• $8,1277
  • €9,7186
  • 456.104
  • 1378.37
15 Temmuz 2015 Çarşamba

Şeriat böyle parmak keserse…

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Anayasa Mahkemesi, CHP’nin yaptığı başvuruyu haklı buldu. Dershanelerin kapatılmasıyla ilgili düzenlemeyi iptal etti.

Mahkeme kararıdır elbette uyulacak. Ne diyoruz hep, şeriatın kestiği parmak acımaz. Ama Şeriat da parmak keserken özenli olmalı!
CHP’nin iptal başvurusu 18 Nisan 2014’te yapıldı. Aradan 15 ay geçti, Anayasa Mahkemesi düzenlemenin tamamlanmasına 1,5 ay kala böyle bir karar verdi. Düğümü çözmek de kurulacak koalisyon hükümetine kaldı.
Oysa CHP’nin yaptığı başvuruda “yürürlüğün durdurulması” talebi de vardı. Mahkeme bu talebi inceledi, esasın içinde değerlendirilmesi kararına vardı. Bir başka ifadeyle reddetmiş oldu.
Şimdi de 12’ye karşı 5 oyla düzenlemeyi iptal etti. Madem bu kadar yüksek bir oranla kanunu iptal edecekti, neden yürürlüğün durdurulmasına karar vermedi? Niçin büyük mağduriyetlerin ve karmaşanın ortaya çıkmasını engellemedi?
Oysa Anayasa Mahkemesi “yürürlüğün durdurulması” talebini kabul etseydi, bugün karşılaştığımız mağduriyetler ve karmaşanın hiçbiri ortaya çıkmayacaktı.
* * *
Konu, sizi, beni, neredeyse hepimizi ilgilendiriyordu…
Bütün öğrencileri ve ailelerini kapsıyordu. Pek çok öğretmen ilgi alanı içindeydi. Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı konuyla yakından ilişkiliydi. Kırtasiyeciden, mobilyacıya kadar çok değişik kesimler de doğrudan ya da dolaylı olarak dershanelerle ilgili kararı bekliyordu.
Anayasa Mahkemesi ise başvurudan 15 ay sonra böyle bir karar verdi.
O sürede, 400 civarında dershane kapandı. 2.200’ü, etüt merkezi ya da okula dönüşmek için başvurdu. 800’ünün dönüşümü gerçekleşti. Kapanan dershanelerde çalışan pek çok öğretmen işsiz kaldı.
Şimdi kimin ne yapacağı belli değil!
Oysa hukukta “ivedi işler” diye bir kavram var. Üstelik bu kavram sadece ceza alanı ile de sınırlı değil.
AYM, madem böyle bir karar alacaktı. Acele etmeli ve son dakikaya bırakmamalıydı. Ya da “yürürlüğün durdurulması” talebini esasa ötelememeli, anında karara bağlamalıydı.
Bu kararla çok önemli bir başka gelişme daha ortaya çıktı. Yasalara saygılı davrananlar ve dönüşüm için adım atanlar kaybetti. Dönüşüme direnenler kazandı. Onların da kimler olduğunu yazmaya gerek yok herhalde.
Bir başka sıkıntı daha ortaya çıktı. Bu kararın ardından belli başlı bazı dershanelerin, idareye karşı yüklü miktarda tazminat davaları açma tehlikesi belirdi.
Demem o ki, şimdi her şey birbirine girdi!
* * *
Halbuki Raportörün Raporu tam tersiydi. Dershanelerle ilgili düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığı yönünde hazırlanmıştı.
Ben de farklı görüşte değilim. Hatta dershanelerin varlığının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu bile düşünüyorum. Varlıklı aileler bastırıyor parayı, çocuklarını en pahalı dershanelere gönderiyor. Yoksul ailelerin çocukları da ne kadar zeki ve akıllı olursa olsun, yarışa 3-5 adım geriden başlıyor.
“Ben de bu yarışta geride kalmamayım” diyen ise, ineğini veya bileziğini satıp çocuğunu dershaneye gönderiyor. Ardından büyük sıkıntılar çekiyor.
Sızan bilgilere bakılırsa, Anayasa Mahkemesi kararını “teşebbüs ve eğitim hakkı” kriterlerine dayandırmış. Anayasa’nın 42. Maddesi, aynen şöyle:
“Kimse eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz; öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.”
Dikkat edin, Anayasa “parası olan” ifadesini kullanmıyor, “kimse” diyor. Ama mevcut sistem parası olanı öne çıkarıyor, yoksul bu haktan yararlanamıyor. Oysa yapılan düzenleme iptal edilmeseydi, okullarda kurslar açılacaktı ve herkes bu haktan eşit şekilde yararlanacaktı.
Bitmedi, dahası var. Anayasa, “öğrenim hakkının kanunla tespit edilmesini” öngörüyor. Bir keşmekeş ve kaos yaşanmaması için belli kurallar getirilmesi ve sınırlar çizilmesi gereğine işaret ediyor.
İdare kurallar getirip, sınır çiziyor. Anayasa Mahkemesi “hayır” diyor ve bunu kabul etmiyor. Seçimle gelen insanların yetki alanına müdahale ediyor.
Sonuç ise ortada: Tam bir kördüğüm!

<p>Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe konuk ettiği Gaziantep FK'yi 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarı

Fenerbahçe-Gaziantep FK Maç Yorumu

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler