• $7,483
  • €9,0434
  • 441.88
  • 1524.49
15 Aralık 2011 Perşembe

Bilimden elinizi çekseniz

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Kepler uydusu, Voyager, derken CERN'deki büyük deney. Bilim aleminde heyecan verici işler olup dururken Türkiye'de melelerin Diyanet'te görevlendirilmeleri gündeme geldi ya... 'Tam Yılmaz Özdil'lik,' dediydim kendi kendime, 'memleketin diplomalı cahillerinin ezberinde altyapı da hazır nasılsa. Yazanın da, okuyanın da düşünmesine ihtiyaç olmayan, 'alem Ay'a biz yaya' kıvamında bir yazı düşer artık.'
Şöyle bir ezberden söz ediyorum: 1950'den sonra dindarlara fazla yüz verildi. Din ile bilim bir arada olamayacağından, bilim ihmal edildi. Zayıflığımız, yoksulluğumuz, hep bu yüzden.
Hal sahiden böyle mi? Bir de bilimsel gözle baksak...
***
Dindar kafada bilim olamasa, Newton'da hiç olmazdı. Newton'un motivasyonu, Tanrı'nın mevcudiyetini ispatlamaktan ibaretti. Yazdıklarının yüzde doksanı teoloji üzerineydi. Newton'dan öncesine bakmıyorum bile. Uzun süre, neredeyse sadece kilisenin çatısı altında bilim yapıldı.
Fiziğin ikinci büyük adımının müellifi olan Maxwell, çağdaşı olan Darwin'den nefret ederdi. Çünkü has ve hassas bir mümindi, Darwin'i kafir olarak görürdü. Filan.
Son kırk yılda bilim insanlarının arasında dindarların oranı geriledi. Belki toplumun kalanından daha hızla... Ama yarıdan fazlası hala, şu veya biçimde, inançlı olduklarını söylüyorlar.
***
Bilim ile güç arasında sahici bir korelasyon var. Yani bilim yapan toplumlar, genellikle, güçlü toplumlar. Ama sebep-sonuç ilişkisi, ilk anda akla geliverenin tersine. Güçlü ve zengin toplumlar bilim yapar. Çünkü bilim, ancak onların finanse edebileceği, pahalı bir meşgaledir.
Cengiz'in ve Timur'un yanında da bir yığın bilim insanı vardı. Rakiplerini bir biçimde dize getiren, gücü sayesinde zenginleşti. Zenginliğin bir bölümü, bilime harcandı.
İspanya ve Portekiz'i istisna olarak görebiliriz. Zannettiğiniz manada değil. Onlar da bilimsiz güçlenip zenginleştiler. Ama sonra, tarihteki genel eğilimin tersine, bilime yüz vermediler. Sonra kaybettiler. Bilime yüz vermediklerinden değil. Çünkü onları yenen İngilizlerin de bilimle işleri yoktu o döneme kadar. Sonra oldu.
Tarihte, önce bilim yapıp sonra bu sayede güçlenen, zengin olan yok.
***
Türkiye'de 1950'den sonra, 'sağcı' iktidarlar, evet, bilime layık olduğu önemi vermediler. Ama 1950'den öncesi daha vahimdi. Bu da, yukarıda işaret ettiğim sebeple, ayıp filan değil. Çünkü Türkiye yoksuldu. Hala, dişe dokunur bilim yapmak için gerektiği kadar zengin değiliz.
Ama Türkiye'de mesele sadece yoksulluk değil. Bilimden, bilimsel düşünceden, bilimin metodolojisinden nasibi olmayan, ama memlekette bir yerlere gelebilmek için bilimden yana görünmek gerektiğini her nasılsa hissetmiş birileri, kendi ucube dinlerine bilim adını verdiler.
Onların dini kayırıldığından, köşe yazarı olabildiler mesela. Müsteşar, YÖK Başkanı, ama en çok da profesör oldular. Yan yana gördükleri şeylerin hep birini ötekinin sebebi, kendilerine şık görünen her sebep-sonuç bağlantısını bilim zannediyorlar. İşleri soru sormak ama cevap ezberliyorlar. Sonra? Bu kafadan bilim çıkmıyor. Memleketteki çoraklıktan, her nasılsa dağdaki çobanın inancı mesul oluyor.
***
Bilim meşakkatli iş, kafaya şapkayı geçirivermek gibi değil. Öyle aklınıza nadiren bir şey geliyor diye, aklınıza her nasılsa geliveren şeylere iltimas geçmez. Bilimsel olarak zırva olan şey, her saat kırk defa tekrarlasanız, mesela Cumhuriyet Mitinglerinde yüz binlerce kişi koro halinde haykırsanız, sizin seçtiğiniz siyasi kampa sempati duyan herkese yüz elli yıl boyunca ezberletseniz de, zırva olarak kalır. Öyle katı, öyle acımasızdır bilim. 'Ama ben sendenim' desen de yumuşamaz.
Yine de iyi şeydir. Güçlü ve zengin olmayı sağlamaz ama çok iyi şeydir. Hayatın adanabileceği, bence, en saygıdeğer faaliyettir. Herkes bilim yapamayabilir ama meselelere bilimsel bir perspektifle baksa, zannediyorum ki, iyi olur.
Bilimi kendi küçük hesaplarına alet edip kötü yola düşürmek ise fenadır. Bilim hepimize lazım.

<p>Beşiktaş TEM Otoyolu FSM Köprüsü istikametinde sivil polis aracı yol ayrımında sabit bekleyen tra

Beşiktaş'ta polis araçları kaza yaptı! Yaralı polisler var...

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş şampiyonluğa inanmış

Fenerbahçe'nin ardından Galatasaray... Beşiktaş'ta yüzler gülüyor