• $7,4116
  • €9,0241
  • 440.185
  • 1532.28
15 Mayıs 2011 Pazar

İşçi çıkarmanın da usulü var

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

Üretmeden tüketme eğiliminin giderek arttığı ortamlarda, ortaya çıkan hizmet sektörüne yönelik iş olanakları, potansiyel işgücünü istihdam etmekten uzak kalıyor. İşsizlik, birçok ülkede olduğu gibi ekonomimiz açısından da önemli bir sorun durumunda. Resmi verilere göre işsizliğin ciddi boyutlara ulaştığı bir ortamda, doğal olarak iş güvencesi de ciddi bir sorun.
Çağdaş, demokratik hukuk devletlerinde hukukun amaçlarından birisisi de 'güçsüzün korunmasıdır'. İşçi işveren ilişkisinde güçsüz olan işçidir. Bu nedenle, hukuk sistemimizde işçinin keyfi olarak işten çıkarılmasını önleyen kurallar bulunuyor. Yani, işveren işçiyi keyfi olarak işten çıkaramaz.
İşverenin, işçi çıkarırken iki konuya dikkat etmesi gerekiyor. Bunlardan biri 'geçerli neden' diğeri ise 'haklı neden'dir. Geçerli nedenlerin içerisine işçiden kaynaklanan, işyerinden ve işyeri dışından kaynaklanan sebepler girmektedir. Haklı nedenler ise sağlık ve zorlayıcı nedenler ile ahlak ve iyiniyet kurallarına uymama gibi hallerdir.

İŞÇİNİN YETERSİZLİĞİ
İş akdinin geçerli olarak feshedilmesi nedenlerinden ilki, işçinin yetersizliğinden kaynaklanabilir. Bunlardan bazılarını şu şekilde özetleyebiliriz:
- Benzer işi görenlerden daha az verimli çalışma
- Beklenenden daha düşük performansa sahip olma, işe yoğunlaşmanın azalması
- İşe yatkın olmama
- Öğrenme ve kendini yetiştirme yetersizliği
- İşini gerektiği şekilde yapmasını devamlı olarak etkileyen hastalık

İŞÇİNİN DAVRANIŞLARI
İş Kanunu'nda belirtilen derhal fesih için öngörülen sebepler niteliğinde olmamakla birlikte, işçinin iş sözleşmesine aykırı davranışları bulunabilir. Bunlardan bazılarını şu şekilde özetleyebiliriz:
- İşverene zarar vermek ya da zararın tekrarı tedirginliğini yaratmak
- İşyerinde rahatsızlık yaratacak şekilde çalışma arkadaşlarından borç para istemek
- Çalışma arkadaşlarını işverene karşı kışkırtmak
- Uyarılara rağmen işini eksik, kötü veya yetersiz olarak yerine getirmek
- İşin akışını durduracak şekilde uzun telefon görüşmeleri yapmak
- Sık sık işe geç gelmek
- Amirleri veya iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek

İŞYERİNDEN KAYNAKLANAN SEBEPLER
Geçerli sebeplerle fesih işlemine yol açabilecek durumlardan birisi de işyerinin koşullarından kaynaklanabilir. Bunlara örnek olarak; sürüm ve satış olanaklarının azalması, enerji sıkıntısı, ekonomik kriz, dış pazar kaybı, hammadde sıkıntısı, yeni çalışma yöntemleri uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknoloji uygulanması gibi sebepler gösterilebilir.
Burada üzerinde durulması gereken temel husus, 'feshin son çare olması' kuralıdır. Yani, işveren başka çaresi kalmadığı için feshe başvurmalıdır.
Dikkat edildiğinde, geçerli fesih için sayılan nedenler, yapı olarak yoruma elverişli durumda. Dolayısıyla, konunun tam olarak kavranabilmesi için, açıklamalara ve yargı kararlarına da bakılması gerekiyor. Ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler için, Baş İş Müfettişi Arif Temir'in Yaklaşım Yayınları'ndan (www.yaklasim.com) çıkan 2011 basımı 'İşçinin Geçerli ve Haklı Nedenlerle (Tazminatlı ve Tazminatsız) İşten Çıkarılması' adlı kitabı önemli bir kaynak niteliğinde.

İki ayrı emeklilik söz konusu değil
BİLİNDİĞİ gibi 01.03.2011 tarihinden itibaren bir kişi aynı anda hem 4/a (SSK) hem de 4/b (Bağ-Kur) kapsamında pirim ödeyebiliyor. Bu durum emekli maaşının yükselmesini sağlıyor. Asgari ücret üzerinden her iki statüde pirim ödeyen ile sadece 4/a kapsamında asgari ücretin iki katı (1.593 TL) üzerinden pirim ödeyenlerin emekli maaşı yönünden bir fark olur mu? Son açıklamalarda sanki sigortalılığın teklik ilkesi aşılmış, her iki statüden de emekli olma durumu getirilmiş gibi de yorumlanmaktadır. Bu konuda açıklamanızı bekler saygılarımı sunarım. Yaşar Gönenç
Sizin de belirttiğiniz gibi, sosyal güvenlikte teklik ilkesi geçerli. Yine sizin de belirttiğiniz gibi son yapılan yorumlar, hem 4/a (SSK) hem de 4/b (Bağ-Kur) statüsünde prim ödeyenler sanki iki ayrı iki emekli maaşı alabilecekmiş yanlış anlamalarına yol açtı. Oysa böyle bir şey söz konusu değil. Vergi mükellefi veya şirket ortağı olup 4/a kapsamında çalışmaya başlayanlar, 4/a statüsünde sigortalı sayılacaklar. Bu kişiler aynı zamanda 4/b statüsünde de prim ödeyebilecekler ve üzerinden prim ödedikleri bu prime esas kazanç tutarları da emekli aylığı hesaplamasında dikkate alınacak. Verdiğiniz örnekte olduğu gibi, 4/a ve 4/b kapsamında ayrı ayrı asgari ücret üzerinden prim ödeyen ile 4/a kapsamında asgari ücretin iki katı üzerinden prim ödeyenin emekli aylığı hesaplamasında dikkate alınacak prime esas kazanç tutarı aynı olacak.

BİR ÖNERİ - Vergi tebligatında aklın yolu
ADRES kayıt sisteminden etkin bir şekilde yararlanmak amacıyla 19 Ocak 2011 tarihinden geçerli olmak üzere Tebligat Kanunu'nda bazı değişiklikler yapıldı. Buna göre; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilecek ve tebligat buraya yapılacak. Vergi Usul Kanunu (VUK) tebligat konusunda ayrıntılı özel düzenlemeler içeriyor. Yani, VUK'ta Tebligat Kanunu'nda yapılan bu değişikliklere paralel düzenlemeler yapıldığı takdirde, gerçek kişiler için ilanen tebligata gerek kalmayacak. Tüzel kişiler için ise kanuni temsilcilerin adres kayıt sistemlerindeki adreslerine tebligat yapılacağına ilişkin bir hükümle sorun çözüme kavuşturulabilir. Bu yolla, devletin gereksiz yere ilan masrafına girmesinin önüne geçilmiş olur.

GÜNÜN SÖZÜ
'Bilgi para gibidir; elde ettikçe daha çok istersiniz.' Josh Billings

<p>Amerika Birleşik Devletlerinde 46. Başkan Demokrat Lider Joe Biden oldu. </p><p>ABD'de yeni

ABD'de yeni dönem başladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Gaziantep'te tır kazası! Yol trafiğe kapandı

İHA fabrikası Ankara'da üretime başladı