• $8,4716
  • €10,0603
  • 493.523
  • 1413.8
5 Ağustos 2013 Pazartesi

Kriz biter, global büyüme geriler

Global krizden çıkış süreci başlarken son dönemde dünyanın büyümesine önemli katkı yapmış olan gelişen ülkelerin büyümesinde yavaşlama başlaması bekleniyor ve bunun dünyanın bütününün yavaşlamasına neden olacağı düşünülüyor. Aslında IMF verilerine göre 2013 yılı gelişen ülkelerin ilk defa dünya GSYİH sayısının yüzde 50 pay eşiğini aştığı yıl olacak. 1990 öncesinde ise gelişen ülkeler toplam üretimin üçte birini gerçekleştiriyordu. Ama gelecek kötümserlik içeriyor. 
Peterson Enstitüsü’nden A. Subramanian ve M.Kessler tarafından yapılan araştırmaya göre 1960-1990 arasında gelişen ülkelerin sadece yüzde 30’u kişi başına gelirlerini ABD’den daha hızlı artırmakta idi. ABD ekonomisi ile gelişen ülkeler arasındaki kişi başına gelir farkı yılda sadece yüzde 1.5 hızla daralmaktaydı. Ama 1990’lı yıllardan sonra araştırmacılar gelişen ülkelerin yüzde 73 kadarının ABD’den daha hızlı büyüdüğünü ve bunu yılda ortalama yüzde 3.5 hızla yaptığını tespit etmişlerdi. 
Bugün BRIC ülkelerinin büyüme hızları düşmekte. 1992 yılında Çin ve Hindistan dünya nüfusunun yüzde 38 kadarına sahipti ama toplam global üretimin ancak yüzde 7 kadarını üretmekte idi. Ortalama bir Amerikalı ortalama bir Hintli veya Çinli’den 25 kat daha yüksek gelire sahipti. 
Gelişen ülkelerin hamlesi sonrası dünya mal ticareti global GSYİH payı olarak yüzde 16 düzeyinden yüzde 27 düzeyine çıkıyordu. Çin’in payı ise yüzde 11 düzeyine yükseliyordu. 1993-2007 arasında Çin’in ortalama büyüme hızı yüzde 10.5 olurken dış ticarete daha az açık olan Hindistan ABD büyümesinin iki misli olan yüzde 6.5 ortalamayla gelişmekteydi. Bu iki ülke global üretimin içindeki paylarını ikiye katlayarak yüzde 16 düzeyine çıkarmışlardı. 
Ancak bugün gelişen ülkelerin büyüme hızı hızla yeniden yavaşlamakta. Çin yüzde 10.5 düzeyinden yüzde 7.8, Hindistan 10.1 düzeyinden yüzde 5.6 , Rusya yüzde 8.5 ve Brezilya yüzde 6.1 büyüme hızından yüzde 2.5 düzeyine gerilemekte. 2008 yılında dünya büyümesinin yüzde 65 kadarını sağlayan BRIC ülkeleri bugün global büyümenin yüzde elli kadarının biraz altını sağlama durumunda. 
Tabii BRIC kavramını üretmiş olan Goldman Sachs’a göre gelişen ülkeler arasında şimdi, “Next 11” veya kısaca “N11” adı verilen ve içinde Bangladeş, Endonezya, Meksika, Nijerya ve Türkiye’nin de bulunduğu 11 ülke hızlı büyüme potansiyeline sahipler. Ama dünya büyümesine katkıları nüfuslarının çok daha az olması nedeniyle BRIC’lerin zıplaması kadar olmayacak. Diğer taraftan da örneğin Çin’de çalışma yaşındaki nüfus hızla azalmakta, dünya çapında demografik yaşlanma yaşanıyor. 
The Economist dergisi durumu şu sözlerle özetliyor: Med ve cezir ortamında su artarken bütün tekneler yükselir ama sular çekildiği zaman ise “kimin mayosuz yüzdüğü” ortaya çıkar. Sermaye hareketlerinde 2015 civarında beklenen geri çekilme birkaç yıl sonra  kuvvetlenecek. Bu da gelişen ülkelerin BRIC patlamasındakinden daha yavaş büyümesini getirecek. Bu da global büyümeye gelişen ülkelerin kendilerinin de daha yavaş büyümesi ve de daha da az katkı yapması demek olacak. Dünya da böylece büyüme üretmekte zorlanacak deniyor. Bu Türkiye için de geçerli!

<p class='MsoNormal'>CZN lakaplı Burak Özdemir de Antalya'ya giden isimlerden  oldu. Uyarılarına rağ

CZN Burak Özdemir yangına müdahale ederken şov yapmakla suçlandı

Tarihi değiştiren araştırma: Machu Picchu'nun bilinenden daha eski olduğu ortaya çıktı

Kemerköy Termik Santrali'ne yaklasan yangin havadan görüntülendi

Evsel atıklar burada elektrik enerjisine dönüşüyor