• $9,2486
  • €10,8042
  • 530.764
  • 1432.8
22 Nisan 2015 Çarşamba

Çin çöker mi?

Çin ekonomisi 2015 yılının ilk üç ayında bir evvelki yıla göre sadece yüzde 7 büyüme yaşadı. 2015 yılında Çin’in reel büyümesi büyük olasılıkla son 25 yılın en düşük reel büyüme hızı olacak. 30 yıl boyunca global çapta en hızlı büyüyen ekonomi olan Çin ekonomisi için, “çöküş geliyor” diye düşünenler şu anda Batı’da çoğunlukta. Ancak The Economist dergisi farklı düşünenlerin başında geliyor. Finansal krizden bu yana konut ve inşaat sektörü ve fabrika üretimi yavaşlamakta ise de, dergiye göre kötümserlerin dikkat etmediği bazı noktalar var.

Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta Çin’de bir finansal reform yaşandığı. Birincisi Çin’in borçları tamamen kendi parası cinsinden. İkincisi Çin ekonomisi yatırımdan tüketime doğru bir dönüşüm politikasını sessiz ve sakin uygulamakla meşgul. Çin’de hizmet sektörü ise hızla büyümekte . Bu sayede Çin geçen yıl tam 13 milyon kentsel yeni iş yaratmış. Kaldı ki Çin ekonomisi 2007 yılında yüzde 14 büyümüştü ama o zamanki ekonomi bugünkünün yarısı büyüklüğünde idi. Bu nedenle daha büyük bir ekonominin yüzde 7 büyümesi yarısı kadar bir ekonominin yüzde 14 büyümesinden daha önemli diye düşünmek gerekir.

Fon getirisi çok arttı

Ancak Çin’de dikkat edilmesi gereken ve kötümserlerin görmediği esas konu yapılan reformlar. Birincisi finans alanında Çin faizleri kontrol etmeyi ve hudutlarında sermaye giriş ve çıkışını katı bir şekilde engellemeyi bırakmak üzere önlemler almakta. Bilindiği gibi Çin’de sermayenin maliyeti çok düşük tutulmakta idi. Bu da tasarrufçuları kötü etkilemeye başlamıştı. Diğer taraftan ucuz sermaye maliyeti etkinliği zayıf olan kamu şirketlerinin yatırımı aşırı arttırması ile sonuçlanmıştı. Şimdilerde mevduat faizlerinin düşüklüğü önem kaybetti, çünkü mevduat dışı kanallarda fon getirisi çok arttı. Bu kanallar şu anda hane halkı tasarruflarının üçte birini yüksek getirileriyle elde etmekteler. Merkez Bankası Başkanı Zhou Xiaochuan 2015 yılı sonunda faizlerin piyasa bırakılmasının tamamlanmış olacağını söylüyor. Çin sermaye hareketlerinin de yakında serbest bırakılabileceğini vurguluyor. Yabancı şirketlerin ülke parası Yuan cinsinden hasılatlarını ülke dışına taşıması da kolaylaştı. Çin Hükümeti IMF’in Yuan’ı konvertibl bir para olarak kabul etmesinin de 2015 sonunda gündemde olacağını düşünüyor.
İkinci reform adımı olarak ise, yerel yönetimlerin fazla vergi payı elde edemedikleri için arazi satışıyla fon yaratıp yatırım yapmaları konusu da kontrol altına alınmak durumunda . Yerel yönetimlere mali açıda güçlenmeleri için kendilerinin vergi toplamasına izin verilmesi konusu organize ediliyor. Ayrıca yerel yönetimlerin de tahvil ihraç edebilmesi gündeme geliyor, hazırlıklar başladı, tabii bu olgunun risklerinin de kontrolü gerek.

3.6 milyon şirket kuruldu

Üçüncü önemli reform ise bürokrasinin kontrolü ve rüşvet konusunun da şiddetle takibi alanında gerçekleşiyor. Başbakan Li Kegiang 2013 yılından beri bu konunun peşinde. Böylece özel şirketlerin iş hayatı daha kolay hale gelecek. Nitekim geçen yıl, yani 2014 yılında, 2012 yılının iki misli kadar sayıda 3.6 milyon özel şirket kurulmuş.
Tabii liberalizasyon ve sermaye hareketinin serbestleştirilmesi beraberinde bazı riskler getiriyor. Varlık fiyatlarının hızla artması ve dış borçlanmanın da yükselmesi ve sonunda bankacılık krizi gibi riskler var. 1990’lı yıllarda sermaye hareketini serbest bırakan Tayland veya Güney Kore gibi Asya ülkelerinde bankacılık krizleri yaşanmıştı. Bu 1989 yılında yani çok erken konvertibilite ve sermaye hareketi serbestisi getiren Türkiye için de söylenebilir. Bizde 1994 ve 2001 krizleri erken liberalleşme sonrası olmuştu. Ama liberal kelimesinin Çin’deki anlamı tabii ki Türkiye’dekinden farklı olacak. Gene de Çin bu değişiklikleri yavaş ve kontrollü yapmalı!

<p>Osman Kavala Davası'nı yakından takip ediyorlar. Hatta yargı üzerinde baskı oluşturmak için duruş

Osman Kavala'nın elçileri

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor