• $8,2913
  • €10,1179
  • 489.083
  • 1444.87
06 Eylül 2016 Salı

Suriye’de olmalarının nedeni Suriye değil, Türkiye…

PKK sorununun, Kürt vatandaşların hak/hukuk ve kültürel talepleri ile alakasının olmadığı, ama Suriye ile doğrudan bağlantılı bir “iç” mesele olduğunu çokça tekrarlamıştım.

PKK’nın Kürt/Kürtçe inkarının yarattığı bir atmosferin sonucu olarak ortaya çıktığı, sonradan şiddet üretme potansiyeli ile dış güçlerin maşası olduğu, Suriye’de bir devlet kurma olasılığı belirince de “Türkiye’deki barışı, Suriye’deki savaşa değiştiği” tezi bile eski artık.

PKK, en başından beri Türkiye’yikontrol ve dizayn etme mekaniğininbir dişlisiydi.

Hatta PKK’nın devlet kurmayı hedefleyen “bir orijinalliğe” sahip olduğunu dahi düşünmüyorum. Şu an tabii ki Suriye’de yapılmaya çalışılan şey budur; ancak PKK’nın varlığının amacı, PKK’nın karar verebileceği bir şey değildir. Meselenin sınırı, PKK’ya bir devlet hediye etmek olmaz.

Lakin Türkiye’nin güneyini kapatmak, Güneydoğu’yu koparmak, yani bu yolla Türkiye’yi dizayn etmek bağlamında sentetik bir devlet kurmak işlevsel olduğunda, PKK bu rolü üstlenir.

Nihai amaç Türkiye ve hinterlandının dizayn edilmesidir.

Zaten bu amaç için yaşatılmış ve semirtilmiştir. Tıpkı FETÖ ve diğer örgütler gibi.

PKK’nın gerçek işlevi, bir etnik kesimin geçmişteki sorunları ile kamufle edilmiştir. Bu yolla kısmen toplumsallaşmış, acılı bir hafızanın üzerinde güçlenmiştir. PKK gerçek rolünü Kürt sorununun içine gömmüş, orada gizlemiştir. Daha doğrusu onu yöneten üst akıl böyle bir taktik uygulamıştır.

Bu sorunu, bu boyuta gelmeden mesela rahmetli Özal’a, Erbakan’a çözdürmemiş olmaları, zamanı geldiğinde (bugünlerde) uygulayacakları harita değişikliklerinde bir manivela olarak kullanmak istemelerindendi.

Bu nedenle PKK sorununu hâlâ Kürt sorunu olarak okumayı, bitiştirmeyi, hele hele bunu Kolombiya’nın FARC sorunu/çözümü ile bir tutmayı anlayabilmek mümkün değil.

FARC çözümün mimarına darbe yapmayı denemedi, sürecin garantisi olan aktöre sorunun müsebbipleri ile bir olup saldırmadı. FARC, PKK gibi “sosyalistim, ezilen halkların koruyucusuyum, emparyalizmin düşmanıyım” derken, hegemonlara sivillerin kanını pazarlayıp, onlarla Kolombiya’nın bir içsavaşa sürüklenmesi adına düşüp kalkmadı.

PKK organik bir örgüt olsaydı, FARC gibi doğal, eşyanın tabiatı ve hayatın akışına uygun yolu seçecek, Çözüm Süreci gibi tarihi bir fırsatı kaçırmayacaktı.

Tabii, FARC ve IRA, uzun süren süreçte çokça gitti geldi, şiddete dönüş temayülü gösterdi, muhatapları süreci askıya aldı vs. Ama bu örnekler, mesela PKK’nın 6-7 Ekim ve 22 Temmuz ihanetleri ile bir tutulamaz. Bu ihanetlerin Kürt sorunu veya Çözüm Süreci’nin iç dinamikleri ile hiçbir ilgisi yoktu. İşlevi, Türkiye’nin dizayn edilmesiydi. Sonuçta ortaya bir PKK devleti çıkardı veya çıkmazdı. Kalıcı olurdu veya olmazdı. Ama olacak olan, yüz yıl önce ortaya çıkan Suriye ve Irak’ın yüzyıl sonraki, yani bugünkü halinden başka bir hal olmazdı.

Hasılı, PKK’nın ve türlü uzantılarının ürettiği şiddet, kaos bile yerli değil. Kürtlerle, onlara hayatı zehir etme dışında hiçbir ilgisi yok.

Dünyada liderlik kurmak isteyenler için Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar, bu üç bölgede hakimiyet kurmak için ise Türkiye kilittaşı bir ülke.

Bu nedenle herkes Suriye’de… Suriye’de olmalarının nedeni ise Suriye değil, Türkiye…

<p>İşgalci İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik müdahalesi devam ederken,

Kudüs'te tepki çeken görüntü! Mescid-i Aksa'dan alevler yükselirken Yahudiler Kudüs Günü'nü kutladı

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı