• $ 5,7728
  • € 6,3728
  • 272.067
  • 103118
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Ekmeleddin halkın afyonu mu?

Geçen cumartesi günkü felsefe yazımda Türk solunun değerlerini yitirmesine değinerek nihilizm kavramını ele aldım, bugün de düşünür Karl Marx’a atfedilen ‘din halkın afyonudur’ sözünü irdeleyeceğim.
Bu ünlü cümle Marx’ın 1843 yılında yazdığı bir makaleden alınmıştır. O tarihte 25 yaşında olan Marx henüz sosyalist olmayıp sol eğilimli bir liberaldir. Afyon maddesi, o dönemde çok tehlikeli bir uyuşturucu olarak görülmezdi. Baudelaire’den Edgar Allan Poe’ye kadar birçok ünlü, afyon kullanmaktaydı ve afyon acıları hafifleten ve ilham veren bir ilaç olarak değerlendirilmekteydi.
Marx, filozof Hegel’in hukuk felsefesini savunan aydınları eleştirmek için bir makale yazmıştı. Bu aydınlar saygısız bir üslupla halkta var olan ‘dinsel sefalet’ten söz etmekte hatta dinin yasaklanmasını istemekteydiler. Marx ise halkın acılarını hafifletmek ihtiyacı duymayacağı, bu acıların hiç olmayacağı, din ve inancın da özgür olacağı bir toplum önermekteydi. Marx, gerçek çevirisi aşağıdaki gibi olan paragrafta aslında dini değil, din ile mücadele edilmesini öneren liberal aydınları eleştirmekteydi: ‘Dinsel sefalet hem gerçek sefaletin bir ifadesi hem de gerçek sefalete karşı bir protestodur. Din mutsuzlukla yıkılmış olan yaradılmışın iç çekişi, kalpsiz bir dünyanın canı, ruhsuz bir dönemin ruhudur. O, halkın afyonudur.’(1843)
Küresel kapitalizmin hizmetindeki solcular, 150 yıldır Marx’ı kasıtlı olarak yanlış tanıtıp din, gelenek ve aidiyetlerle mücadele eden sıradan bir liberal düzeyine indiriyorlar. Asıl amaçları kapitalist ideolojiyi muhafazakâr bir yapı, insanların inançlarını istismar eden bir söylem ve kendi deyimleriyle bir ‘tanrı-aile-vatan’ üçlemesi olarak sunmaktır. Oysa kapitalizm, insanı sosyal özelliklerinden koparıp tarihsiz, geleneksiz, köksüz serseri mayın haline getirir, din, milli duygu, vicdan gibi hassasiyetleri yok etmeye çalışır, toplumu atomize eder.
Bireyselciliğin, piyasa özgürleştirmeciliğinin, ürünleşme ve magazinsel yozlaşmanın militanları örneğin Türkiye’de ekonomik ve oligarşik egemenliği saklarlar. Kendilerini egemenlerle mücadele eden devrimciler olarak sunmak için din konusunda çarpıtma yaparlar. Halbuki Lenin bile ‘dine karşı en ultra sloganları atan anarşistlerin aslında düzen yanlısı olduklarını’ söylemiştir. (13 Mayıs 1909)
Marx açısından din ezilen yığınlar için acı giderici palyatif bir ilaç ve sosyal sorunlara karşı bir tepki biçimidir. Din kapitalist çarkın payandası değil, bilakis ayakbağıdır. Zaten bunun içindir ki, ABD ve malum lobilerin düşünce kuruluşları en büyük tehlike olarak ‘İslam’ı görmekteler.
Küresel sermayenin halkı uyuşturmak için kullandığı araç din değil Hollywood’dur, medya ve kültür endüstrisidir. Gezi parkı eylemlerinde medyanın öne çıkardığı kesimin selfie ve belfie arasında gidip gelen yaşam biçimidir. Kimi zaman uyuşturucunun ta kendisidir. Onun ardında da küresel sermaye vardır. İngiltere afyonu yasaklayan Çin’e karşı iki kez savaş açmıştır. Sömürge sistemi afyon ticaretiyle finanse edilmiştir. Sektörü İngiltere’den devralan ABD, Çin’deki işbirlikçilerini Birmanya sınır bölgesinde toplayarak işi yeniden başlatmış ve Afganistan’a sıçratmıştır. Taliban zamanında afyondan temizlenen Afganistan’ın ABD işgaliyle zirve yapması manidardır.
Ama afyonun Türkiye’de yeni kullanım biçimleri ve alanlarının ortaya çıktığı anlaşılıyor. Hani 2007 yılında meydanları dolduran solcular vardı, dini hedef alan, hükümete halkı ‘dinle aldatmak’ suçlaması yapan, ‘din halkın afyonu’ slogancıları. Nerede onlar?
Ulusalcılar, laiklik ve cumhuriyet muhafızları… Hepsi baygın, uyuşmuş halde. Değil 20, değil 10, 7 tane bile ayakta Atatürkçü kalmamış. Bay Ekmeleddin onların afyonu olmuş. Marx’tan tam 171 sonra kayda geçsin: Ekmeled-din CHP’nin afyonudur. Ve de Marx’ın sosyalist olduktan sonra afyonla ilgili olarak söylediği gerçek sloganı hatırlatalım : ‘Para bir uyuşturucu maddedir’ (1857-1858 Ökonomische Manuskripte)

Başkan Erdoğan ve Eşi Emine Erdoğan Fidan Dikim Törenine Katıldı

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Ticari kampanyalar fırtına gibi! Bu ay sıfır km ticaride önemli fırsatlar var

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan fidan dikti