• $9,3432
  • €10,8899
  • 533.844
  • 1417.7
30 Aralık 2017 Cumartesi

Afrika’nın farklı yüzleri ile tanışmak

Her Afrika seyahatinden yeni kadrajlarla ayrılıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın Sudan, Çad ve Tunus’tan oluşan üç ayaklı Afrika seyahati de yeni fotoğraflar bıraktı zihnimizde. Şahit olduklarımız ve olamadıklarımızla birlikte bir Afrika seyahati daha geride kaldı.

Bu seyahatten geriye kalan en canlı kare Türkiye’nin Kudüs konusunda yaptığı liderliğin Afrika’da ne kadar büyük bir yankı bulduğu idi. Cumhurbaşkanı adeta yeni bir Kudüs fatihi gibi karşılandı. Özellikle Sudan ve Tunus’ta İslam dünyasının böylesi bir liderliğe nasıl bir özlem duyduğunu derinden hissettik. Afrika’nın annesi kabul edilen Mama Suad’ın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye ‘rüyalarımıza girdiniz’ cümlesi birçok şeyi anlatıyor.

Sudan’dan kalan bir başka kare, Sudan Parlamentosu’ndaki kadın milletvekili ağırlığı idi. % 33’lük kadın kotasının sonucu olarak parlamentoda 348 erkek vekile karşılık 132 kadın milletvekili bulunuyor. Önemli bakanlıklarda da kadınlar görev almış. Çok eşlilik gibi kadına dair pek çok sorunun olduğu Sudan’da genel olarak kadınlar toplumsal hayatın içinde. Ama elbette eğitimle ilgili alınacak daha çok mesafe var.

Bu seyahatin en önemli odağı elbette Sevakin Adası’nın Türkiye’ye tahsisi idi. Bir öndeki yazımda da ifade ettiğim gibi Sevakin, Kızıldeniz’in tarih boyunca en aktif limanlarından birisi. Hint Okyanusu’ndan gemilerle getirilen ticari malların Akdeniz sahilindeki limanlara sevki sırasında geçiş güzergahı olmuş bir liman. Hac yolları üzerinde bulunması itibarıyla da farklı kültürlerin kaynaşma mekanı haline gelmiş. TİKA tarafından restore edilecek olan Osmanlı bakiyesi eserler, önümüzdeki yıllarda Sevakin Adası’nı siyasi, kültürel, turistik açıdan önemli bir destinasyon haline getirebilir.

Türkiye’nin Afrika’ya bakışı, insanlığın düştüğü yer olan sömürgecilik batağından yeniden kalkışı temsil ediyor. Sömürgecilik Afrika toplumlarında öylesine bir öğrenilmiş çaresizlik durumu yaratmış ki, bunu şoföründen garsonuna hemen herkeste hissediyorsunuz. Oysa verimli toprakları, cömert ve sevgi dolu insanlarıyla Afrika, inanılmaz zenginliklere sahip.

Türkiye’nin soft power unsurları olan Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı, TİKA gibi kurumlar, yaptıkları çalışmalarla Afrikalıların kendi hikayelerini yazabilecekleri yeni birer sayfa açma gayretinde. Okullar, kurslar açarak, mesleki eğitimler vererek, Afrika’nın kalkınmasına destek veriyorlar. Bu kurumlar Afrika’da sömürgeci mantıktan uzak dostluk elinin temsilcileri, en güvenilir adresler…

Türkiye bir yandan bu mikro dokunuşlarla insanlığın düştüğü yer olan sömürgeciliğin yaralarına pansuman yapıyor ama daha önemlisi, küresel adaletsizliğin getirdiği makro sorunların sözcülüğünü yapıyor. Gerek halklarıyla yaşamlarında büyük uçurumlar olan Afrika liderlerine karşı, gerekse uluslararası toplumun yönlendiricileri olan büyük güçlere ve kurumlara karşı.

Makrodan mikroya hep sorunlarla uğraşmak son derece zor bir süreç. Fakat bu sürecin lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan için hayatın gerçek lezzeti, hiç bezginliği olmayan bir yorgunlukta…

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>İnsanlar her yıl 4,5 trilyon sigara  izmaritini doğaya atıyor. B

Trilyonlarca sigara izmariti nereye gidiyor?

Cerrahpaşa'da yeni yoğun bakım servisleri açıldı

Kargaların şaşırtıcı zekası ve alet kullanabilme becerisi

Dev şirketlerinin logolarındaki gizli anlamlar