İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,5008
  • 4,1258
  • 144,81
  • 108.849

Nazım yaşasaydı ‘Soros’çu mu olurdu?

Nazım Hikmet yaşasaydı, şiirlerinin bu ülkenin Cumhurbaşkanı’nın dilinden döküldüğünü işitseydi kim bilir ne kadar şaşırırdı. Dizelerinin Cumhurbaşkanı tarafından okunmasına değil elbette; Nazım, mücadele ettiği, özgür nefes almasına izin verilmediği, hatta barındırılmadığı yurdunun, özlemini çektiği topraklarının, devletinin aradan geçen zamanda “öldürülmesinler, şeker yiyebilsinler” diye dünyanın bütün mazlum çocuklarının koruyucusu, kollayıcısı haline geldiği için muhakkak çok şaşırır ve mutlu olurdu.

Suriye’de kimyasal silahlarla kağıt gibi yanan, bir avuç küle dönüşen o çocuklara Batı değil, Türkiye; CHP değil, AK Parti; Kemal Kılıçdaroğlu değil Tayyip Erdoğan kucak açtı. Yanlış mı? Türkiye solunun tapındığı Batı, çocukların, kadınların bindiği botları şişlerken, o mazlumların yardımına Türkiye yetişmedi mi?

Çocuk katili Esed’i müdafaa eden kimlerdi? Suriye’de çocuklar katledilirken CHP heyeti Şam’a giderek Esed’e kalkan oldu. Kimyasal silahlarla kadınları, çocukları, binlerce sivili katleden Esed’e karşı sarsılmaz bir duruş sergilediği için CHP’nin Tayyip Erdoğan’a yapmadığı hakaret, etmediği küfür kalmadı.

AK Parti hükümeti 3 milyon Suriyeliyi misafir ederken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu seçim meydanlarında Suriyelileri sınır dışı edeceğine dair vaatler veriyordu. Nazım’ın “Şeker yiyebilsinler, öldürülmesinler” dediği çocukları, Suriye’ye geri göndermek isteyen CHP değil mi?

Türkiye solu, mazlum çocukların koruyucusu, kollayıcısı Erdoğan’a karşı Esed’in yanında saf tutmadı mı? Bu nasıl aşağılık solculuktur ki, kimyasal silah kullanan Esed’i hâlâ bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na tercih edebiliyor?

Nazım yaşasaydı ne yazık ki solcuların kimyasal silahlarla katliam yapan alçak bir diktatörün peşinden koştuğunu görecekti. Nazım yaşasaydı “Sol’un adresi” CHP’nin, adı “Kimyasal Esed”e çıkan rezil bir diktatörle fotoğraf çektirmek için Şam’a kadar gittiğini de görecekti.

Türkiye’de solculuk güya Nazım’ın hayalleri ile Soros’un hedeflerinin peşinden giden ucube bir gençlik hareketi görünümünde. Soros’çuluğu solculuk sanıyor, bu zavallılar. Zihinleri felç olmuş, kimyasal silah kullanan katil Esed’i kendilerine dost, mazlumlara kucak açan Erdoğan’ı ise düşman görüyorlar.

Erdoğan, Türkiye solunun ve sağının değerlerini temsil etmeyi başardığı için bu ülkenin lideri; Erdoğan, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i birbirinden ayırmadığı için, birlik ve beraberliği savunduğu için millet tarafından seviliyor, destekleniyor.

Erdoğan’ın, Batı’nın hedefi haline gelmesi tam da bu yüzden. Küresel sermayenin sesi olan Batı medyasının Erdoğan’a bu kadar çok saldırmasına da uyanmıyor, bu ülkenin solcuları. Nazım yaşasaydı Türkiye solunun emperyalist Batı medyasının peşine takıldığına eminim hayret ederdi. Nazım’ın idealindeki dünya ve hayalindeki sol ile bugünkü solculuk aynı değil. Kendi ülkesine, kendi milletine, kendi vatanına, kendi liderine düşman bir solculuk olur mu?

Nazım Hikmet, yaşasaydı Türkiye’yi karıştırmaya, ayrıştırmaya, parçalamaya çalışan Batı emperyalizminin ve medyasının peşine takılmazdı.

Nazım, Batı’ya karşı Kurtuluş Savaşı'yla destan yazan Anadolu’nun ve bugün ona liderlik yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında dururdu, bu sefillerin değil.

İstanbul'da yağmur batı ilçelerinde başladı. Beylikdüzü'nde yağmura hazırlıksız yakalananlar ıslanma

İstanbul'da beklenen yağmur başladı

Haşlanmış yumurtanın suyunu sakın dökmeyin!

Galericilerden ilginç önlem

Hangi memur ve emekli ne kadar maaş alacak?

En Çok Okunanlar