• $ 5,8981
  • € 6,5065
  • 281.627
  • 99027.8
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

İşte seçimin sonucu

Türkiye’nin yakın dönem siyasetini iyi bilirim. Fırtınalı yıllara da, kısa ya da uzun geçen istikrarlı dönemlere de şahitlik ettim. Çok da seçim takip ettim. Ancak, adeta tereyağından kıl çekercesine böylesine rahat alınan bir seçim kararı görmedim.

Göz açık kapayıncaya kadar bitti bu iş. Sandık 24 Haziran tarihinde milletin önüne konulacak. O yüzden artık sandıktan çıkacak sonuçlar üzerine kafa yormak lazım. Bence o da şimdiden belli. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan açısından, alınan seçim kararı kadar rahat geçecek.

Erdoğan banko…

Üstelik, Erdoğan’ın karşısına kim çıkarsa çıksın, kim kiminle ittifak yaparsa yapsın, hangi formül devreye sokulursa sokulsun, banko.

Bunu şimdiden söylemek için müneccim olmaya gerek yok. Birazcık siyaset bilen, Türkiye ve Dünya’daki gelişmeleri okuyabilen herkes aynı sonuca varabilir.

***

Erdoğan, test edilmiş bir aktör…

Son 15 yıllık istikrar dönemine imzasını attı. Ülkede büyük değişim ve dönüşümler gerçekleştirdi. Ekonominin geldiği durum, IMF’yi sırtımızdan atmamızın yanında sağlık, ulaştırma, turizm, savunma sanayii ve diğer sektörlerin durumu ortada.

Bir zamanlar Türkiye’de “Barajlar Kralı Demirel” vardı. Son yıllarda altına imza atılan yatırımlarla Demirel’in hayalleri bile geride kaldı.

1970’li yılların Karaoğlan’ı Ecevit için “halkçı” sloganları atılıyordu. Ama, O’nun döneminde bile Devlet Hastaneleri ile SSK hastaneleri birleştirilemedi. “İşçi babası” diye adlandırılan Ecevitli yıllarda, işçiler SSK hastanelerine mahkûmdu.

“Bağımsız Türkiye” sloganları atan sol, Türkiye’nin bugün uyguladığı bağımsız politikaları hayal dahi edemezdi.

Merhum Alparslan Türkeş, Başkanlık Sistemi’ni savunduğu için 1980 darbecileri tarafından idamla yargılandı. Ama, Türkiye 24 Haziran’dan sonra tam olarak Başkanlık Sistemi’ne geçecek.

Bu ülkedeki bazı kesimler yıllarca “Milliyetçi Türkiye” sloganları attılar. Ama, bugün olduğu kadar milli menfaatleri savunamadılar.

Rahmetli Necmettin Erbakan, “ağır sanayi hamlesinden” bahsetti hep. Buna karşılık, savunma sanayiinde bugün atılan adımları atamadı. Bütün hassasiyetlerine rağmen, mütedeyyin insanlar, Erbakan döneminde bu kadar rahat edemedi.

Turgut Özal’ın hesapları vardı. Irak konusunda bazı adımlar atmak istedi. Engellendi, bunları aşamadı. Erdoğan döneminde ise, bu engeller büyük ölçüde yıkıldı. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun en büyük hedefi Nizam-ı Alemdi. Erdoğan’a bakın, ne diyor bugün?

Biz, Demirel’in “60 Cent’e muhtacız” dediği dönemleri gören ve IMF’nin tepemizde Demokles’in Kılıcı gibi sallandığı bir nesiliz. Erdoğan döneminde geçti o günler. Artık IMF’ye borç verebilecek durumdayız.

1980 darbecilerinin cezalandırıldıklarını gördük. 28 Şubat darbecilerinin ne hale geldiklerine tanıklık ettik. FETÖ gibi kökü dışarıda olan ve geçmişte bütün siyasetçilerin önünde el-pençe divan durdukları bir belayı savuşturduk. Yeter mi? Daha fazlasını da sayayım mı?.. Kim ne derse desin, kim aksini iddia ederse etsin, bunların hepsinin altında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzası var. İşte 24 Haziran’da Erdoğan bu birikimiyle halkın karşısına çıkacak. Sandıkta oy isteyecek. Kılıçdaroğlu gibi aktörler ne diyecek? İçler acısı SSK yıllarını mı anlatacak?

***

Ayrıca muhalefet bloğu halkın karşısına kiminle çıkacak? Bu da meçhul. Henüz ortaya bir aday bile çıkarmış değil. Ancak ne söyleyeceği ve isteyeceği net, bunu dillendiriyor zaten:

“Erdoğan’ı göndereceğiz” diyorlar. Türkiye’nin Erdoğan’dan kurtulmak için sandığa gitmesini istiyorlar. Erdoğan düşmanlığı ile yatıp, Erdoğan düşmanlığı ile kalkıyorlar. Milleti sırf Erdoğan’dan kurtulmak için henüz ortaya çıkmamış, adı sanı ve ne yapacağı belli olmayan bir adaya yönlendirmeye çalışıyorlar.

Peki, bu millet mazoşist mi? Acı çekmekten zevk alan bir toplumumuz mu var bizim? Dibi görünmeyen bir kuyuya atlar mı bu insanlar? Sonu belirsiz bir maceraya girişecek kadar feraset yoksunu mu bu toplum?

Boşuna “sonucu tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok” demedim. Meselelere akılla yaklaşıp, ortadaki tabloya dikkatlice bakınca görünüyor zaten her şey. O yüzden “Erdoğan banko” diyorum.

Yok ki başka bir çare!..

Çare ortada. Çareyi bulmuş bu millet! Durup dururken bir maceraya girişip, göz göre göre kendisini ve ülkesini ateşe atar mı?

<p>Ceylanpınar´lı  kadınlar bölgedeki Mehmetçik ve özel harekat polisleri için yemek yapıyor. Kadınl

Barış Pınarı Harekatına Katılan Mehmetçikler İçin Yemek Yapıyorlar

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Herkesi şaşkına çeviren gelişme! Bir Recep Sert portresi...