• $13,4584
  • €15,3333
  • 770.654
  • 1857.4
24 Ocak 2013 Perşembe

Demokraside şiirle akıl

Her şeyin şiiri var. Her insan bir şiir, görebilirseniz. Her kurum bir anlamıyla akla sahip. Var olma becerisine katkısı bulunan bir düşünme biçimi, sahip olduğu insani değerlerinin dayandığı ilkeleri, amaçları var. Örneğin gazetemizin de bir aklı, bir şiiri var.
Şairini sevgili İsmail Küçükkaya’ya sormalı. Kaç kez söyledim yine de söylerim: Şiiri kaçmış bir dünya, şiiri kurumuş bir ülke. Birbirimize söylediğimiz, geri alınması son derece zor sözlerle yaşayabileceğimiz şiirsel güzellikleri öldürmekteyiz. Muhalefetin de iktidarın da birbirlerine söyledikleri, zaman zaman tehdide, hakarete varan sözlerle birarada yaşama olanağını katletmekle kalmıyor, hep birlikte yaşarken tohumlarını atabileceğimiz şiir güllerini de yok ediyoruz. Siyaset aklına gelen her sözü fütursuzca söyleyeceğiniz, sonradan bu sözlerinizden
pişmanlık duymak bir yana, onları unutturmaya çalışacağınız bir etkinlik olmamalı, demokratik bir iklim oluşturmak istiyorsak.
Siyaset salt eylemlerden oluşmaz, sözlerimizin de, sadece söz olarak alınsalar bile, bir etki güçleri, eylem güçleri vardır. Bu ülkenin dirliğini yalnızca oy alacağınızı düşündüğünüz insanların oturduğu tribünlere oynayarak sağlayamazsınız. 'Ulusalcılar bizden bir şey beklemesin' ne demek?
***
Başbakanımız onların da başbakanı değil mi? Kürtçü, Türkçü, Irkçı, bunlara karşı olabilir, onları eleştirebilirsiniz ama onları dışlayamazsınız. Muhalefeti dinlemeniz, onların da başbakanı olmak gibi bir sorumluluğunuz yok mu? Siyasetin şiiri ne zaman çiçek açar biliyor musunuz? Tepenizi attıran kişi ve görüşlerle sohbet edebilme mangal yürekliliğini gösterdiğiniz zaman. Peki, kimseye kızmayacak mıyız? Esip gürlemeyecek miyiz? Üstelik esip gürleme bizi “delikanlı' gösteriyor, yandaş sağlayıp, oy getiriyorsa?-
Elbette insanlara saygı insan olduğumuz, cümle varlığa saygı duyduğumuz için gerekli. İnsanların belli huyları var. Yılların verdiği yaşama alışkanlıklarından Başbakanımızın son aylardaki konuşmalarından şöyle bir sonuç çıkarmada acele mi ediyorum dersiniz: Başbakanın sözlerine değil de eylemlerine dikkat etmek gerek.
Böyle bir sonuç çıkarmada haklı isem, o zaman sayın Başbakanımızın sözleri etkisini yitirir. Vatandaşlar şöyle düşünmeye başlayabilir: “Başbakanımızın sözlerini fazla ciddiye alma. O esip gürler, kimseyi dinlemiyormuş gibi yapar ama her kesim insanın yanına gider, onları dinler, görüşlerini alır.' Eylemler elbette sözlerden daha etkilidir, nihayetinde eylemlerle karar alıyoruz. Sonuca eylemlerle gidiyoruz. Öyle de sözlerle de oy mu almış oluyoruz? Halkımızın sağ duyusuna, bilgeliğine güvenirim, ne denli ağır biçimlerde eleştirimiş olsa da. Onlar bizim halkımız. Sözlerle eylemler arasındaki ilşkiyi bu toprakların derin hikmet tarihi içinden gözlemlemişlerdir.
***
Sözlerle eylemler kucaklaştığında, bir manzume olan sığ şiirin oluşturduğu ayrık otları siyaset bahçemizden ayıklanır. Şiir gülleri tomurcuklanmaya başlar. Siyasetimizin neden şiiri olmasın? Kendince dalgalı bir aklı var. Şiiri çok az görünüyor. Kanın durması, farklı görüşlerin yeni bir akla doğru yönelmesi hayatımızın odağındaki şiiri yeniden bulup ortaya çıkarmamızla mümkündür.
Şiiri besleyen, şiire yakışan, şiirle kavga eden, şiirden haberli bir siyaset neredesin? Yıllar süren acıların, sürmekte olan haksızlıkların adaletsizliklerin köklerini bu topraklardan söküp çıkaracak siyaset şiiri neredesin? Hayatın ekonomik olarak gelişmişliğinin yanında şiirsel yoksunluğu ağır bir kültür zayıflığıdır. Siyaset şiirini bulamadıkça bu ülkeye huzur gelmeyecektir.
<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı