• $8,1903
  • €9,7537
  • 457.363
  • 1393.24
07 Şubat 2015 Cumartesi

Sendika ağalarına kadınlar karşı çıktı

Genel seçimlerin her zamanki gibi yine popüler konusu kadın adaylar olacak. AK Parti açıkladı, milletvekili aday adayları için başvuru ücreti erkekler için 5 bin lira, kadınlar içinse 2 bin 500 lira. Pozitif ayrımcılık konusunda siyasi partiler eleştirilirken, tam da gündeme uygun bir araştırmayı yine kadınlar yaptı. KADAV’ın ‘Sendikasız Kadınlar, Kadınsız Sendikalar’ araştırması. Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkiler Bölümü hocası Betül Urhan’ın hazırladığı raporda deniliyor ki, “Erkek sendikacıların, kadınların sendikalardaki üyelik oranlarının düşük olması, sendikaların güç yapılarından dışlanması ve çalışma hayatında karşılaştıkları sorunları karşısında görülen örgütsel eylemsizlik ve politikasızlığı, cinsiyete dayalı işbölümünü, annelik-kadınlık ideolojisini kullanarak ve kadınları suçlayarak meşrulaştırdıkları görülmüştür.”

KADAV akademik bir dil ile vahim durumu yorumluyor ama anlamı da açık değil mi!
Hak, adalet, eşitlik vurgusu yapan sendikalar başta cinsiyet eşitliğini kale almıyor.
Raporda çok önemli bir yorum daha var:
“Kadınların, sendika içi ve dışında her gün yeniden üretilen cinsiyete dayalı işbölümü değerlerini benimsedikleri ve buna uyumlu tercihlerde bulundukları gözlemlenmiştir.”
Maalesef sendikacı kadınlar da eşitsizliği kader olarak yaşamayı sürdürüyor.

Çalışan kadının da adı yok

KADAV’ın ‘Sendikasız Kadınlar, Kadınsız Sendikalar’ araştırmasından bir bölüm daha: “Oysa kadın işçilerin eşitsizlikten kaynaklanan sorunları ifade edecek, bundan kimleri sorumlu tuttu­ğunu belirtecek ve çözüm üretecek etkili bir sendikal söyleme ihtiyaç vardır. Sendikaların bu ihtiyaca cevap vermekten çok uzak olduğu görülmüştür. Mevcut söylem ve zihniyet, sendika içinde kadınların kolektif hareketini ve çabalarını etkisizleştiren, cinsiyetçiliği yeniden üreten bir niteliğe sahiptir. Kadınların sendikalarda örgütlenmesi ve temsilinin de önündeki en ciddi engelin bu olduğunu düşünmekteyiz.”

İşçi örgütlerinin karnesi

Raporda üç işçi örgütü de yer alıyor:
“TÜRK-İŞ’te etkisiz bir kadın bürosunun varlığı hariç, kadınları tüzüğünde ve yöneti­minde görünür kılan bir işarete rastlanmamıştır. Kadın sorunu konusunda suskun kalan TÜRK-İŞ, bir erkek işçi konfederasyonu olmaya devam etmektedir.
DİSK, TÜRK-İŞ’le kıyaslandığında, genel kurul kararlarında, tüzüğünde ve merkez yönetiminde kadınların görünür olduğu bir konfederasyon görüntü­sü vermektedir. Ancak üst üste genel kurul kararlarında kadın işçilerin örgütlenmesi ve kadın hakları konusunda yapılması gerekenlere ilişkin tespitler neredeyse aynı cümlelerle tekrar edilmesine rağmen, bugüne kadar bunlara ilişkin ciddi bir çabaya girildiği söylenemez.
HAK-İŞ, kadını öteden beri anne ve eş olmak gibi geleneksel roller üzerinden tanımlamıştır. Son dönemlerde, aile yapısını bozmayacak iş ilişkilerinin ve sosyal hakların gerçekleştirilmesini kadın politikasının merkezine almıştır.”

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü