• $9,5999
  • €11,1771
  • 557.324
  • 1474.19
7 Ağustos 2015 Cuma

Aptal mısınız siz?

Hindistan Merkez Bankası Başkanı Raghuram Rajan, içinde bulunduğumuz dönemi okuyan parlak bir figür. Geçen sene G-20 zirvesinde, başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelere verip veriştiren Rajan, şimdi de ülkesinde hükümetle özellikle maliye bakanlığı ile kapışmış durumda. Hindistan Merkez Bankası, bu yıl büyümeyi desteklemek için üç kez radikal faiz indirimleri yaptı.

Şimdi ise Rajan, enflasyon meselesinin yalnız faiz üzerinden değil-hatta hiç değil- yapısal, başta maliye tarafı olmak üzere, üretimi destekleyici reformlarla çözülebileceğini söylüyor. Rajan, ülkesindeki gelir dağılımı bozukluğuna da tepkili. Geçen sene G-20 zirvesine ABD ve gelişmiş ülke heyetlerine dönerek yaptığı konuşmadaki şu sözleri ile damga vurmuştu: “2008 kriziyle birlikte siz kendinizi kurtarmak için merkez bankalarınızın bilançolarını sorumsuzca büyüttünüz, şimdi toparlanma sinyalleriyle birlikte, aynı sorumsuzlukla, tam tersini yapamazsınız. Eğer bunu yaparsanız, yalnız biz değil siz de bunun altında kalırsınız”
Rajan’ın ekonomide yaptığı bu eleştirinin benzerini Başbakanlığı döneminde Erdoğan, BM için yapmıştı. Gelişmiş ülkeler, BM’de ya da G-20 gibi platformlarda, yakın zamana değin, ekonomik olarak güçlenen Asya ülkelerinin bu tür çıkışlarını münferit sayıyorlar ve bunlar çok dikkate alınmıyordu. Ancak bu, artık Çin ve Hindistan’dan başlayan topyekûn bir itiraza dönüştü. Şimdi ise bu itiraz, çok farklı ekonomik ve siyasi adımla kurumsallaşıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD önderliğinde kurulan ekonomik ve siyasi kurumlar (IMF, Dünya Bankası ve soğuk savaş koşullarında yapılanan BM) işlevlerini ve önemlerini yitiriyorlar.
Bu kurumların yerini BRICS gibi yapılanmaların oluşturduğu kurumlar, Çin’in büyük bir iddiayla kurduğu Asya Altyapı Yatırım Bankası gibi finans oluşumları alıyor.

