmeli. AK Parti'nin en büyük eksiği Anadolu Alevileri ve Arap Nusayrileri gibi gayri-Sünni mezhepten yurttaşlarımızı kucaklayamaması. Alevi ve Nusayrilerin tüm hak ve özgürlük taleplerini yerine getiren bir Erdoğan hükümeti görmek istiyorum ben. AK Parti'nin tüm kesimleri eşit yurttaşlıkta ve özgürlükte buluşturması şart. Aksi halde Kemalistlerden bir farkları kalmaz...

<p>Osman Kavala Davası'nı yakından takip ediyorlar. Hatta yargı üzerinde baskı oluşturmak için duruş

Osman Kavala'nın elçileri

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor