• $9,2646
  • €10,8209
  • 530.998
  • 1432.83
25 Kasım 2014 Salı

Eğitim alınmaz eğitim görülür

Eğer eğitim parayla alınıp satılan bir meta ise, Öğretmenler Günü neden kutlanıyor? Marangoz tahta işçisi, fırıncı ekmek işçisi ise, öğretmen de bu hesapla bilgi aktarma işçisi midir? Sisteme göre, işini yapan parasını alıyorsa ve bu da bir ticari hizmet olarak kabul ediliyorsa bu kutlamanın anlamı nedir?

Eğitim toplumsal işlevlerin en önemlisidir. Bugün bir toplum olarak bir arada yaşıyorsak, bu sadece bugün hayatta olan insanlarla aynı kaderi paylaşmak için değildir. Toplum olarak geçmişe ve geleceğe yönelik borçlarımız vardır. Toplumun devamı için geçmiş ve bugüne ait bilgi, kavrayış ve birikimlerin tümünü gelecek kuşaklara aktarmak zorundayız. Dolayısıyla eğitim kavramı çerçevesi beden, ruh, ahlak, zekâ gibi en geniş alanları kapsadığı için kutsaldır. Öğretim ise daha genel anlamdaki eğitimin bir parçası olarak bilgi ve beceri aktarma olarak anlaşılmalıdır. Geleneksel olarak aileye ait olan eğitim işlevi, günümüz şartlarında ev ortamlarında sistemli eğitimin sağlanamaması ve fırsat eşitliğine ulaşılamaması nedeniyle toplumun ortak ve kolektif sorumluluğundadır. Devletin birinci işi bu olmalıdır ve 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 26’ncı maddesi eğitimi bir hak olarak görür.
Türkiye’de TV kanallarına çıkıp kendilerini ‘şurada eğitim aldım, burada eğitim aldım’ diyerek tanıtanları hayretle izliyoruz. Eğitim görülür, alınmaz. Bir AVM’den ayakkabı alır gibi beğendiğimiz bir ‘eğitim’i satın alabilmeyi düşünmek bile korkunçtur. Öğretmenle öğrenci, hocayla talebe arasında maddiyatın ötesinde bir ilişki vardır. Örneğin hiçbir öğretmen Pitagor teoremini öğrettiken sonra ‘evladım şimdi Öklid’e geçeceğiz, bir yüzlük daha ver’ diyemez. Bu tarz ve üslubu benimseyenlerin eğitim kavramının kutsallığından habersiz oldukları ortadadır. Ama ne yazık ki yaşadığımız sistem, insanları bu gibi yanılgılara sürükleyecek tuzaklarla doludur. Son 30 yılda eğitimdeki sınav enflasyonu, yarışmacılık ve test sistemleri soru bankası adlı bir ucubeyi yaratmıştır. Tarih 2 bin, matematik 5 bin çözümlü soru bankasında ezberle öğretilmek isteniyor. Din ve Ahlak dersi için bile soru bankası var. Geldiğimiz yer eğitimde, ahlakta, kültürde ve bilimde her şeyin ticarileşmesi ve yozlaşmasıdır. Elbette ülkedeki yaygın ve parasız eğitime destek niteliğinde özel girişimlere ihtiyaç duyulabilir ama bu paralel bir sektöre asla dönüşmemeliydi.
Türkiye’de bu ahlaki çöküşün baş mimarı dershane ve soru bankaları üzerinden milyarlar kazanan ve üstelik bunu insanlara ‘hizmet’ şeklinde yutturmayı başaran yapıdır. Sözde altın nesiller yaratacağını vaat eden paralel şeytan sonuçta teneke nesiller ortaya çıkarmıştır. Paralel yapı, etrafında topladığı ve finanse ettiği aldatılmış liberallerin desteğiyle önce ulusal eğitimi tahrip etmiş daha sonra her konuya okyanus ötesinden müdahale edilen bir eğitim imparatorluğu kurmuştur. Topluma ve insanlara hizmetle hiçbir ilgisi olmayan bu imparatorluk, gerçekte toplumu ve insanları kendine hizmet ettirmektedir. Doğru dürüst bir tekzip metni bile yazmaktan acizken özel yetkili savcı olarak atananlar hukuk kavramını işte bu imparatorluğun soru bankasında öğrenmişlerdir. Tabii eğer tek bildikleri öğrenim yöntemi olan soru ezberlemeye bile üşenmemişlerse... Ne de olsa liderleri çıkacak soruları gece rüyasında görmek gibi yüce bir mertebeye erişmiştir!
Son 40 yıldır hemen her alanda saldırılarını şiddetlendiren neo liberalizm sadece eğitimi değil, sağlığı, havayı, suyu, insan ilişkilerini, akla gelen her şeyi ticarileştirmek peşindedir ama artık bu çıkmaz yolun sonuna gelinmiştir. Ülkemizde son yıllarda bütçeden eğitime ayrılan payın çoğalması ve özellikle paralel dershane rezaletine son verilmesi umutlarımızı artırıyor. Toplumun silkinip kendine gelerek yeniden insanlaşacağı, eğitimin ticari olmaktan çıkıp toplumsal bir işleve yeniden dönüşeceği bir ortamda, kutsal bir görevin uygulayıcısı olan öğretmenlik mesleğinin günü de gerçek anlamına kavuşacaktır. Kutlu olsun.

<p>Türkiye Cumhuriyeti hükümetini  illegal bir örgüt, bürokratlarını da mafya gibi göstermeye devam

Kemal Kılıçdaroğlu skandal açıklamalarını sürdürdü! “Evet, onları tehdit ediyorum!”

''Her an her yerde yeni bir salgın patlak verebilir'' Korkutan uyarı

Edirne'de yoğun sis etkili oluyor

Türk kahvesi hangi hastalıklara iyi gelir?