Fed, faiz ve alternatifi

Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırması bütün gelişmekte olan ülkelerde şimdilerde temel sorun; çünkü gelişmekte olan ülkelerde, sözünü ettiğimiz çıkış başladı ama henüz belirginleşmedi. Ülkeler arasında yerel paralarla ticaret ve buna bağlı ticari anlaşmalar, birlikler henüz doğuş aşamasında. Ancak, gelişmekte olan ülkelerin şimdiki çıkışı, 20. yüzyıldaki siyasi oluşumlarla karşılaştırılmamalıdır. Mesela gelişmekte olan ülkelerin-daha geniş anlamda doğunun- ekonomik ve siyasi olarak bu çıkışı, kesinlikte yeni bir ‘bağlantısızlar hareketi’ olarak anlaşılmamalıdır. Çünkü 1960’lı yılların hemen başında ortaya çıkan ‘bağlantısızlar,’ iki kutuplu bir dünyanın ürettiği ve ABD hegomonyasına Sovyetlere dayanarak karşı çıkan kapalı ekonomiye ve siyasi rejime sahip ülkeler grubuydu. Her ne kadar kendilerini, üçüncü bir kutup olarak tanımlasalar da, devletçi-kapalı bir ulus-devlet modeliyle, Sovyet modelinden niteliksel olarak çok ayrılmıyorlardı. Şimdi ise, gelişmekte olan ülkelerin itirazı, tam aksine, siyasi rejimlerini ve ekonomilerini dışarıya açtıkça mümkün oluyor. Örneğin Çin ve Hindistan ve Türkiye bugün ulaştıklarını ekonomik etkinliğe, ekonomilerini daha fazla dışa açarak geldiler. Böyle olunca Çin ve Hindistan, 21. yüzyılın ilk çeyreği biterken, Batı'nın elinden ekonomik hegemonyayı alacaklar. Ancak, ilk önce gelişmekte olan Asya ve sonra da Kafkasya’dan başlayarak, Ortadoğu, Türkiye ve Doğu Avrupa, bu Doğu-Batı eşitlenmesini yakalayacak.
Bu kaçınılmaz bir süreç, şimdi Batı'nın tek yapacağı bu süreci mümkün olduğunca geciktirmek. Bunun için de yapılacaklar çok belli; tam bu geçiş aşamasında gelişmekte olan ülkelerde siyasi karışıklığı mümkün olduğunca yukarı çekmek ve buralardaki yeni sivil siyasi iradeyi yok etmek ya da geciktirmek.
Peki şu Hindistan Merkez Bankası Başkanı Rajan gibi esmer, şımarık doğulu, kendini bilmezleri nasıl yola sokacaklar; işte bütün mesele bu... Bunun için Mısır darbecisi Sisi’nin Batı basınında gördüğü itibar sizi şaşırtmasın.
Erdoğan çizgisinin ise-Sisi’nin tam aksine- nasıl bir dezenformasyona uğradığını şu günlerde görüyoruz. Ama mesele tabii ki dezenformasyon ve karalama kampanyalarıyla bitmiyor. Ne yazık ki, terör ve iç savaş senaryoları da hızla devreye sokuluyor.
Şimdi Türkiye’de yapmak istediklerini Doğu Avrupa coğrafyasında doksanlı yıllarda, Ortadoğu’da yaklaşık 20 yıldır, Afrika’da bütün bir yüzyıl boyunca yaptıklarını unutmayalım. Peki bu gerçeği görmek ve şu sıra terörden, koalisyon tartışmalarına kadar bütün siyasi gelişmelerin arkasındaki bu dinamiği kavramak çok mu zor? Evet, burayı görmemek bir tür kaçınılmaz aptallık halidir.

Aptallık halleri...

Sloven asıllı filozof Slavoj Zizek, bütün bu zaman diliminde parça parça edilen ülkesinin acısını derinlemesine ifade eden bir yazar. Bu aptallık halini şöyle anlatıyor. “Birbirine zıt iki aptallık hali vardır. Bunlardan ilki, bir durumu mantıksal olarak anlayan ama durumun gizli bağlamsal kurallarını düpedüz gözden kaçıran, jetonu düşmeyen hiper-zeki öznedir. Zizek, bu aptallık hali için Jaroslav Haşek’in iyi kalpli aslan askeri Şvayk’ı örnek verir. Siperlerinden düşman askerlere ateş eden askerleri görünce iki cephe arasındaki sahipsiz toprağa doğru koşup şöyle bağırmaya başlamıştı Şvayk: “ateş etmeyi kesin iki tarafta insanlar var!” Tamam böyle ama ateşi hangi toplumsal, siyasi koşullar doğurmuştur, bu koşulları ortadan kaldırmadan “ateş etmeyin” demek bir nevi aptallık. Ama bu aptallık hali, sonuçta sistemik-“aklıselimle” özdeşleşen ve çıkarları için savaş isteyenlerin tarafında yer alan öteki toplu aptallık hali ile de buluşur. Bu, ikinci ama daha genel aptallık hali, hakim ideolojinin sorgusuz kabulü ile başlar.
Yani Hindistan Merkez Bankası Rajan gibi olmamak, “aklıselim” sana ne diyorsa onu itirazsız yapmak durumu... Mesela bütün bu Doğu yükselişini görmeyip hâlâ Türkiye’nin tek hedefinin AB üyeliği olduğunu savunmak, IMF’nin söylediklerini hala ekonomi-politikası sanmak vb... Koalisyon tartışmalarından teröre kadar her şeye bu açıdan yaklaşmak... Aptal mısınız siz?

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi

Kuraklık nedeniyle Van Gölü'nde yeni adacıklar ortaya çıktı

NBA tarihinin en iyi 75 oyuncusu açıklandı! İşte listede yer alan isimler