• $9,3122
  • €10,8434
  • 530.998
  • 1429.85
21 Aralık 2017 Perşembe

Maturidi dersleri/5

1- Ne zaman fertler ve toplumlar halihazırda var olanla yetinmezler;

Mevcut durumun refah ve güvenlik üretmediğine inanırlar;

Yeniden hayatlarını ‘normalleştirmek’ için arayış içine girerler.

Bu arayış bazen mevcut duruma dayalı olarak tarihi hızlandırmak şeklinde olabilir. Bazen tamamen dışarıya yönelik bir tercihe yönelir. Bazen de eski defterleri karıştırmak şeklinde tezahür eder.

Her din ve ideoloji mensubu için bu hep böyle olmuştur.

2- Müslüman dünyada ne zaman ki yeni bir arayış söz konusu olmuş, yani yenilikçi bir ‘İslami hareket’ başlamış, işte o zaman insanlar çoğunlukla Maturidi’yi hatırlamıştır.

Bu anlaşılacak bir durumdur.

Maturidi’nin kuruculuğunu yaptığı rey ekolüne göre;

Akletme ameliyesinin gerçekleşmesi için, akledenin içinde bulunduğu belirli bir zaman ve mekan söz konusudur.

Zaman ve mekan ise bizi kuşatan her şeyi (kültür, coğrafya, teknolojik gelişmeler, yerel ve uluslararası siyaset vs.) ihata eder.

Böylece İslam belirli bir dönemin kalıplaşmış yorumunu taklit etmekten çıkar ve zamanın ruhuna uygun bir mahiyet kazanır.

Bu bir anlamda Mehmet Akif’in “Zamanın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” deyişinde anlatmaya çalıştığı şeydir.

Bu yönüyle Maturidi’yi hatırlamak ve onun üzerinden bugüne dair bir şeyler söylemeye çalışmak saygın ve anlaşılır bir şeydir.

Ancak, Maturidi okumaları ve çalışmaları yapanların tamamı bu düşünce içinde veya meseleye sadece bu şekilde yaklaşanlardan ibaret olmayabilir.

İkinci bir Maturidi okuması, muhtemeldir ki,

Hani İmam; “amel imandan bir cüz değildir” demişti ya…

İbadetsiz dindarlık için yapılıyor olabilir.

Maturidi’den ibadetsiz dindarlık çıkarmanın mümkün olup olmadığını başka bir derse bırakarak üçüncü bir nedenden bahsedebiliriz.

3- Osmanlı’nın son dönemleri ve günümüzde Maturidi çalışmalarına baktığımızda, bu kişiler içinde kendilerini ‘Türk milliyetçisi’ olarak tesmiye edenlerin çoğunlukta olduğunu görürüz.

Bu kişilerin Maturidi ilgilerini salt İmam’ın Türk oluşuna bağlamak hafiflik olur.

Ancak; onlara göre; Maturidi’nin geliştirdiği ‘rey ekolü’ sayesinde Türklerin İslam’dan önce sahip oldukları kimi örf ve adetler bazen şekil ve mahiyet değiştirerek, bazen olduğu gibi İslam’ın içinde de yaşama imkanı bulmuştur.

Bu çalışmaları biraz kazıyarak okur isek eskilerin deyimiyle; tevriyeli bir okuma yaparsak;

Onların; “iyi ki Maturidi gelmiş. Eğer o olmasaydı güzelim Türk örf ve âdetleri Arap İslam’ı karşısında yok olup gidecekti” dediklerini görmek mümkündür.

Gelecek derslerde görüşmek ümidiyle…

<p class=''>Brezilya'daki yüz binlerce kahve bitkisi, iklim krizinin yol açtığı kuraklık ve don nede

Kahve krizi yolda

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu