• $ 6,1633
  • € 6,7295
  • 323.911
  • 115171
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Atatürk'ü anlamak!

Her 10 Kasım’da Atatürk’ü anma programları düzenlenir; şüphesiz bu gelenek Milli Mücadele’nin lideri, Cumhuriyetin Kurucusunu hatırlamak, ona duyulan saygıyı ifade etmek bakımından önemli bir vefa göstergesidir. Gazi Paşa’yı anmak kadar onun tarihsel misyonunu kavramak, onun mücadelesini anlamak da önemlidir, hatta bugün yaşadığımız sorunlar bu tarihsellik içerisinde değerlendirildiğinde Atatürk’ün takip ettiği strateji ve Batı’yla ilişkilerin değerlendirilmesi daha farklı bir anlam kazanacaktır.

Gazi Paşa’nın Milli Mücadele ve sonrasında takip ettiği stratejinin belli başlı hususiyetleri vardır. Bunlardan birincisi; Batı emperyalizminin Türkiye’yi sömürgeleştirme veya parçalama anlayışına karşı yürütülen bağımsızlık mücadelesinde bulunmaktadır. İkincisi; Türkiye’nin Batı’yla ilişkilerinde dengeli bir siyaset takip ederek, Batı’nın gücünü dengeleyecek işbirlikleriyle ülkenin güçlenmesi için zaman kazanmak, bir anlamda bağımsızlığı tahkim edecek ekonomik gelişmeyi gerçekleştirmektir. Üçüncüsü, imparatorluk bakiyesi etnik ya da dinsel farklılıkları kültürel olarak üst bir idealde/yapıda, siyasal olarak yurttaşlık ekseninde bütünleştirmektir. Bu stratejiyi anlamadan Gazi’yi anlamak mümkün müdür?

TARİHİN İRONİSİ

Bu stratejinin dayandığı dünya görüşünün genel adının milliyetçilik olduğunu, bunun da siyasal birlik olarak milletin varlığına dayanmak ve ülkenin bağımsızlığını savunmak anlamına geldiğini ilk adımda belirtmek gerekir. Bu dünya görüşünün siyasal boyutu ise kaçınılmaz olarak ‘hâkimiyet-i milliye’ yani millet egemenliği fikridir. Bu anlayışın temelinde ise bir tarih bilinci ve ortak kültürel birikim vardır. Her 10 Kasım’da, Atatürk’ten söz edenlerden bazılarının basmakalıp laflardan öteye geçemeyen konuşmalarına bakınca, kaçınılmaz olarak Gazi’nin ne kadar anlaşıldığı sorusu gündeme gelecektir.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ‘Atatürk’ü anlamak’ konusunda bir konuşma yapmış. Bu hususta en çok çaba göstermesi gerekenlerin başında CHP’lilerin geldiği açıktır; çünkü Atatürk’ün kurduğu bu partinin, onun dünya görüşünü anlamasının gerekliliği tartışılmayacak bir konudur fakat Gazi Paşa’yı anlamakta en fazla sorun yaşanan yerin bu parti ve çevresi olduğunu görmek oldukça düşündürücüdür. Yoksa tarihsel ironi dedikleri bu mudur?

BAĞIMSIZLIK KAHRAMANI

Bırakınız Gazi’nin dünya görüşüne karşı olanları, farklı birçok fraksiyondan farklı görüşlerinden birçok kimsenin bir araya geldikleri yerin CHP olmasını, onun kurduğu Cumhuriyeti ‘TC’ diye düşman ilan eden, yabancı istihbarat servislerinin örgütlediği bir cinayet örgütü olan PKK/PYD’nin siyasi uzantısı olan bir partiyle Meclis de dâhil birçok zeminde yan yana gelmesi nasıl bir iştir.

ABD’nin binlerce TIR silah desteği verdiği, emperyalistlerin birkaç yüz dolara kiraladığı katillerin Türkiye’nin bağımsızlığına karşı yürütülen operasyonda yer aldığı açıkça ortadayken, Atatürk’ün Cumhuriyetine karşı yürütülen bu saldırılara karşı açık yalın bağımsızlıkçı tavır geliştirememek nasıl bir çelişkidir! Atatürk’ü anlamak içinden geçtiğimiz günlerde daha da önem kazanmıştır. ‘Atatürkçülüğü’ Batı emperyalizminin gölgesine sığınmak olarak görenlerle, onun bağımsızlıkçı, anti emperyalist, milli hakimiyetçi tavrını savunmanın ayrıştığı bir tarihten geçiyoruz.

<p>Başkan Erdoğan: Libya’da ülkemizin ne yapmaya çalıştığını anlamamış bir kişinin bu konuda s

Başkan Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na Libya eleştirisi

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Uzmanlar dikkat çekti! Düzensiz ve asimetrik benler riskli

Her şey bir fotoğraf için... Tüm riskleri göze aldılar!