• $32,4906
  • €34,708
  • 2477.75
  • 9530.47
1 Şubat 2022 Salı

Türkiye'nin sanatla imtihanı

Bugün Türkiye'de farklı toplumsal kesimler arasında 'kültür savaşı' yaşandığına dair yaygın ancak ispatlanmamış bir kanaat var. Özellikle kutuplaşma tartışmaları çerçevesinde Türkiye'de birbirinden uzak ve kopuk 'iki kültürün' olduğu sıklıkla dile getiriliyor. Yaşam tarzı etrafında semboller üzerinden yürüyen bu tartışmalara ek ve tamamlayıcı olarak yerli ve Batılı, geleneksel ve çağdaş, yerel ve küresel, Milli ve evrensel kültür kelimelerinin de kültür savaşının besleyicileri olduğunu görmekteyiz.

Günün sonunda Türkiye'de kültürle ilgili bu tartışmaların muğlaklığını ve çelişkilerini kamusal kültür politikalarında ve uygulamalarında görmek mümkündür. Bu çelişkiler ve karmaşa Türkiye'de neden tutarlı, sürdürülebilir ve uygulanabilir bir kültür politikasının olmadığını göstermektedir.

Bu satırlar, İlim Kültür Eğitim Vakfı(İLKE) tarafından yayınlanan 'Geleceğin Türkiyesinde Kültür Politikları' raporundan...

Daha önce ekonomi, eğitim, dış politika gibi konular üzerine de rapor yayınlayan İLKE bu kez, kültür ve sanatla ile ilgili tartışmaları, kavramları, politikaları masaya yatırıyor.

Kültürel eğilimler, sorunlar ve çözüm önerilerinin yer aldığı rapor Lütfi Sunar, Osman Ülker ve Firdevs Bulut Kartal tarafından hazırlanmış.

Ülkemizde kültür alanı gittikçe tartışmalı bir hal alıyor. Kültürün uzlaşı alanı olması gerekirken hep ideolojik çatışma alanı bağlamında tartışılması zaman ve enerji israfından başka bir şey değil.

Türkiye'de kültür ve sanatın Batılılaşmaya açılan kapı olarak görüldüğü, bu alandaki değişimlerin sorgulanmadan kabul edilmesinin beklendiği dönemler oldu. Toplumu pasifleştirmeye yönelen bu tepeden inmeci (tek parti dönemi) kalıntısı zihniyetin tezahürlerine günümüzde de rastlıyoruz.

'Falanca partiyi destekleyen sanatçılar yalakadır, filanca partiye oy veren memurlar yandaştır' söylemi (bugün hala) muhalefetin diliyle tedavülde tutuluyor.

Bakmayın bu sayıklamalara, kültür ve sanat meselesi bu sığ bakıştan çok daha ötede ve derinde...

İLKE'nin raporunda ele alınan meselelerden biri de 'kültürel iktidar' konusu.

Zaman zaman kamuoyuna da yansıyan bu tartışma iki tarafı keskin bıçak gibi...

Mesela, günümüzde hükümetin kültürel iktidar kuramadığını söylemek, böyle bir şeyin mümkün olduğunu ya da olabileceğini kabul etmek anlamına da gelir.

Devletten böyle bir şey yapmasını beklemek, her iktidarın kendi ideolojisini topluma dayatma güdüsünün önünü açmaz mı?

Üstelik geçmişte, (tek parti döneminde) tepeden inme, devlet eliyle kurulmak istenen kültürel iktidarın sancıları toplumsal hafızamızda yankılanıp duruyorken...

'Müstakil bir Kültür Bakanlığı kurulmalı ve kültür politikaları siyasi çekişmelerin ve ideolojilerin üstünde bir mesele olarak ele alınmalıdır' görüşüne de yer verilen raporda, devletin kültür konusunda düzenleyici, destekleyici, demokratik konumuna dikkat çekiliyor.

Raporda İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) gibi bazı oluşumların, Batılı sanatların hakimiyetini öngören genel elitist yaklaşımların bir tezahürü olarak, 'küresel sanat' iddialarının sadece Avrupa sanatı ile sınırlı kalışına vurgu yapılıyor.

Elitist sanat demişken Devlet Opera ve Balesi'ni anmadan geçmek olmaz!

Türkiye'de opera ve bale adeta çağdaşlaşmanın bir sembolü olarak dayatılmaya çalışılsa da memlekette opera ve bale izleyenlerin sayısı üç-beş bin kişiyi geçemiyor.

Dolayısıyla opera ve kültürlenme (çağdaşlaşma) ile doğrudan ilişki kuran çevreler, kasım kasım kasılan 'elitistler' dahil, dönüp önce kendilerine baksınlar; opera salonlarını boş, aryaları öksüz bırakmasınlar!

Özel sektörün yatırım yapmadığı opera balenin bütün yükü de devletin omuzlarına yüklenmiş durumda üstelik...

Mevzu geniş ve derin...

Kültür ekonomisinden eğitimine, festivallerden müzik sektörüne, müzelerden güzel sanatlara kadar İLKE'nin raporu bir hayli detaylı; kültür meselelerine kafa yoran herkesin okumasını tavsiye ederim.

<p>Bakan Tekin: (Öğretmen atamaları) 'Değerlendirme yapacağız. Belli bir sayı yok'</p><p>(Sözleşmeli

Bakan Tekin'den öğretmen atamalarına ilişkin açıklama

Türkiye'de il olmaya aday ilçeler belli oldu! İstanbul'dan üç ilçe var

Karadeniz'in peştamalını dünyaya tanıttı

Antalya'daki teleferik kazasının enkazı havadan görüntülendi: Facianın boyutu gözler önüne serildi