• $9,7326
  • €11,3645
  • 562.836
  • 1479.93
22 Mart 2012 Perşembe

Özkök'ün ara dönem rüyası

Biraz geç fark ettim. Ertuğrul Özkök cumartesi günkü yazısında bana 'genç arkadaşım' diye hitap ederek cevap vermiş.  'Özkök, Fethullah Gülen'i içeri attırmak istiyor' adlı yazımdan duyduğu rahatsızlığı belirtmiş. Belli ki Roma'da güzel vakit geçirirken canını sıkmış yazım. Ortaya çıkan tabloyu görüp, biraz da zorunluluk hissederek yazmış bu cevabı.
Neydi Özkök'ün benim de konu yaptığım yazısında söylediği? Hatırlatayım. 'Bu Ergenekon komplosunu kuran polisler, savcılar ve hakimler cezaevine girecek' sözüydü can alıcı nokta. Özkök bu sözü Ahmet Şık'ın ağzından alarak adeta bayraklaştırmıştı. Yakında yazılacak iddianamelerden bahsetmişti. 
Ergenekon soruşturmasını yürüten emniyet ve yargı mensupları ile ne kastettiği açık. Bu soruşturmayı yürütenleri 'Fethullahçı suç örgütü' olarak algıladığını medyadaki herkes biliyor. Sadece Özkök değil, eski 'establishment'ın hemen hemen tüm ağır topları Ergenekon'la savaşan bu ekibi 'Fethullahçı çete' diye görüyor. Maalesef gerçek böyle...
Halbuki bu ülkenin vicdanlı çoğunluğu aynı ekibi-hatalarını eleştirmekle birlikte-Türkiye'nin üzerine çökmüş 'Derin, karanlık ve katil bir yapılanma'yı tasfiye etmeye çalışanlar olarak tarif ediyor. Konda'nın son araştırması var mesela. Sonuçlara göre halkın yüzde 60'ı Ergenekon davalarını destekliyor. (Neşe Düzel'in Bekir Ağırdır ile yaptığı röportajdan) Başka bir deyişle halkın önemli bir bölümü soruşturmayı yürütenlerin dindarlığıyla ya da Gülen hareketine mensup olup olmadığıyla ilgilenmiyor. Bu temizliği kim yapmaya çalışıyorsa onlara 'Helal olsun' diyor.
Ertuğrul Özkök  'Ben Fethullah Gülen demedim' diye kendini kandırabilir ama açık açık Zekeriya Öz'ün hapse girmesini istediğini söylemiş yazısında. Belki bugünkü bazı tartışmalara bakıp hevesleniyor olabilir. O yüzden ona gerçekleri hatırlatmakta fayda var: Şu an zaman zaman çelişiyor gibi görünen taraflar Ergenekon'la savaştığı için Zekeriya Öz'ü içeri atmaya kalkan birileri olursa bir anda kenetlenir. Ne AK Parti, ne Gülen hareketi, ne Kürtler, ne liberaller, ne de özgürlükçü-solcular böyle bir çılgınlığa izin vermez.
Özkök cevabının bir yerinde şöyle diyor: 'Ben 2 darbe, 2 ara dönem yaşadım. Şimdi de bir başkasını yaşıyorum' Yani bu günkü AK Parti hükümetine ara dönem hükümeti diyor. Şu an tıpkı '12 Mart ve 28 Şubat askeri darbe dönemleri' gibi bir ara dönem yaşıyormuşuz! Pes doğrusu! Bu ülkenin tarihinde ilk kez askeri vesayeti gerileten bir sivil hükümet var ve bu 'ara dönem' oluyormuş!
Tayyip Erdoğan dönemi 'ara rejim', sonra yine 'normal' döneme, yani çok sevdiği 'puslu ve istikrarsız dönem'e döneceğimiz hayallerini kuruyor herhalde.
Özkök gibi inanmak isteyen herkese kötü bir haberim var: Bu devran artık geri dönmeyecek! Türkiye'nin yaşadığı değişim siyasal parti değişikliği olmanın ötesinde bir yapısal iktidar dönüşümü. Bu, bir açıdan, Güney Afrika'da çoğunluk olan siyahların hakları olan iktidarı Mandela'nın önderliğinde devralmalarına benziyor. Orada Beyaz Afrikaner'lerin yeniden kontrolü ele alması yapısal olarak imkansızdı. Zaten akıl ve vicdan sahibi beyazlar da bu gerçeği gördü.  İçinden çıktıkları sosyal kesime inat, haklı ve meşru olan tarafı tuttular. Onların yanında kendilerine iktidarda yer açtılar. 'Biz hala tek ve mutlak egemen olmak istiyoruz' diyen ırkçı beyazlar da adım adım tasfiye oldu ve oluyor.
Türkiye'nin Apartheid rejimi de 12 Eylül 2010 ve 12 Haziran 2011 dönemeçlerinden sonra sona erdi. Azınlık olan grupların yeniden sisteme hakim olması artık imkansız. Elbette herkes temsil edilecek, elbette her türlü yasal siyasi görüş varlık gösterecek. Ancak halkın iradesinden kaynaklanmayan bir gücün sisteme hakimiyet şansı yok artık. Şayet çeşitli hileler, tezgahlar, derin oyunlar, kirli ittifaklar, cebir ve şiddet gibi yöntemlerle iktidar geri alınmak istenirse bu ülkede iç savaş çıkar. İşte esas o zaman adalet terazisi kaçar. Beyaz Türklerin de anlaması gereken bu. O sebeple Özkök gibi kendini 'Beyaz Türk önderi' görenler 'Devrin döneceği gün' gibi boş ve tehlikeli lafları bıraksınlar. Onun yerine Türkiye'nin sosyal hakikatini Beyaz Türklere anlatsınlar. Zira bu kesimin de temel hakları ve özgürlüklerinin korunmasına odaklanmalıyız. Benim ailem ve sosyal çevrem de 'sosyolojik azınlık' olduğu halde toplumun çoğunluğuna ve siyasete hükmedebileceğini düşünen insanlardan oluşuyor. Böyle bir şeyin hem gayrimeşru hem de artık imkansız olduğu konusunda onları ikna etmeliyiz.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Galatasaray'ın Nef Stadı'ndaki taraftara açık antrenmanından fotoğraflar

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı