• $8,4732
  • €10,2678
  • 499.153
  • 1441.33
26 Ocak 2019 Cumartesi

Mesele Venezuela değil, anlamadın mı?

Venezeula’da yaşan darbeler süreci malum. ABD ve AB başta olmak üzere “demokratik” olmakla övünen ülkeler son seçimleri tanımayarak devlet başkanı olarak meclis başkanını tanıdıklarını ilan ettiler. Maduro’yu destekleyen halk ve ordunun başkanın yanında durması ile darbe püskürtülmüş gözüküyor. Tabii müdahaleler devam edecek ve bu noktada belirleyici olan Venezuela halkının tavrı, Maduro’nun duruşu ve şüphesiz dünyanın alacağı pozisyon olacak.

Söz konusu ister Mısır, ister Venezuela, ister başka bir ülke olsun, iki tür anlayışın kapışması yaşanıyor esasında. Demokrasi 4.0 ile sömürgecilik 4.0 arasındaki mücadele bu.

Ve sanıldığının aksine, mesele kişisel veya siyasi değil, ilkesel. Tıpkı Mursi gibi, Chavez veya Maduro’nun şahısları veya politik meşreplerini kollamak, sempati duymaktan ziyade, seçilmiş olana, yani o ülkenin zuhur etmiş milli iradesine bir dış müdahalenin kabul edilemeyeceği ilkesi bu.

Zor zamanlarda insanları hata yapmaktan koruyacak olan da konjonktürel veya faydacı değil, ilkelere göre pozisyon almak ve harekete geçmektir. Venezuela’da mesele ülkeyi kimin yönettiği değil, 300 milyar varillik dünyanın en zengin petrol rezervlerinin kimin kontrolünde olacağıdır. Chavez bu noktada ciddi bir devrim yapmış ve bu şirketleri devletleştirmiş veya ülkeden kovmuştu. Maduro da bu kritik tercihi sürdürdü.

Devletler ya doğal zenginlikleri ya da jeopolitik değerleri yüzünden saldırıya uğruyorlar. Bu saldırı, o ülkelerde bağımsız politika izleyen yönetimler ortaya çıktığında hemen başlıyor.

Önce iç siyasette muhalifler destekleniyor, medya ve algı operasyonları devreye giriyor, ekonomik saldırılar buna eşlik ediyor. Bu şekilde nefessiz kalan o yönetim yıkılıp yerine kukla yönetimler geçiriliyor. Bu da başarılı olmazsa, darbeler ve hatta işgaller devreye giriyor.

Durum bu kadar alenileşmişken, “Ama Maduro da şu hatayı yaptı demek” veya “Ne yapalım dünyanın düzeni bu” diyerek reel politikayı kutsamaya, politik doğruculuğun zirvelerinde gezinmeye gerek yok.

Mısır ve Brezilya’da olanlar ortada. Venezuela’da darbe gerçekleşirse orada nelerin olacağı da...

Bu açık bir kolonyal saldırıdır ve ilkesel olarak herkesin burada demokrasiden yana çıkması gerekir.

Demokrasi de öyle muğlak, karmaşık ve kutsal bir kavram değildir. Bir ülkenin kaderine o ülkenin halkı karar vermelidir ve bu karar seçimlerle zuhur eder.

Bu temel kurala Trump ABD’de seçilirken saygı duyup, söz konusu Venezuela olduğunda burun kıvırmanın ilkesellikle alakası yoktur, alaka tamamen sömürgeci/faydacı zihniyetle ilgilidir.

Şu andaki cari dünya düzeni her bakımdan limitlerine ulaşmış gözüküyor. Faydacılık lider ülkeleri esir almış ve değerlerden bahseden kimse yok.

Gezi’ye ellerinde tuzlukla koşturan Zizekler, Bodiou’lar neredeler?

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

Bakan Varank, Ankara Şehir Hastanesi Klinik Araştırmalar Merkezi'ni ziyaret etti

Tüm bildiklerinizi unutun! Seyahat ve deniz yolculuklarını kökten değiştirecek

Filistinli aileler, işgalci İsrail saldırılarından korunmak için okullara sığındı