• $32,2108
  • €35,0171
  • 2511.34
  • 10895.3
13 Mayıs 2023 Cumartesi

Çinli Kız Türkiye'ye gelir mi?

Bağımsız sinema akımının (Yeni Dalga) önde gelen temsilcilerinden Fransız yönetmen Jean-Luc Godard, 1967 yapımı Çinli Kız filminde 5 kişilik bir grup komünist gencin hikâyesi üzerinden dönemin siyasal atmosferini anlatıyor.

Büyük kısmı bir apartman dairesinin içinde geçen filmde, o gençlerin teorik tartışmalarını izliyoruz.

Burjuva ailelerin çocukları olduğunu kıyafetlerinden anladığımız gençler Mao'nun Kültür Devrimi'nin büyük etkisi altında.

'Kızıl Kitap'tan pasajlar okunarak devrim için eğitim yapılan Çinli Kız'da, Godard çok iyi bir politik kara mizah yapıyor.

Filmde bir Çinli kız yok. "La Chinoise" Çinli kıza öykünmeyi ifade ediyor.

O öykünmeyi eleştiren Godard, yaşanan yabancılaşmayı da bir o kadar iyi yansıtıyor.

Çinli Kız sadece 68 olaylarına giden süreci işaret eden bir film değil, aynı zamanda sürecin bir parçası.

SSCB Komünist Partisi'ne tepkiler ve Althusser'in Marksizm eleştirilerine göndermeler de 68'deki kitle hareketlerinin karakterini vurgulaması bakımından dikkat çekici.

Çünkü, 68'e gelindiğinde klasik Marksist-Leninist teoriye eleştirel yaklaşımlar ve karşı-kültür akımları hâkim olmaya başlamıştı.

68 Mayıs'ı içinden çıktığı kültür-hayat evrenine ve egemen sisteme bir itirazı temsil ediyordu.

Karşı kültür hareketleriyle birlikte özellikle ABD'de Hippilik viral oldu.

Aynı dönemde "Üçüncü Dünya" diye tanımlanan ülkelerin bazılarında da bir takım siyasi hareketlilikler yaşanıyordu.

Ancak, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bu ülkelerdeki siyasi hareketlilik ile Batıdaki kitle-gençlik hareketlerinin arasında büyük bir fark vardı.

Batıda karşı kültür hareketleri ve eleştirel yaklaşımlar yayılırken Türkiye'de klasik Marksist-Leninist yaklaşım hüküm sürüyordu.

Türkiye'de sol, üretim/mülkiyet ilişkilerine indirgenmiş azgelişmişlik sorunlarını ve emperyalizmi merkeze oturturken Batıda determinist bakışı aşmayı hedefleyen, burjuva devletine başkaldıran ve tüketim toplumunu kabul etmeyen bir arayış söz konusuydu.

Daha sonra sendroma dönüşen bu geç kalmışlık günümüzde hala devam ediyor.

Soğuk Savaş'ın bitmesiyle ortaya çıkan tarihin ve ideolojilerin sonu tezlerinin ardından kimlik tartışmaları yeniden belirginleşip depolitizasyon sorgulamaları yapılırken Türkiye'de özellikle son 10 yılda bazı siyasi amaçlar uğruna, çok da gerçekliği yokken, apolitiklik methiyeleri düzülüyor.

68'deki itirazın önerisi neydi? Ne kadar başarılı oldu? Bu tartışmaya açık ama yaşanan toplumsal ve siyasi olaylar Batıda yüzyıllar öncesinden gelen ve nedensellik ilkesiyle okunabilecek bir tarihsel sürecin parçasıydı.

Türkiye'de ise ithal bir sorunun ithal bir çözümü aranıyordu.

Godard, 68'in içinden çıktığı evrene yaptığı ithal itirazın parodisini yaptı.

Bizim de esaslı bir eleştiriye ihtiyacımız yok mu?

"Çinli Kız Türkiye'ye gelir mi?" gerçekte Türkiye'ye hiçbir şey getirme arzusunu taşımıyor.

Ama Godard'a imrenmemek mümkün mü?

<p>Kızılırmak nehri kenarında motoruyla gezen Cengizhan Örs, bitkin halde nesli tükenmek üzere olan

Yavru baykuş koruma altına alındı

Donmuş tavuk çözenler dikkat! Eğer sıcak suda bekletilirse…

Kayseri'de kamyonetler çarpıştı! 1 kişi yaşamını yitirdi, 4 kişi de yaralandı

''Türkiye'de Yılın Otomobili'' yarışmasının test sürüşleri gerçekleştirildi