• $8,2764
  • €10,0202
  • 482.7
  • 1427.73
17 Ocak 2019 Perşembe

Hepimizin devleti Türkiye Cumhuriyeti…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salı günkü grup toplantısında Kürt vatandaşlarımıza seslenirken şu önemli cümleleri kullanıyordu:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu ülkede yaşayan herkesin, Türk’ü ile Kürt’ü ile Arap’ı ile tüm kardeşlerimizin devletidir. Hangi inanç grubundan olursa olsun hepsinin devletidir. Biz ülkemizde asla bu tür ayrımcılıklara müsaade etmedik, bundan sonra da etmeyiz. Kürt kardeşlerimize sesleniyorum: Bu oyuna gelmeyin. PKK’nın desteğindeki terörden beslenen siyasi partilere, onların yandaşlarına oylarınızı vererek zayi etmeyin. Türkiye, Kürt kardeşlerimizin de devletidir.”

Bu sözler şüphesiz zaten AK Parti dönemlerinde kökleşen çoğulcu/demokratik devlet bakışını ifade ediyor. Ancak, vurgunun “devlet” noktasında yapılmasının çok önemli ve manidar olduğunu düşünüyorum.

Çünkü her şey gözümüzün önünde oldu. DEAŞ manivelası ve Kobani olayları üzerinden ağır bir Kürtçülük propagandası yapıldı. İnsanların ülkeleri ile bağları koparılmak, hendek süreçlerine dahil edilmek istendi. PKK’nın emperyal güçler ile yaptığı kirli anlaşmalar (Türkiye’deki bir savaş karşılığında Suriye’de bir devlet) bu şekilde kotarılmak durumundaydı.

Bu yüzden de Erdoğan’ın ve Türkiye’nin şeytanlaştırılması gerekiyordu. Çözüm Süreci’nden de bu yüzden nefret edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD politikalarının ikiyüzlülüğünü anlatmaya çalıştığı konuşmayı (tıpkı ırkçılığın kötülüğünü anlatmaya çalıştığı “Afedersiniz Ermeni” konuşmasına yaptıkları gibi) kesip biçerek “Kobani düştü düşüyor” sözünden Kürt düşmanlığı çıkarmak istediler.

Oysa Kobani’nin kurtarılması noktasında ülke topraklarını ağır silahlı Peşmerge’ye açan Türkiye, konuyla ilgili tezkereye hayır oyunu veren ise HDP/CHP idi. Kobani’den sınıra dayanan Kürtleri bir gün gibi kısa bir sürede kabul eden, yaralıları hastanelerinde tedavi ve hâlâ ülkede konuk eden de Türkiye devletiydi. Bu insanlar YPG yönetimindeki Kobani’ye gitmiyor, Türkiye’de kalmaya devam ediyorlardı.

O yüzden kimse hikâye anlatmasın. Aklı tütsülenmemiş, etnik asabiye veya ideolojik nefretle olaya bakmayan herkes bu gerçekleri çok iyi biliyor. Kürt vatandaşlarımız örgütün hiçbir yalanına veya provokasyonuna gelmedi. Türkiye’de ne Türk, ne de Kürt sosyolojisinde karşılıklı herhangi bir düşmanlık gelişti.

Türkiye bu manada bu ülkede ve sınırların ötesinde yaşayan tüm milletlerin güvencesidir. Emperyal güçlerin
“kullan at” mantığına kurban gitmenin tek panzehiri tek ve ortak devletimiz, ülkemiz, vatanımız olan Türkiye’dir.

PKK, YPG ve HDP bu emperyal oyunun bir parçası oldular. Kaybettiler. Türkiye ve onun aziz, fedakar tüm halkları olmuştur.

Başka bir devlet aramaya gerek yoktur. Bu emperyallerin uzattığı zehirli havuçtan başka bir şey değildir. Türkiye hepimizin devletidir, hepimiz de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız.

<p>Gündemdeki gelişmeleri Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, AKŞAM TV'ye değerlen

Biden dış politikası... NATO'dan hangi sonuçlar çıkar?

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı