• $8,155
  • €9,7089
  • 457.312
  • 1393.24
09 Temmuz 2015 Perşembe

Siyasetin takozları

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Bugün 9 Temmuz Perşembe. 7 Haziran seçimlerinin ardından tam 32 gün geçti. Yeni hükümet konusunda bir arpa boyu yol alınabilmiş değil. Üstelik, mevcut tablo koalisyon ihtimalinin hayli zayıf olduğunu gösteriyor.

Bazılarına göre sorumlu belli…
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, yani Recep Tayyip Erdoğan! Çünkü, Erdoğan yeniden seçim istiyormuş! Öyle diyorlar. Onlara bakılırsa, bu ülkedeki her türlü olumsuzluğun arkasında Erdoğan ismi var!
Cumhurbaşkanı, “inisiyatif alın” diyor:
-Koalisyon görüşmelerinin yapıcı bir şekilde yürütülmesini ve sonuçlandırılmasını temenni ediyorum.
Onlar, “yoook” diye araya giriyorlar:
-Bakmayın siz bu sözlere. Erdoğan öyle diyor ama…
* * *
Peki AK Parti, CHP, MHP ve HDP’de durum ne?
AK Parti, komisyonlar oluşturdu, çalışıyor. Kimin nerede durduğuna bakıyor. “CHP ile mi MHP ile mi?” sorusuna cevap arıyor. Koalisyon görüşmelerinin alt yapısını oluşturmaya çalışıyor. HDP ise oyun dışı. Terörle arasına mesafe koyamayan bu partiyle bir araya gelmek istemiyor.
CHP, bir 14 ilke tutturmuş gidiyor…
Genel Sekreter Gürsel Tekin, iki gün önce Paralel Yapı’nın bir yayın organına yaptığı açıklamada “geri adım yok” mesajını verdi:
-14 maddeyi kabul eden herkesle konuşuruz.
Ardından da Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gibi “olmazda ısrarı” sürdürdü. Olmayan, yüzde 60’lık bloktan bahsetti. Birbirlerine selam bile vermeyen MHP ve HDP’nin CHP ile omuz omuza verip “birikmiş sorunları çözebileceğini” iddia edebildi.
Hayır, hayır, şaka filan yapmadı. Ciddi ciddi bunları söyledi.
MHP’nin ise, başından beri bir koalisyona kapıları kapalı. O cenahta bir Bahçeli klasiği yaşanıyor. Devlet Bahçeli, 1999 Seçimlerinin ardından da aynısını yapmıştı. Henüz masaya oturmadan Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller ikilisini “ dinlensinler” diyerek, oyun dışına itmişti. Şimdi de “Millet bize ana muhalefet görevi verdi” sözlerini tekrarlayıp duruyor. MHP’yi oyun dışı tutmaya çalışıyor.
Bahçeli, bir yandan “Kutuplaşma var, sorumlusu da Erdoğan’dır” diyor. Diğer taraftan kendisinden randevu isteyen MÜSİAD’a “Ne olduğu belli” diyerek randevu vermediğini ballandıra ballandıra anlatıyor.
Cumhurbaşkanı Sezer-Hükümet çekişmesinin Türkiye’ye neler yaşattığını hiç bilmiyormuş gibi, geçmiş tecrübelerden ders çıkarmayarak, Erdoğan’ı “Çankaya fanusunun içine sokmaktan” söz edebiliyor. Bunu da bir koalisyon şartı olarak ortaya atabiliyor.
Sözün kısası…
Hem CHP, hem de MHP, 32 gündür koalisyon tekerinin dönmemesi için “takoz” politikası izliyor. Koalisyonun bir uzlaşma kültürü olduğunu bilmezmiş gibi “kırmızı çizgiler” çiziyorlar, “olmazsa olmazlardan” bahsediyorlar. Arkalarındaki yüzde 25 ve yüzde 16’lık oylar ile seçimin “muzaffer partileri” edası sergiliyorlar.
HDP’ye gelince…
Terör örgütü ile verdiği omuz omuza görüntü sebebiyle CHP haricinde HDP ile birlikte olmak isteyen siyasi parti yok.
* * *
Durum bu…
CHP, “ben isteklerimi söyledim, geri adım atmam” derken, Bahçeli, açıktan koalisyona “kapıları kapatmaktan” bahsediyor.
Yetmiyor, basına açıklamalar yapıp “esnemeyeceğiz” diyorlar. Amiyane tabiriyle kendilerine “takoz” görevi biçtiklerini ilan ediyorlar.
Biz de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, niçin bu güne kadar hükümeti kurma görevi vermediğini tartışıyoruz. Mevcut tablodan ve Türkiye’nin seçime doğru giden görüntüsünden Cumhurbaşkanlığı makamını sorumlu tutuyoruz.
Oysa, Erdoğan Anayasa ne diyorsa onu yapıyor. Üstelik, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlarda hükümeti kurma görevi verilmesinin gecikmesi faydalı bile. Bu durum, taraflara zaman kazandırıyor, “esneme-yumuşama” imkânı veriyor.
Ama yok, olmuyor. “Olmazsa olmazlar” ve dayatmalar devam ediyor. Birileri de “Cumhurbaşkanı, Türkiye’yi seçime doğru sürüklüyor” diye feryat ediyor.
Halimize gülsek mi, ağlasak mı acaba?

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü