• $7,4771
  • €9,0821
  • 442.198
  • 1565.01
01 Mayıs 2011 Pazar

Ekonomide çılgınlık

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

Aylardır merakla beklenen 'çılgın proje'nin açıklanmasının ardından gündemdeki diğer konular, arka plana itiliverdi. Kamuoyuna 'yeni' olarak sunulan projenin daha önce Ecevit tarafından dile getirildiğinin ispatlanması, yeni bir polemik unsuru olmaya aday. Konunun bir süre daha gündemi meşgul edeceği kesin. Bu noktada konunun değerlendirmesini uzmanlara bırakmayı tercih ediyoruz.
Bu arada, yapay gündem meraklılarının endişelenmesine gerek olmadığını belirtmeden geçemeyeceğiz. Kılıçdaroğlu'nun yarım kalan 'aaan' sözü tekrar ısıtılabilir nitelikte. Bu da olmazsa MHP'lilere ait olduğu belirtilen kaset ve ses kaydı konusu kaşınabilir. Ayrıca, 'günü geldiğinde' kullanılmak üzere yedekte bolca malzemenin bekleme olasılığı da hayli yüksek.

EKONOMİNİN DURUMU
Bir söz vardır, bilirsiniz; 'kimse yoğurdum kara demez'. Özeleştiri kültürünün benimsenmediği yapılar için kullanılan bu söz, ekonomi konusunda yapılan açıklamalar için de geçerli. İktidar partisine mensup olanlar; ekonominin adeta kanatlandığını, yakın gelecekte süper güç olacağımızı söylüyorlar. Bu görüşlerin dayanağı olarak da resmi nitelikteki bazı rakamlardan yararlanılıyor.
Muhalefet ise bu görüşlerin tam tersi yönünde açıklamalar yapıyor. Muhalefet de, resmi verileri kullanarak artan yoksulluk ve buna bağlı olarak ortaya çıkan diğer toplumsal gelişmelere dikkat çekiyor.
Dolayısıyla her iki tarafın da kullandığı verilerin nasıl yorumlanması gerektiği önemli. Ekonomiye dair verilerin anlamı konusunda İngiliz devlet adamı Benjamin Disraeli'nin ünlü sözünü anımsamakta yarar var: 'Üç türlü yalan vardır; basit yalan, kuyruklu yalan ve istatistik.'

DIŞARIDAN NASIL GÖRÜNÜYOR?
Ekonomimiz konusundaki dış kaynaklı bir değerlendirme, hızla değişen gündem maddeleri arasında kaybolup gitti. Bazı yayın organlarında kısmen yer verilen değerlendirme, geçtiğimiz günlerde Landon Thomas Jr. imzasıyla New York Times'ta yayınlandı. Yazar; borsacıların lüks otomobil almak için 4 ay sıra beklediğini, bir gayrimenkul şirketinin rekor bir işlemle 100 dönümlük bir arazi için 800 milyon dolar ödediğini belirtikten sonra 'olağan şüpheli' olarak nitelediği bankalara yönelik değerlendirmelerde bulunuyor.
Bankaların para satma yarışında kullandıkları yöntemlere değinen yazar, bu tavrı 'saldırgan' olarak nitelendiriyor. Türkiye'de kredi almanın kolaylığına dikkat çekilen yazıda, bu durumun tüketim alışkanlıkları üzerinde ortaya çıkarabileceği olası tehlikeye değiniliyor.

EKONOMİ ŞİŞTİ Mİ?
Landon Thomas Jr'ın makalesinde para politikasında faizlerin yükseltilmesi yönündeki çabalara karşın tüketicilerin borç almaya devam ettikleri belirtilerek, tüketiciler için 'açgözlü' ifadesi kullanılıyor. Yazara göre bunun temel nedeni, krediye ulaşmanın inanılmaz derecede kolay olması.
Yazıda, Türkiye ekonomisinde son yıllarda diğer gelişmekte olan ülkelerden çok daha fazla gelgitler yaşandığına dikkat çekiliyor ve yüksek büyüme rakamlarının krizlerle son bulduğuna vurgu yapılıyor. Yazar değerlendirmesinde; ekonominin şiştiğini ve 'şişen ekonominin' düşüşe geçebileceği görüşüne yer veriyor.
Ekonominin hangi yönde seyir göstereceğine dair kehanet bulunmak zor. Ancak, yazarın tüketim alışkanlıklarımıza ilişkin tespitlerine katılmamak mümkün değil. Gerçekten, geçmişte tüketim alışkanlıklarını belirleyen; yerli malı kullanma, tasarrufta bulunma, israftan kaçınma gibi 'değerlerin' yerle yeksan olması, üretmeden tüketen bir yapı ortaya çıkardı. Bunun doğal sonucu ise günün birinde duvara toslamak...

Torba'da beklenen uzatma
KAMUOYUNDA 'Torba Yasa' olarak bilinen 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılacak başvurulara ilişkin sürelerin büyük bir kısmı yarın sona eriyordu. Dünkü Resmi Gazete'de yayınlanan 2011/1713 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile başvuru ve ödeme süreleri bir ay uzatıldı. Ancak bu uzatma, bazı ödemeleri kapsamıyor. Konuyu tüm yönleriyle 3 Mayıs 2011 Salı günkü yazımızda ele alacağız.

Kıdem tazminatı hesabına esas alınacak ücret
YAKLAŞIK olarak 3,5 yıldır çalışmakta olduğum işyerinden istifa etmeyi düşünüyorum. SGK'dan kıdem tazminatı ile ilgili yazıyı (15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim günü) aldım. Kıdem tazminatım, kıdem tazminatı tavanından mı yoksa benim şu anda almakta oluğum brüt ücret, yıllık prim ve diğer ödemeler hesaba katılarak mı hesaplanacak? İsmi saklı
Kıdem tazminatınızın hesaplanmasında brüt ücretiniz ile devamlılık arz edecek şekilde sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün menfaatler esas alınır.
Devamlı olarak ödenen ikramiyeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmakla birlikte, primler devamlılık arz eden ödemeler olmadığı için kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaz. Bu şeklide hesaplanan bir yıllık kıdem tazminatı tutarının tavanı aşan kısmı (şu an için 2.623,23 TL) ödenmez. Kıdem tazminatı üzerinden sadece binde 6,6 oranında damga vergisi kesintisi yapılır.

GÜNÜN SÖZÜ
'Her insan mutlu olamaz. Çünkü gereğinden fazla özler dünü, hak ettiğinden fazla düşünür yarını ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü.Tolstoy¡

KUTLAMA
Çalışan ve üretenlerin '1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutlarız.

<p>Trump Destekçileri Kongre Binası’nı bastı hayatını  kaybedenler ve gözaltına alınanlar oldu

ABD'de devir teslim töreni nasıl olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

256 yaşında ölen adamın sırrı ne?

Zehir tacirlerine şafak baskını! 6 İlde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi