• $ 5,7688
  • € 6,4027
  • 276.326
  • 94502.3
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

15 Temmuz’un rövanşı

Saldırıyor Amerika; hem de uzun süredir dört bir yandan alabildiğine saldırıyor. Arada bir Türkiye’ye yönelik olarak yumuşama, dostluk ve müttefiklik mesajları verse de istikrarlı bir çizgisi var bu konuda.

Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın tutuklanması, YPG’ye silah yığılması, vize konusu, FETÖ’nün sırtının sıvazlanması, düzenlenen ekonomik operasyonlar hep bu çerçevede değerlendirilebilir.

“ABD ne yapmak istiyor?” diye sormak da anlamını yitirdi artık. Apaçık görünüyor,
Washington, Türkiye’ye diz çöktürmek istiyor. İstediği gerçekleşmeyince, daha fazla saldırgan ve agresif bir tutum takınıyor.

İki bakanımıza yaptırım uygulama kararı alması da bunun en sön örneği.

***

Amerika’nın, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile ilgili olarak aldığı yaptırım kararı, Magnitsky adı verilen bir yasaya dayanıyor. Bu düzenleme uyarınca, dünyanın herhangi bir ülkesinde insan hakları ihlali yaptığına karar verilen kişilerin ABD’deki mal varlıklarına el konulabiliyor.

Kim veriyor bu kararı?

Amerika’daki siyasi otorite. Böyle bir adım atmak için herhangi bir mahkeme kararına da gerek duyulmuyor.

Düpedüz eşkıyalık bu!

Ayrıca yaşananlara bakılınca, “Ben üstünüm, nihai kararı ben veririm, dünyada benim istediği olur” psikolojisinin de dışa vurumu bu adım. Çünkü, ortada bir mahkeme kararı var, o karar ise birtakım delillere dayanarak alınmış. ABD’li Rahip Brunson, Türkiye aleyhine yürüttüğü faaliyetler ve terör örgütleriyle ilişkileri dolayısıyla tutuklanmış. ABD, buna rağmen bu adamı “masum” ilan edebiliyor. Yetmiyor, terör örgütleriyle bağlantılı bir kişinin “derhal serbest bırakılmasını” isteyebiliyor.

İnsan hakları ihlali mi arıyorsunuz? Washington’ın yaptığı tam da bu işte! FETÖ ve PKK gibi terör örgütleriyle işbirliği içinde olduğu iddia edilen bir adamı kurtarmaya çalışıyor. Bunun için de Türkiye Cumhuriyeti gibi bir devletle mücadeleyi göze alıyor.

Çünkü bu terör örgütlerinin arkasında kendisi var.

Üstelik, teröriste yardım için Türkiye
Cumhuriyeti
bakanlarına yönelik yaptırım kararını da katledilen 11 aylık bir bebeğin toprağa verildiği gün alıyor. Eline yüzüne kan bulaşmış ABD, utanmadan “insan hakları” gibi bir kavramın arkasına sığınabiliyor!

***

Devam edelim isterseniz…

Süleyman Soylu ve Abdülhamit Gül’ün çok önemli özellikleri var. Biri İçişleri, diğeri Adalet Bakanı. Amerika’nın koruyup kolladığı FETÖ denilen terör örgütü en büyük darbeyi bu bakanlıklarda yedi. Mücadele de bitmiş değil, devam ediyor.

Bu bakanlıklar, PKK mücadelesinde de oldukça önemli rol oynuyor.

ABD ise, adeta rahatsızlığını dışa vururcasına Soylu ve Gül’e saldırıyor. Onlar üzerinden de Türkiye’nin terörle mücadelesinden öç almaya çalışır gibi. Bütün bunları yaparken, yavuz hırsız misali “insan hakları” maskesi takması ise tam bir ironi.

Biz de dünyanın pek çok ülkesi de biliyor ki, Pensilvanya’da yaşayan Fetullah Gülen,
Amerika
’nın iti. Bütün deliller gösteriyor ki, bu adam 15 Temmuz Darbe Teşebbüsünü de efendisinin bilgisi dahilinde gerçekleştirdi.

Amaç Türkiye’yi kontrol altına almak ve bu millete diz çöktürmekti.

Ama olmadı işte, başarılamadı. Fakat saldırılar bitmedi. O günden bu yana değişik şekillerde devam edip gidiyor…

O yüzden Amerika ile yaşadıklarımızı 15 Temmuz’un rövanşı olarak görmek lazım. Kendilerine verilen çuvallar dolusu belgeye rağmen direnen, FETÖ’yü koruyup kollayan, PKK’ya silah yardımı yapan bir ülke var karşımızda. O kanlı gecede gerçekleştiremedikleri hedefe farklı yollar izleyerek ulaşmak istiyorlar.

Ama dünya yeniden şekilleniyor. Eksisinden çok daha farklı bir Türkiye ve milletlerarası ittifaklar var karşılarında. ABD İmparatorluğu eskisi kadar rahat dünya siyasetini yönlendiremiyor. Üstelik sıkıntılar yaşıyor ve kendi içinde problemlerle boğuşuyor.

Eşkıyalık eskisi gibi prim yapmıyor artık…

Amerika ise, deneme yanılma metoduyla olsa da bunu öğrenip kabul etmek zorunda kalacak elbet.

<p>Olay, Ukrayna’nın Dnipropetrovsk bölgesinde meydana geldi. Polis çevirmesinde durdurulan sürücü,

Sürücü, Polisi Yolda Böyle Sürükledi!

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Yer: İstanbul... Bozuk sileceğe inanılmaz çözüm!

Enis Arıkan canlı yayında itiraf etti! 'Yıllarca denize girmedim çünkü...'