• $8,6223
  • €10,1206
  • 493.078
  • 1385.61
14 Temmuz 2021 Çarşamba

Erdoğan, gençliğe yeni ufuklar açtı

Gençliği nasıl kullanmak istediklerini kilise kapısı üzerinde kendinden geçmiş bir şekilde tepinen görüntüler ele veriyor. Gençliğin yapıcı gücüne değil, yıkıcı gücüne ihtiyaçları var.

Aklı başında genç bir kitleyle sokakları ateşe veremezler; Gezi'de olduğu gibi ülkeyi yakıp yıkamazlar. Gürültü patırtı çıkaracak enerji gençlerde var. Sağı solu korkutacak, sindirecek güç gençlerde.

Muhalefetin gençleri etkileme gayretinin arkasında bu hesaplar yatıyor. Hem gençliğin siyasi gücüne ihtiyaçları var, hem de kaba gücüne. Bu yüzden gençleri hiç olmadıkları bir şekilde tarif edip etki altına almaya çalışıyorlar.

Gençleri bu kadar çok övmelerinin sebebi onları bir savaş topuzu gibi kullanmak istemelerinden kaynaklanıyor. Ahlaktan uzaklaşmalarını, toplumsal duyarlılıktan ve ait oldukları millet gerçeğinden kopmalarını teşvik ediyorlar. İnsani ve toplumsal değerlerden uzaklaştırdıkları gençliği ancak kullanabilirler.

Gençliği dört koldan kıskaç altına almış durumdalar. Okuldan başlayıp iş hayatında devam ediyor bu kuşatma. Oysa millete kıymet vermeyenin gençliğe değer vermesi mümkün değil. Gençlik güzellemelerinin arkasında aslında gençlerin enerjilerini sömürme, kullanma niyetleri yatıyor.

1970'ler Türkiye'sinde gençlerin illegal sol örgütler tarafından nasıl sömürüldüğünü gördük; gençler, sağ-sol çatışması adı altında ülkenin istikrarsızlaştırılması ve vesayet güçlerine alan açılması için kullanıldılar. Sol örgütlerin, FETÖ ve PKK'nın gençleri hedef kitle olarak seçmesinin sebebi buydu. Enerjilerini kullandılar, hayallerini, ideallerini sömürdüler. Bunun üzerinden millete karşı vesayet güçlerine alan açmaya çalıştılar. Darbelerin, terörün arkasında hep gençlerin kullanılması gerçeği yatar.

Dünyadan yalıtılmış, zayıf düşürülmüş bir devlete ve ülkeye operasyon çekmek kolay bir iştir. Ülkenin ufku neyse gençlerinki de odur. Çaresizdir, çıkış yolları yoktur. Ama idealleri, hevesleri ve daha da önemlisi enerjileri vardır. Yani istihbarat servisleri için istismara fazlasıyla açık bir kitledir.

Ne var ki, Türkiye o güçsüz, çaresiz, zayıf günleri geride bıraktı. Eski bitik devletin yerini artık bölgesel güç ve küresel aktör olan bir devlet aldı. Toplumun ve gençliğin de ufku değişti. Güçlü olmayan bir ülkenin gençliği de zaten güçlü olamaz. Ekonomisi, sanayisi, ticareti, sanatı, kültürü, sporu gelişen bir ülkenin gençliği de haliyle büyük işleri üstlenen ve başaran insana dönüşür. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğin önünde böylesine yeni ufuklar açtı. Bu gerçeği muhalefetin zehirli dili asla değiştiremez.

CHP ve HDP'nin gençliğe verdiği hayal, kazandırdığı ideal 70'lerin solcu terör örgütlerininkinden fazla değil. Hâlâ bu korkunç geriliği "Demokrat amca" numaralarıyla, "Çavbella" şarkılarıyla gençliğe "ilericilik", "yenilik" biçiminde enjekte etmeye çalışıyorlar; fakat bu kez başarılı olamayacaklar! Çok kalmadı, 2023'te bu acı gerçekle yine yüzleşecekler.

<p>Bu konuşma seçimden önceydi. Seçim startını Hacı Bayram Camii'nde kıldığı namazla vermiş, Eyipsül

Ekrem İmamoğlu döneminde içki satışı

Galatasaray Kayseri'de

Etna Yanardağı'ndaki hareketlilik korku yarattı

TEKNOFEST İstanbul'da Türk Yıldızları'ndan muhteşem gösteri