• $ 5,8989
  • € 6,5104
  • 281.627
  • 99027.8
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Embesil Almanya, ahlaksız ABD

Türkçe ifade edip, “budala, aptal, ahmak” gibi kelimeler de kullanabilirdim; ama ben Fransızca kökenli “imbecile” sözcüğünü seçtim. Kim bilir, belki o zaman ne yaptıklarını daha iyi anlarlar!

Aslında olay şaka gibi…

Bakın Almanlar Köln’de ne yapmışlar: PKK’lı göstericilerin elindeki yeşil ve sarı zemin üzerindeki Abdullah Öcalan posterlerini toplamışlar. Beyaz zemin üzerindekilere ise karışmamışlar.

Çünkü Federal İçişleri Bakanlığı’nın gönderdiği genelgeyi öyle yorumlamışlar: Yeşil ve sarı zemin üzerindeki mavi gömlekli Öcalan fotoğrafı yasak. Onun dışındaki beyaz gömlekliler serbest!

Yani…

Özalan, mavi gömlek giyince terörist oluyor. Beyaz giyince terörden arınıyor ve pir-ü pak hale geliyor. Bir Köln polis görevlisi, konuya ilişkin açıklama bile yapmış:

“Mevcut yasal düzenlemeye göre, Öcalan’ın sadece sarı zemin üzerini mavi gömlekli fotoğrafının bulunduğu posterler yasak. Beyaz gömlekli fotoğrafı yasak değil.”

Durup dururken “embesil bunlar” demedim. Görünüşe bakılırsa, Federal İçişleri Bakanlığı, Öcalan fotoğraflarının yasaklanması ile ilgili bir genelge yayımlamış, ekine de bir örnek iliştirmiş. Polis de sadece o örneğe bakıp, mavi gömleklileri toplamış. “Diğerleri uymuyor” diye karışmamış.

Belli ki, yasak kararını Öcalan için değil, mavi gömlek için alınmış diye düşünmüşler! Böyle olmasa bile bunu savunuyorlar. PKK’yı terör örgütleri listesine alan Almanya’nın Köln Polis Teşkilatı, böylece sorumluluktan kaçıp, kurtulacağını düşünüyor!

Her iki durumda da ortada bir “embesillik” var!

Aslında, “Biz bu terör örgütünü koruyup kolluyoruz. Bakmayın PKK’yı terör örgütleri listesine almamıza. Biz çifte standart uyguluyoruz. İşimize geldiğinde öyle, gelmediğinde böyle davranıyoruz” deselerdi daha doğru olurdu.

Mertçe ortaya çıkıp, doğruları söylemek yerine “embesil gibi davranmayı” tercih ediyorlar! Tercihleri bu olduğuna göre, biz de rahatça “Embesil bu Almanlar” diyebiliriz. Kızmaya ve tepki göstermeye hiç hakları yok.

***

Amerikalılar da aslında Almanların yaptıklarını yapıyorlar. Ancak kıvırmakta farklı bir yol izliyorlar.

Onlar, eski bir Sovyet taktiği olan “ajitasyon” metodunu tercih etmiş durumdalar. Biz buna “ahlaksızlık” da diyebiliriz.

Bizim Rusya’dan S 400 füzeleri almamızdan rahatsızlar ve bunu her fırsatta dile getiriyorlar, değil mi? Ayrıca, “Niye bizden almıyorsunuz?” diye sorup, gönül de koyuyorlar, biliyorsunuz!

Buna rağmen Washington Post, ABD Kongresi üyelerine hitaben bir yazı yazdı:

“Türkiye’ye belli silahların satışını engelleyin.”

Başkan Trump’a da bir çağrı yaptı:

“Sen de onayla.”

Hem de tam Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’deyken ve Trump’la yapacağı görüşmenin arifesinde!

Bu kadarla da kalmadı, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nı hedef aldı. Yakışıksız ifadeler kullandı. Daha da ileri gidip, FETÖ’ye sahip çıktı. Kafasına göre bir yorum yapıp, Rusya ile birlikte Türkiye’yi “2017’de darbe olması muhtemel ülkeler” listesine yerleştirdi. Bizim demokrasimizi eleştirirken, darbe düşüncesini kutsallaştırdı!

Şimdi sormak istiyorum: Bazı ABD’lilerin de kafasının içinden geçen bu düşünceler ahlaksızlık değil de nedir sizce? Var mı verebileceğiniz bir isim?

Var, isterseniz ben söyleyeyim: Emperyalist kafadır bu ve hep böyle işler!

***

İşte bu kafalar saldırıyor Türkiye’ye. Abuk sabuk gerekçeler üretiyor. Saçma sapan bahanelerin arkasına sığınıyor. Bizi sıkıştırmaya çalışıyor.

Bakmayın siz sürekli olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef tahtasına oturtmalarına. Asıl hedef Türkiye’dir. Çünkü, artık ellerinde tutamadıkları, kendi dümen sularında sürükleyemedikleri, belirledikleri yörüngeden sabun gibi kayan ve kendi milli politikalarını uygulayan bir ülke var karşılarında.

Bundan rahatsızlar ve bunun sancılarını yaşıyorlar. Erdoğan’ı alt ederlerse, akıllarınca Türkiye’yi de dize getireceklerini düşünüyorlar!

Çevremizde pek çok operasyon düzenlediler, çoğundan da sonuç aldılar. Ama Türkiye çetin ceviz çıktı. Gezi Olaylarını Türkiye sathına yayamadılar. PKK verdikleri görevi yapamadı. 17-25 Aralık’ta hedefledikleri sonuca ulaşamadılar. 15 Temmuz’da en büyük kozları olan FETÖ’yü sahaya sürdüler ama milletten güçlü bir tokat yediler.

Olmuyor, planları tutmuyor, başaramıyorlar; apaçık görünüyor ki peş peşe aldıkları yenilgileri bir türlü hazmedemiyorlar!

<p>Ceylanpınar´lı  kadınlar bölgedeki Mehmetçik ve özel harekat polisleri için yemek yapıyor. Kadınl

Barış Pınarı Harekatına Katılan Mehmetçikler İçin Yemek Yapıyorlar

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Herkesi şaşkına çeviren gelişme! Bir Recep Sert portresi...