• $ 5,7477
  • € 6,3537
  • 279.031
  • 100237
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Cameron’un son harikası: Alita

‘The Terminator’, ‘Titanic’ ve ‘Avatar’ filmlerinin yönetmeni James Cameron’un vizyoner yapımcı-hikâye anlatıcısı kimliği ile Robert Rodriguez imzasının birleşimi ‘Alita: Savaş Meleği’ yüksek dozda aksiyon ve heyecan vaadiyle haftanın en iyi filmlerinden…

Yukito Kishiro’nun 90’lı yılların başında kendi çizip kaleme aldığı Japon siberpunk manga serisi ‘Battle Angel Alita’nın sinema uyarlaması olan film, James Cameron’un 20 yıllık hayalini izleyiciyle buluşturuyor. Amerikan sinemasının Japon manga serilerine olan ilgisi yeni bir keşif değil… 2009 yapımı ‘Dragon Ball’ talihsiz bir manga uyarlaması iken, başrolünde Scarlett Johansson’ın yer aldığı ‘Kabuktaki Hayalet’ (Ghost in the Shell) orijinal hikâyeyi sinemanın uçsuz bucaksız görselliğiyle harmanlayarak adeta bir görsel efekt banyosu yaptırmıştı. Şimdi ise oyuncunun giydiği kıyafete, yüzüne, vücuduna iliştirilen özel sensörlerle her bir hareketinden motion-capture tekniğiyle yaratılan ‘Alita’ filmi ile bir illüstrasyonun beyazperdede hayat buluşunu izliyoruz. Konusuna gelince, post-apokaliptik dünyada geçen hikâye sayborgları tedavi eden doktor Dyson Ido’nun Iron City’nin hurdalıklarında bulduğu genç sayborg Alita’yı tamir edip koruması altına almasıyla başlıyor. Zengin ve soyluların yaşadığı Zalem’in gecekondusu olan Iron City’nin tehlikeli sokaklarında ölümcül dövüş yeteneğinin farkına varan Alita, yeni hayatının güvenli sularında yüzmektense hatırlayamadığı kimliğinin ve geçmişinin peşine düşüyor.

Nefes kesen aksiyon

Senaryosunu James Cameron’un kaleme aldığı ‘Alita’da, gelecek distopyası ve şehirleşmesi yakın dönemde izlediğimiz ‘Mortal Engines’ ve ‘Ready Player One’ filmlerinden oldukça tanıdık gelecek bir görsellikle betimleniyor. CGI efektlerinin marifeti olan nefes kesici aksiyon sahneleri ve ara ara yerinizden hoplatacak heyecan dalgaları dışında filmde oyunculuklar açısından akılda kalıcı performanslar göremiyoruz. Christoph Waltz, Jennifer Connelly, Mahershala Ali, Keean Johnson ve Alita performansıyla Rosa Salazar’dan oluşan kadrodan, özellikle baba figürünün yansıması Doktor Ido rolünde Christoph Waltz ile genç aktör Keean Johnson’ın oyunculuklarının daha çok öne çıktığını söyleyebiliriz. Tek başına bir savaş makinesine dönüşse de kalben bir genç kız olan Alita’nın Hugo ile yakınlaşması yüzeysel bir genç kız romantizmi ile verilse de kendi adıma filmle ilgili tek hayal kırıklığım, Alita’nın kimliğini buluşu üzerine beklediğim felsefik açılımı yapmadan filmin sona ermesi. Tüm bunlarla birlikte yine de ‘Alita’, etkileyici görsel dünyası ve üst düzey aksiyonuyla soluksuz izlenebilecek iki saat vaat ediyor.

Van Gogh’un gözünden

Bu haftanın diğer öne çıkan filmi, Julian Schnabel’in yönetmenliğini yaptığı ünlü ressam Vincent van Gogh’un yaşamının son zamanlarını konu alan ‘Van Gogh: Sonsuzluğun Kapısında’ (At Eternity’s Gate). Başrolde yer alan Willem Dafoe, 37 yaşında hayatını kaybeden ressamın duygu dünyasını, inanışlarını ve yalnızlığını tereddütte bırakmayacak bir inandırıcılıkla canlandırıyor. Öyle ki hayat verdiği karakterle arasındaki yaş farkını bir an bile hissetmiyoruz. Film, standart bir biyografi olmaktan ziyade Van Gogh’un gözünden gökyüzünün, ışığın, doğanın nasıl görüldüğünü, daha doğrusu hissedildiğini anlatmaya çalışıyor ve sanatın ortaya çıkışı hakkında çok konuşmadan çok şey anlatıyor.

Derya Canan Süter Diğer Yazıları

Bir onur meselesi

01.02.2019

Soğuk Savaş

21.12.2018

<p>Demre ilçesine bağlı Üçağız Mahallesi´nin bir bölümünü oluşturan Kaleköy´de oturan öğrenciler, ul

Tekneyle Okula Giden Öğrencilerin Huzur Veren Yolculuğu

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan TEKNOFEST'i ziyaret etti

ABD'de asparagas davet yüzlerce kişiyi harekete geçirdi