• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
05 Şubat 2015 Perşembe

Türkiye’den niye Syriza çıksın ki

Dış ilişkiler ve özellikle Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine kafa yoran bir işadamı tanıdık ile sohbet ediyorum. Söze “İsmimi yazma, boşu boşuna polemik kahramanı olmamayım” diyerek başladı.

Yunanistan seçimlerinden sonra malum bizdeki muhalefet partilerinde de ‘Türkiye’nin Syriza’sı’ tartışmaları yaşanıyor.
İşadamı tanıdık diyor ki, “İKV’nin Yunanistan seçim tahlilini okusalar, gereksiz hayallerin peşinde koşmamaları gerektiğini anlarlar.”
Türk iş âlemi ile Avrupa Birliği arasında köprü görevini yürüten, AB’deki gelişmeleri iş dünyası gözüyle yorumlayama çalışan İktisadi Kalkınma Vakfı-İKV’nin metnindeki önemli gördüğüm bölümleri aktarayım:
-2008 yılında başlayan küresel mali kriz AB genelinde aşırı sağ ve sol hareketlerin güç kazanmasına yol açmıştı. Hemen hemen tüm AB üyesi devletlerde alınan önlemler ve kemer sıkma politikaları işsizliği artırdı ve özellikle orta ve alt gelir gruplarının ücretleri ile sosyal kazanımlarında önemli kayıplara yol açtı.
-AB’yi teslim alan krizden en fazla etkilenen Yunanistan’da, krize yol açmakla suçlanan merkez sağ ve merkez sol partilerin kamuoyu desteği önemli ölçüde azalırken, halkın da umudunu radikallere yöneltmesi sonucunu doğurdu.
-Yunanistan’da kemer sıkma politikaları kapsamında kamu hizmetleri, emeklilik, sosyal güvenlik gibi alanlarda yaşanan sert kesintiler, Yunan halkını yıllardır zorluyor. Ülkede işsizlik oranı yüzde 25’lere dayanmışken, 25-35 arası işsizlik yüzde 50’nin biraz altında. Devlete gelir elde etmek amacıyla oluşturulan ek mülkiyet vergisi ise orta sınıfı daha da sıkıştırdı.
Bıçak kemiğe dayanınca, Syriza 2009 seçimlerinde yüzde 4.6 oy alabilmişken, bu sefer oylarını yüzde 36’ya çıkardı ve iktidara yürüdü.
İşadamı tanıdığın dediği gibi, vatandaşın cebi yanmadığı sürece büyük değişim olmaz. Muhalefet partileri de ekonominin dilinden konuşmadığı sürece iktidara yürüyemez.

Kürk severlerle kürk karşıtlarına orta yol

Dizi oyuncuları, tiyatrocuların rol aldığı yeni bir kampanya: “Kürkünüzü çıkarın, vicdanınızı giyin” diyorlar. Aklıma önce ‘kaz tüyü yorgan’ geldi. Kazların nasıl yolunup, tüylerinin yorgana dolgu malzemesi yapıldığının videolarını da izleyebilirsiniz, basit bir internet araştırması yaptığınızda.
Neye karşı çıkacağımızın üstünde pek de düşünmeden, magazin sayfalarına konu olması belki de yeterli.
Aslında ortaya yolu bir yıl kadar önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlığı döneminde bulmuştu:
“Üzerimize giydiğimiz palto, bir hayvan türünün yok olmasına sebep olduysa, evimizdeki mobilya yağmur ormanlarını yağmaladıysa, böyle bir ticaretten rahatsız olmak, bunu derinlemesine sorgulamak ve buna çareler üretmek zorundayız.”
Kampanyadaki gibi ‘Kürk giymek vicdansızlıktır’ deyip, kestirip atmıyor. Kürk giyenlerle kürk karşıtları arasında olması gereken ortaya yolu söylüyor.

<h3>TÜRKİYE DEAŞ İLE MÜCADELE KAPSAMINDA BAŞİKA'DA</h3><p>Başika'daki Türk Üssü'ne en son yapılan sa

Başika Saldırısı: Irak'ta neler oluyor?

Bakan Soylu, Salgınla Mücadele Değerlendirme Toplantısı'na katıldı

8. Cumhurbaşkanı Özal'ın ölümünün üzerinden 28 yıl geçti

Türk Kızılay 500 Türkmen aileye gıda yardımı yaptı