• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
26 Temmuz 2015 Pazar

Hayır... Doksanlı yıllara dönmeyeceğiz... Ama bu yeni bir dönem...

SURUÇ katliamı ile başlayan ve sınır ötesi operasyonlarla devam eden gelişmeler, Türkiye için yeni bir dönemin başlangıcı mı? Evet, seçimlerden sonra yaşanılanların yeni bir dönemi bize anlattığını söyleyebiliriz ancak bu, bize göre, kesinlikle geriye gidiş değil, yani açıkçası kimse Türkiye’nin, hem ekonomik hem de siyasi olarak, doksanlı yıllara geri döneceğini sanmasın. Ne Türkiye’nin ne de dünyanın ve bölgenin şartları ilkönce böyle gerici bir restorasyon için uygun değil. O günler geride kaldı... Hiç şüphesiz ki, 28 Şubat sonrasını ve doksanlı yılların karanlığını isteyen kesimler var. Ama yalnız ekonomiye baktığımızda bile bunun imkansız olduğunu görebiliriz.

FED ETKİSİ SINIRLI OLACAK...

Örneğin şu sıralar ABD Merkez Bankası Fed’in faiz artışı sonucu gelişmekte olan ülkelerde doların hızlı değerlenmesine bağlı olarak, tıpkı doksanlı yılların başında olduğu gibi, yeni ama daha kapsamlı bir finansal kriz zinciri bekleyenler var. 1980’lerde-1985 Plaza Anlaşmasına kadar- yükselen ABD doları, emtia fiyatlarını, tıpkı bugünlerde olduğu gibi, aşağıya çekmiş ve başta Latin Amerika olmak üzere, gelişmekte olan ülkeleri krize yaklaştırmıştı. Ancak gerçek kriz, on yıl sonra 1995’de-Ters Plaza Anlaşması ile-gelmişti. Dolar hızlı ve suni bir şekilde değerlenirken sabit kur rejimi uygulayan bir çok gelişmekte olan ülke hızla krizin girdabına kendisini kaptırmıştı. İçlerinde Türkiye’nin de bulunduğu bu ülkeler, tamamen IMF’nin belirlediği para ve maliye politikaların esiri idiler. Sabit kur rejimleri ya da para kurulu uygulamaları ile, hepsi birer ucuz borç ve ithalat cenneti haline gelmişti. Siyaset kurumları da, bu soygun ekonomisinin esiri durumundaydı. Bu açıdan doksanlı yıllardaki siyasetin, Türkiye gibi ülkeler için, ekonomik karşılığı bu sıkışmışlık hali idi.
Şimdi ise, Türkiye ve bir çok gelişmekte olan ülke, bir sömürgeci uygulama olan, para kurulu ya da sabit kur sistemi yerine dalgalı kur rejimi uyguluyor... Dolayısıyla doların hızlı değerlenmesi karşısında piyasa mekanizması savunusuna sahipler. Ancak bunun dışında da, gelişmiş ülkeler kadar güçlü bir banka sistemini geliştirdiler bütün bu süreçte.
Bu açıdan Türkiye’de, hem iç siyasi gelişmelere hem de küresel dinamiklere bağlı olarak yeni bir mali kriz kimse beklemesin.
Tam aksine, Türkiye’nin Suriye ve Irak coğrafyasındaki yeni arayışları Türkiye ekonomisi orta ve uzun vadede sıçratacak arayışlardır. Yeni enerji hatları, Akdeniz’e açılan limanlar ve lojistik ağları, Çin’den gelen yeni ticaret yolları-ki Yeni İpek Yolu’na bağlı orta ve güney koridorlar bunu temelidir- Türkiye’nin Suriye ve Irak coğrafyasında ekonomik olarak mutlaka olmasını gerektiriyor.

DÖRT TEMEL ALANA YENİDEN DÖNECEĞİZ...

Şu gerçeği tekrar edelim; Türkiye, tam şimdi Osmanlı’nın çöküşüyle uzaklaştığı dört temel enerji ve pazar alanına yeniden dönmek zorundadır.
Birinci alan DEAŞ gibi çetelerce işgal edilmeye çalışılan ve temizlenmesi gereken Kuzey Irak petrol kaynaklarıdır. Burası zaten misak-ı millidir. Birinci bölge budur. İkinci bölge, bugün Suriye iç savaşının olduğu Halep-Lazkiye iktisadi çevrimidir. Halep-Lazkiye iktisadi çevrimi, bütün Akdeniz’i denetleyen, Mezopotamya ticaret çevrimini denetleyen, eski İpek Yolu’nun üzerindeki en önemli iktisadi alanlardan bir tanesidir. 20. yüzyılın başı itibariyle, Osmanlı’nın bu bölgeyle de bağlantısı kesiliyor. Halep-Lazkiye olmadan yeni büyük bir iktisadi çevrim oluşturamazsınız. Üçüncü büyük alan Hazar-Kafkasya petrol kaynaklarının olduğu büyük bölgedir. Osmanlı’nın burayla da ilgisi kesiliyor. Dördüncü alan Akdeniz-Doğu Avrupa alanlarıdır, Osmanlı’nın burayla da ilişkisi, aynı zaman diliminde, kesiliyor. Lozan da bütün bu teslimiyetin meşrulaştırılması idi.
Şimdi yeni dönemi buraya bakmadan anlatamayız.
Sonuç olarak, doksanlı yıllara dönmeyeceğiz, doksanlı yıllardaki gibi bir kriz de olmayacak. Ama 20. yüzyılın başındaki gibi de davranmayacağız.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı

Bozuk parayla öyle bir şey yaptı ki görenleri hayrete düşürdü