• $8,2457
  • €10,051
  • 485.209
  • 1441.33
03 Eylül 2016 Cumartesi

Yine en hızlı Erdoğan uyum sağladı

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu’nun, “Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi”nde gerçekleşen adli yıl açılışına katılmaması polemik konusu oldu. Diğer yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım ve MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin açılış öncesi vermiş oldukları samimi kareler vatandaşı çok memnun etti. Bu karede Kılıçdaroğlu’nun da olması arzulandı ama bu gerçekleşmedi. Kılıçdaroğlu ve Feyzioğlu’na yönelik 15 Temmuz ruhunu zedeledikleri yönünde halkın ciddi tepkisi gelişti. Çoğunluk, 15 Temmuz gibi bir felaketin bir daha yaşanmaması için siyasetin yerli/milli bir çizgide ortaklaşmaya gitmelerini bekliyor.

Üstelik Kılıçdaroğlu açılışı “Tam bir yüz karası” şeklinde değerlendirerek Cumhurbaşkanı’nı tahrik etmek istedi. Aynı tahriki CHP Genel Başkan Yardımcısı Böke “Bahçeli, isterse kendi parti kongresini, sarayın bahçesinde yapabilir" diyerek Bahçeli üzerinde tekrarladı.

Ben Kılıçdaroğlu ve Feyzioğlu’nun 15 Temmuz’da halkın canını vererek koruduğu millete ait bir mekâna gitmemenin yanlış olduğunu pekâlâ bildiklerini düşünüyorum. Bombaya hedef olan bir kadın vatandaşımızın kafası o konferans salonunun çatısında bulunmuştu çünkü. Bunun cezasını millet kesecek.

Uzun süre yanlış bir pozisyona bu kadar gözü dönmüşçesine abanmışsanız, zihniyetinizi halkın büyük bir kesiminin karşısına yerleştirmiş, siyasette Erdoğan’a saldırmak dışında bir pratik geliştirememişseniz, bir gün “aydınlansanız” dahi, yıllardır depresyona soktuğunuz, kışkırttığınız, militan vekillerle/üyelerle doldurduğunuz kurumlarınız sizi milletin evine gitmekten alıkoyabilir. Olmuş olan da budur.

FETÖ mamulü “Kaçak Saray” ve “Diktatör” dışında akılda kalan hiçbir sözü olmayan bir dekadanstan mustarip CHP. Keskin hatlarla çizdikleri sınırlar bugün onları boğuyor. Çünkü o hattın kendilerine iktidar olarak döneceğini umdular. Ama yaptıkları türlü ittifaklar Türkiye’yi bir yok oluşun kıyısına getirdi.

Peki, 15 Temmuz ruhu bitti mi?

Ne münasebet!

Milletimiz eski sistemi, dili, ülkesine yabancılaşmayı ve kadroculuğu 15 Temmuz sabahı tasfiye etti. Dünya siyasi tarihinde ender görülen bir meşruiyete sahip Cumhurbaşkanı bile “15 Temmuz darbe girişimi sonrası kendisi dâhil olmak üzere hiç kimsenin eskisi gibi davranamayacağını” ifade ediyor.

Nitekim, Erdoğan tuzağa düşmedi ve Kılıçdaroğlu’na aynı üslupla cevap vermedi. Çok nazik bir dille ifadeleri çirkin buldu ve sahibine yakıştıramadı.

Asıl ilginç olan ise, yerli ve milli medya bile bu cevabı “Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na çok sert yanıt” diye duyurdu. Medyanın iştahlı şekilde bilindik klişelere sarıldığını görmek üzücüydü. Üstelik bu Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nu üslup açısından eşitlemek anlamına geliyordu. Oysa aradaki dağlar kadar fark, Yeni Türkiye’nin mayasını ima ediyordu.

CHP ve diğerleri bu devrime adapte olur veya olmazlar. Doğru yaptıklarında destekler, yanlışlarını eleştiririz. Bu aziz millet, siyaseti ve devleti nasıl görmek istiyorsa siyaset ve devlet öyle olacak. Bu değişimden kimse kaçamayacak.

Her zaman olduğu gibi bu duruma en hızlı Erdoğan adapte oldu. Çünkü 15 Temmuz’da dediği gibi “Hayatı boyunca milletten başka irade tanımış değil.”

Hasılı, Kılıçdaroğlu ve Böke gibilerinin tahrik ve tacizlerine kapılmamak çok önemli. Kendilerinden aynı üslubu beklemek yerine, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bahçeli’ye yardımcı olmak ve üslubu bozanları yalnızlaştırmak gerek. Ne diyordu Erdoğan; “Beyler, ülke yönetiyoruz ülke!”

<p>Avrupa sevdalısı aydınların asıl derdi ne? Neden bir  Avrupalı'dan daha 'Avrupa'cılar'? Avrupa öz

Avrupa'yı bize ışıltılı tablolar gibi çizenler kimler?

Demirspor, Süper Lig'e çıktı; Adanalılar çıldırdı!

Filistinli gençler, İsrail'in saldırılarını balonlarla protesto etti

Hobi diye başladı! Şimdi tanesini 2 bin liradan satıyor