• $7,3505
  • €8,9432
  • 437.348
  • 1536.11
24 Ağustos 2012 Cuma

Altın ihracatı ve büyüme?

Değerli bir meslektaşımız olan Orhan Karaca ben 13 Ağustos gününe kadar Olimpiyatlarda koştururken ortaya çıkmış olan 'altın ihracatı olmasa idi büyüme düşük olurdu' konulu Fatih Özatay'ın  iddiasını incelemiş. Orhan Fatih Özatay'a katılmıyor. Tezini aşağıya alıyoruz. Ben de değerli bir iktisatçı olan Orhan Karaca ile aynı yönde düşünüyorum. Sorun iktisatçıların muhasebenin çifte kayıt ilkesini unutmaları.
Orhan der ki , 1998 yılı sabit fiyatlarıyla, 2011'in ilk çeyreğinde 18.963 milyon TL hanehalkı tüketimi, 2.519 milyon TL devletin tüketim harcaması, 6.881 milyon TL gayri safi sabit sermaye oluşumu (yatırım harcaması demek oluyor), -7 milyon TL stok değişimi, 5.967 milyon TL mal ve hizmet ihracatı, -8.072 milyon TL de ithalat vardı. Bunların hepsini topladığımızda ortaya 26.251 milyon TL'lik bir reel GSYİH) çıkmıştı. 2012'nin ilk çeyreğinde ise 18.967 milyon TL hanehalkı tüketimi, 2.658 milyon TL devletin tüketim harcaması, 6.994 milyon TL gayri safi sabit sermaye oluşumu, -618 milyon TL stok değişimi, 6.753 milyon TL mal ve hizmet ihracatı, -7.664 milyon TL de ithalat var. Bunların  topladığımızda ortaya 27.089 milyon TL'lik bir reel GSYİH buluyoruz. 2012'nin ilk çeyreğindeki 27.089 milyon TL'lik reel GSYİH'yi 2011'in ilk çeyreğindeki 26.251 milyon TL'lik reel GSYİH'ye oranladığımızda reel büyüme oranı % 3.2 olarak çıkıyor.
Fatih Özatay, 2012'nin ilk çeyreğindeki altın ihracatının 1998 yılı sabit fiyatlarıyla karşılığını 155 milyon TL olarak hesaplamış bulunuyor. Özatay, bu geçici altın ihracatı olmasaydı büyüme ne olurdu sorusunun cevabını, hesapladığı 155 milyon TL'lik altın ihracatını ilk çeyrekteki 6.753 milyon TL'lik mal ve hizmet ihracatından düşerek bulmaya çalışıyor. Bu 155 milyon TL'yi 6.753 milyon TL'den düşerseniz karşınıza 6.598 milyon TL'lik mal ve hizmet ihracatı çıkar. Fatih Özatay, bulduğu bu yeni mal ve hizmet ihracatı tutarını, 18.967 milyon TL'lik hanehalkı tüketimi, 2.658 milyon TL'lik devletin nihai tüketim harcaması, 6.994 milyon TL'lik gayri safi sabit sermaye oluşumu, -618 milyon TL'lik stok değişmesi ve -7.664 milyon TL'lik ithalat ile toplayarak 26.933 milyon TL'lik bir reel GSYİH tutarına ulaşıyor. Bunu da 2011'in ilk çeyreğindeki 26.251 milyon TL'lik reel GSYİH tutarına oranlayıp (26933/26251=1.026), altın ihracatı olmasaydı büyüme % 3.2 değil % 2.6 olacaktı sonucuna varıyor.
 Fatih Özatay ihraç edilen altının nereden geldiğini unutup sanki yurtiçindeki madenlerde üretilmiş gibi hesap yapıyor. 155 milyon TL'lik altın ihracatını mal ve hizmet ihracatından düşerken, diğer kalemlerde bununla ilgili bir ayarlama yapması gerektiğini unutuyor. Bu altın yurtiçindeki madenlerde üretilip ihraç edildiyse elbette böyle bir ayarlama yapmaya gerek yoktu. Fakat bu altının daha önce ithal edilip külçe ve stok olarak depoya konulduğunu biliyoruz. Bu durumda bu altın ihraç edilmeseydi stokta durmaya devam edecekti. O zaman demek ki 2012'nin ilk çeyreğindeki stok değişimi -618 milyon TL değil, -463 milyon TL olacaktı (-618+155=-463). Şimdi elimizde 6.598 milyon TL'lik mal ve hizmet ihracatı yanında stok değişimi için de -463 milyon TL'lik yeni bir rakam var. Bu iki yeni rakamı 18.967 milyon TL'lik hanehalkı tüketimi, 2.658 milyon TL'lik devletin nihai tüketim harcaması, 6.994 milyon TL'lik gayri safi sabit sermaye oluşumu ve -7.664 milyon TL'lik ithalat ile toplayalım. Sonuç en baştaki 2012 ilk çeyrek GSYİH tutarı olan 27.089 milyon TL ile aynı. Bu rakamı 2011'in ilk çeyreğindeki GSYİH'ye oranlıyoruz ve ilginç mi bilmiyoruz ama büyümenin de aynı olduğunu buluyoruz (27089/26251=1.032). Demek ki stoktaki altını ihraç etmeseydik de büyüme değişmeyecekmiş.

