• $7,4676
  • €9,0743
  • 441.694
  • 1565.01
08 Aralık 2011 Perşembe

Gezegen

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Michio Kaku, kitaplarının birinde, sicim teorisi konusundaki çalışmaların günün birinde çok işe yarayacağını ima etmişti. Gün gelecek, kainatın başından bu yana açılmakta olan dört boyut bir gün kapanmaya, kapanmakta olan altı boyut ise açılmaya başlayacaktı. İşte tam o sırada, medeniyetimizi açılmaya başlayan boyutlara kaçırmak gerekecekti. Kaku ta o günleri düşünüyordu yani.
Şaka gibi.
Yarın bir savaş çıkar mı? Çıkarsa nükleer silahlar kullanılır mı? Kullanılırsa bütün insanlık, hatta belki bütün canlılık yok olmadan durulabilir mi? Bilmiyoruz. Haydi biz akıllı davrandık, kendimizi yok etmedik diyelim -ki ben ümitliyim- ama yeryüzüne çarpacak meteorların, buzul çağlarının, daha nice tabii felaketin üstesinden gelip gelemeyeceğimiz de meçhul.
Bütün bunları atlatacağız. Birkaç milyar yıl sonra Güneş ömrünü tamamlamadan hemen önce başka bir gezegene taşınacağız. Sonra o gezegenin güneşi de ölecek, haydi başka bir gezegene... Ta neden sonra Kaku'nun korktuğu şey başımıza gelecek. O da ancak, kainat sahiden de Kaku'nun -ve sicim teorisinin bazı varyantlarının- iddia ettiği gibi on boyutluysa, sahiden de bu boyutların dördü açılırken altısı kapanıyorsa, sahiden de gün gelip bu süreç tersine dönecekse...
***
Kepler uydusu, 600 ışık yılı uzakta, dünyaya çok benzeyen bir gezegen daha bulmuş. Bundan önceki, bugüne kadar bulunmuş dünyaya en benzeyen gezegendi. Şimdiki onu tahtından etti. Birkaç ay, bilemediniz birkaç yıllığına... Sonra, biraz daha uzakta, dünyaya daha çok benzeyen bir başkası bulunacak.
Ne demiş programda görevli bilim adamlarından Douglas Hudgins, yeni bulunan gezegen hakkındaki açıklamayı yaparken? Bu buluş NASA'nın bilim misyonunun önemini göstermeyi sürdürüyormuş. Zımnen söylenen, yarın bu dünyadan kaçmamız gerekirse kaçabileceğimiz yerleri bu çalışmalar sayesinde buluyoruz. Yani, aman ha, 'bu krizde bütün bu zırvalıklar için bu kadar para harcamaya ne lüzum var' filan gibi düşünceler düşmesin aklınıza. Yoksa ne kadar çok Hudgins işsiz kalır, biliyor musunuz?
***
28 Şubat bin yıl yaşayacaktı ya... Bırakın bin yılı, bin ayı, bin hafta bile yaşamadı. 28 Şubat'ı yapanlar sahiden de onun bin yıl yaşayacağını zannediyorlar mıydı, bilemem. Ama hiçbir şeyin bin yıl filan yaşamayacağını biliyorum. Bugün çok değişmez görünen şeylerin büyük bölümünün, hatta on yıl bile yaşamayacağından eminim. 28 Şubat dönemindeki gazeteleri, ruh durumunuzu filan hatırlamaya çalışın. Eğer hatırlayabilirseniz ne demek istediğimi anlayacaksanız. Eğer hatırlamak zor geliyorsa... Aha işte tam da onu demek istiyorum.
Son bulunan gezegen iki ay sonra hiçbir mana taşımayacak mesela. Eğer tabii şimdi sahiden bir mana taşıyorsa... Ondan da emin değilim yani. Matematiksel bir cambazlıktan ibaret hale gelmiş olan sicim teorisinin de yirmi yıl filan yaşayacağını zannetmiyorum.
***
Bilim güzel şey. Kakuların spekülasyon yapması, NASA'nın uzayda sondaj yapması, nötrinoların ışıkla yarıştırılması filan hep heyecan verici şeyler. Mesele şu ki, bunları yapanların kendi meraklarını tatmin etmekten başka endişeleri yok. Zaten olmamalı. Onlar hepimizin adına merak ediyorlar. Merak elzem bir şey ve biz, hanidir, yeterince merak etmiyoruz. Kakular, Hudginseler bizim eksiğimizi kapatıyorlar.
Kendi meraklarını tatmin etmekten başka kaygısı olmayan insanlar, neden 'bütün bu pahalı işleri, bir gün hepimizin şu işine yarasın diye yapıyoruz' yalanını söylüyorlar? Harcadıkları kaynaklara göz koyarız, ucuz heveslerimiz için çarçur ederiz diye korkuyorlar. Tamam, anlaşılır.
Ama böylelikle, öngörülebilir bir neticeyi almak için yapılmadığında, hiçbir işin kıymeti olmadığı kanaati de pekişiyor. Bize denmiş oluyor ki, fizik, çok ilerde bu dünyadan kaçmamız gerektiğinde filan lazım olacak. Ancak bu lüzumu yüzünden kıymetli. Bunlar birikiyor, içimize işliyor. Her şeyi netice odaklı değerlendirmeye başlıyoruz. Bu hale geldiğimiz için, bilim bile bize netice odaklı olarak pazarlanıyor. Süreç kendini besliyor yani.
Bu kadar netice odaklı kafalarla bir hayat yaşanabilir mi? Ölünür ancak.

<p><span>Facebook'un Türkiye ile ilgili temsilcilik açma kararını ve Türkiye ile ilgili kullanmış ol

'Facebook'un dili tehditkar bir dildir'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Zehir tacirlerine şafak baskını! 6 İlde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi

Edirne Müftülüğünde meydana gelen yangında ahşap bina kullanılamaz hale geldi