• $7,3453
  • €8,9222
  • 437.988
  • 1546.68
08 Eylül 2012 Cumartesi

Mario Draghi'den cankurtaran simidi!

ECB Başkanı Draghi, Merkel ve Almanları bypass edip tahvil alım programını açıkladı. Alınan kararlar gerekliydi. Zamanlama da süper...
Perşembe günü toplanan Avrupa Merkez Bankası üst yönetimi piyasalara yeni bir ümit veren açıklamalar yaptı.
Aslında ABD Merkez Bankası'nın büyük olasılıkla kasım ayındaki seçimlere kadar, anormal bir gelişme olmadığı takdirde yeni parasal genişleme yapmayacağı ortaya çıkmıştı. Avrupa'nın ise bekleyecek zamanı yoktu! Avrupa'daki piyasaların geri kalan tek ümidi AB Merkez Bankası'nın yapacakları idi.
Peki AB Merkez Bankası ne yapacaktı ? AB Merkez Bankası'nın piyasaya likidite vermesi gerekiyordu. Bunu yapması neden gerekiyordu? Genelde bankaların ve şirketlerin karları pek düşük olmamakla beraber, tüm kişiler ve kurumlar risk algılaması nedeniyle nakitin üzerinde oturuyorlardı. Bu da genel ekonomiyi, kredi kullanarak yatırım ve üretim yapacakları, sermaye koyacak bankaları ve daha da önemlisi kamu borçlanmasınının finanasmanını  zorlaştırıyor ve kamu faizleri  yukarı doğru baskı görüyordu. Bir zamanlar en güvenilir şey sanılan kamu borç senetleri şimdi kaka olmuştu!
Halbuki resesyondan çıkabilmek için para politikasının gevşemesi ve para yaratılması gerekiyordu. Bu durumda da AB Merkez Bankası'nın piyasaya likidite verebilmek için bir şeyleri satın alması gerekiyordu. Genelde Merkez Bankaları kamusal menkul kıymetleri nakit vererek satın alırlar. Ancak iki adet de pürüz vardı.
Birincisi AB Merkez Bankası'nın ülkelerin taze, yani yeni çıkardıkları tahvil ve bonoları satın alması yasaktı. İkincisi uzun vadeli tahvilleri de  satın alması yasaktı.
İşte tam bu noktada M.Draghi'nin önüne parasal genişlemeden korkan Merkel ve Almanlar çıkmakta idi. Draghi onları by pass eden bir adım attı!
Draghi açıklamasında sadece 1-3 yıl vadeli, yani kısa vadeli kamu menkul kıymetlerini, üstelik de ikincil piyasadan alacağını açıkladı. Böylece hem kurallara uymuş oluyor hem de Almanların endişelerini bir ölçüde ortadan kaldırmış oluyordu. Draghi üsetlik bir sterilizasyon yaklaşımında da olacağını açıkladı: Yani ortaya çıkan likiditeyi piyasalar rahatladıkça geri çekecekti. 
Tahvil alımları da bir dizi şarta bağlı olacaktı. Sıkıntı çeken ülkeler EFSF ve ESM kısaltmaları ile tanınan kurtarma fonlarına müracaat edecekti. Brüksel ile anlaşacaktı. Finansör ortaklar arasında bulunan IMF de bu ülkelerin finanasman ihtiyaçlarını gözden geçirecekti. Zaten EFSF ve ESM birincil piyasadan tahvil alabilirdi ve tahvil ihalelerine katılabileceklerdi. Yani borçlanmada Merkez Bankası finansmanı alternatifini kullanmak isteyecek ülkeler bir ölçüde 'ruhlarını' merkezdeki güçlere teslim edecekler ve kontrol altında olacaklardı. Bu yetki devri nedeniyle de teminat şartlarında yumuşatılmaya da gidildi.
A.M.Bankası'na bir limit de konmadı. Ama A.M. Bankası istediği an durabilecekti. Ayrıca Merkez Bankası senyör alacaklı konumunda olmayacaktı. Draghi euro sisteminin çökmesinin engellenmesi için yapılacakların gerekli ve zorunlu olduğunu altını kuvvetle çiziyordu.

Adımlar tam zamanında atıldı
AB Merkez Bankası 2012 reel büyüme tahminini de  aşağıya doğru revize ederek eksi  yüzde 0.4 düzeyine indiriyordu. AB Merkez Bankası'nın faizleri ise değiştirilmedi ve aynı düşük 0.75 düzeyinde tutuldu. Daha önceki tahvil alım programlarında satın alınan tahviller de vadelerine kadar tutulacak ama bu kanal üzerinden sağlanan likidite de  piyasadan yavaş yavaş çekilecekti! Atılan adımların gerekli ve çok zamanında olduğunu düşünüyoruz. Piyasalara etki zaman alacaktır ama psikolojik etki daha önce gelir. Tabii Almanların itiraz yolları da bir ölçüde kapatılmış oldu. Ama kararın oybirliğiyle değil, bir üyenin itirazına rağmen alındığını da vugulayalım. Sizce itiraz eden üye hangi milletten? Adı Hans diyelim, siz ülkeyi tahmin edin!

<p>'Bugün itibarı ile de Ege, Marmara, Batı Akdeniz'in iç kesimlerinde kuvvetli fırtına ve sağanak y

İstanbul'a tekrar kar yağacak mı? MGM Hava Tahmin Uzmanı açıkladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Başkan Erdoğan, Sosyal Atama Töreni'nde konuşma yaptı

Dünyanın en pahalı savaş jetleri hangileri? İşte dudak uçuklatan fiyatlar