KÜLÇE ALTINI KONUŞUYORUZ
İŞİN o paragrafta ulaştığımız sonucu değiştirmeyen başka bir ilginç boyutu daha var. TÜİK'in milli gelirin hesaplanma yöntemleriyle ilgili yayınının 62'nci sayfasında yer alan bilgiye göre, külçe altın (parasal olmayan altın diye geçiyor) milli gelir hesabında sermaye unsuru olarak kabul ediliyor ve gayri safi sabit sermaye oluşumu kalemi içinde yer alan 'kıymetlilerin elde edilişleri eksi elden çıkarılışları' kategorisine işleniyor . Yani şu anda ihracatının büyümeye etkisini tartıştığımız külçe altın ithalat yoluyla geldiğinde normal mal stokuna değil de sermaye stokuna eklenmişti. Şimdi ihraç edilirken de normal mal stokundan değil sermaye stokundan çıkarılıyor. Bu durumda 155 milyon TL'lik altın ihracatını yapılmamış varsaydığımızda ayarlamayı stok değişimi kaleminde değil gayri safi sabit sermaye oluşumu kaleminde yapmamız gerekiyor. 155 milyon TL'lik altın ilk çeyrekte ihraç edilmeseydi sermaye stokunda durmaya devam edecekti. Bu durumda ilk çeyrekteki gayri safi sabit sermaye oluşumu 6.994 milyon TL değil, 7.149 milyon TL olacaktı (6994+155=7149). Şu hesabı bir daha yapalım. Şimdi elimizdeki yeni rakamlar 6.598 milyon TL'lik mal ve hizmet ihracatı ve 7.149 milyon TL'lik gayri safi sabit sermaye oluşumu. Bunları orijinal rakamlar olan 18.967 milyon TL'lik hanehalkı tüketimi, 2.658 milyon TL'lik devletin nihai tüketim harcaması, -618 milyon TL'lik stok değişmesi ve -7.664 milyon TL'lik mal ve hizmet ithalatı ile toplayalım. Sonuç yine ilk baştaki 27.089 milyon TL ile aynı. Sürpriz olmadı değil mi? Bu durumda büyüme de yine %3.2 çıkar.
Not (Deniz Gökçe ) : Tabii burada eğer altının bir kısmı işlenerek mücevher halinde satılsa idi, katma değer artışı gündeme gelecekti. Bu da işin başka bir boyutu ! O da büyümeyi arttırıdı. Ama külçe altını konuşuyoruz !

<p>Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, hükümet krizini aşmak için yarından itibaren parlamentoda temsil

İtalya'da hükümet krizi... Conte gitti, şimdi ne olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ahır yapımı sırasında bulduğu taşların gizeminin çözülmesini istiyor

Diyarbakır'ın ''çılgın projesi''ndeki ilerleme üreticiyi sevindirdi