• $13,6295
  • €15,2124
  • 787.99
  • 1997.69
21 Şubat 2013 Perşembe

Çözüm ararken

Çoğunlukla unuttuğu şudur: Her sorun çözümü, yeni sorunlar çıkarır karşımıza. Şimdi ülkemizde yıllardır dökülen kanı durdurmaya yönelik büyük bir çaba var. İktidar böyle bir çabanın başını çekiyor. "İmralı anlaşmaya hazır, durum çok uygun barışa" diyorlar. BDP de bu barışa katkı sunmak istiyor. Bir an önce anayasa değişecek, gerekli yasal, siyasal dönüşümler gerçekleştirilecek ve barış gelecektir.
Şu an diğer iki muhalefet partisi de barıştan yanadır elbette. Kuşkuları var: Süreç nasıl işliyor, nasıl işleyecek; bu, kapalıdır kamuya. Nasıl bir pazarlık yapılmaktadır? Ne gibi ödünler karşılığı, ne gibi kararlar alınmakta ve kamuoyu nasıl yönlendirilmektedir? İktidara duyulan güvensizlik yazık ki iktidarın dikkatsiz, saldırgan konuşmalarıyla daha da artmaktadır. "Milliyetçiliği" çiğneyen bir tavırla çözüm aranacağı düşünülüyor. Bu tavır, bu tür konuşma biçimi çözüm arayışında çok talihsiz bir çıkıştır. Daha önceki "açılım" hamlesinde de buna benzer, tarafların duyarlığına duyarsız kalan söz ve davranışlarla açılımı kapanım haline getirmişlerdi. Unutmayalım, bir beyin ameliyatı kör testereyle olmaz. İnceliklerle düşünmek davranmak gerekir.
Kabalık ve acelecilik sürüyor. Çözümün getireceği ağır sorunları önceden düşünmek gerekir. Çözüm süreci İmralı'yla anlaşınca ne başlar ne de tamamlanır. Geri kalan yüzde elliyi yine yok sayıyor iktidar. Böylesi bir sözde çözüm ağır sorunlar getirir.

DİKTATÖRLÜK MÜ GELİYOR?

Diğer yüzde ellinin endişesi bu. Bu yüzde ellinin önemli bir bölümü bu dayatmanın dış kaynaklı olduğunu düşünüyor. Bağımsızlığını yitirmiş ve diktatör eline düşmüş bir Türkiye'de yaşayacaklarını düşünüyorlar. Bu korkuya, bu endişeye iktidar duyarsız kalıyor.

TÜRK SÖZÜ KALKACAK MI?

Diğer yüzde ellinin endişesi bu. Türk bayrağı diyemeyecek  miyiz? Türk ordusu, Türk lokumu, Türk kahvesi... Başbakanımız milliyetçiliği çiğnerken, Cumhuriyetin kuruluşunda tüm Türkiye halklarının adı olduğu söylenen Türk'ü de mi çiğneyecektir? Kürt kardeşim "Kürt'üm ben, Kürtlük kimliğimdir" deyince milliyetçi mi olacaktır? Milliyetler çiğnenerek barış sağlanmaz. Milliyetlerimizle bir arada yaşarız. Belli bir milliyete sahip olarak barışı sağlayacağız. Kürt kardeşim anadiliyle kavrayacak dünyayı, bu ülkede yaşadığı için Türkçe'yi de öğrenecek. Yazacağı şiirler, söyleyeceği türkülerle kendi dilini bize sevdirecek, öğretecek.
Ne Kürt Kürtlüğünü silecek ne de Türk Türklüğünü. Geçmişte yapılan yanlışlardan ders alınarak, Kürt kardeşlerimiz üzerindeki baskılar kalkacak elbette. Türkiye halkına Türk denir sözü, ekonomik sorunlarını çözmüş, baskılardan arınmış, anadiliyle var olabilen Türkiye halkına itici gelmeyecek.
Milliyetçilik çiğnenmeyecek. Bizi bir arada yaşatan ortak bir gök kubbemiz olacak. Herkes kendi milliyetiyle bu ülkenin vatandaşı olacak.

EGEMEN YÜZDE ELLİ BİLİME VE İÇKİYE KARIŞIYOR

Bilimden sorumlu bakanımız Darwin konusunda bizi uyarıyor. Hakkı yok. Yıllar öncesi TÜBİTAK'ında da yaşadım bunu. Bilim ve Teknik dergisinde Darwin'le ilgili yazıyı engellemeye çalışmışlardı. Bu, demokrasiden, özgürlükten söz eden iktidara yakışmıyor. Darwin'i eleştirebilirsiniz elbette ama bilimsel dayanaklarla. Dinle bilimi birbirine karıştırdığınızda bu ülkeye büyük bir kötülük etmiş olursunuz. 2071'de bu tavrınızın nelere yol açtığını acıyla görürsünüz.  
İçkiyi sinsi sinsi engellemeye çalışacağınıza yiğitçe çıkın yasak deyin. Anayasaya madde de koyabilirsiniz.
Demokrat olmak istiyorsanız, şu an demokrat olamadığınızı kabul edin.

<p> </p>

Kamu işçisinin maaşı ne kadar artacak?

Polisleri şaşkına çeviren suçluların ilginç fotoğrafları

dünyanın en zor testi olduğu iddia edilen dikkat testi! Sosyal medyayı salladı

Limonu mikrodalgada 20 saniye ısıtırsanız... Bakın nasıl bir etkisi var