• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
6 Ocak 2024 Cumartesi

O masalarda boşuna MİT pazarlığı yapılmamış

Dünden bu yana İran'ın Kirman şehrinde meydana gelen saldırıyı konuşuyoruz.

Saldırıyı kim yaptı ve saldırıdan ne tür bir fayda umuldu?

Çok gecikmeden saldırıyı DEAŞ terör örgütü üstlenmekte gecikmedi. Kirman şehrinin Afganistan ve Pakistan sınırına olan yakınlığı dikkate alındığında bölgede etkin olduğu bilinen DEAŞ'ın Horasani kolunun mezkûr saldırıyı gerçekleştirmiş olma ihtimali elbette yüksek lakin artık hepimiz de iyi biliyoruz ki DEAŞ sadece DEAŞ'tan ibaret değildir.

Ortadoğu başta olmak üzere etrafımızdaki tüm coğrafya, terör örgütleri üzerinden yeniden şekillendiriliyor ve bu yeni bir strateji değil.

Sınırlarımızın hemen dibinde bir terör devleti oluşturma projesi de DEAŞ vesile kılınarak oluşturulmak istendi. DEAŞ, Suriye ve Irak'ta demografinin değiştirilmesinde bir şiddet unsuru olarak kullanıldı ve PKK/YPG terör örgütüne bu vesile ile alan açıldı.

DEAŞ'a karşı mücadele ediliyor safsatası üzerinden Suriye PKK'sı YPG silahlandırıldı ve silahlandırılmaya devam ediyor.

Türkiye kamuoyu uzunca bir süre DEAŞ saldırıları ile esir alınarak hükümetler DEAŞ ile işbirliği yapmakla suçlandı.

Ne zaman Türkiye DEAŞ'a karşı tarihin en kapsamlı kara harekâtını başlattı tüm maskeler de işte o zaman düştü. İçerideki muhalefet Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında şehit düşecek her Mehmetçiğin hayatından hükümet sorumludur derken, Kemal Kılıçdaroğlu ise bizzat TSK'ya seslenerek 'Suriye'ye girme emrini dinlemeyin' diye çağrılar yaptı.

DEAŞ'ı küresel bir terör örgütü görmelerine rağmen Türkiye'nin El Bab bölgesinde DEAŞ'a karşı icra ettiği operasyonları asla tasvip etmediler. Unutmayalım, Akil Tepesi bölgesinde verdiğimiz şehitler Türkiye'nin bu uyarıyı dikkate almaması üzerine gerçekleşmiştir.

Konunun Kirman ile bağlantısı nedir?

Türkiye, Kirman saldırısından bir hafta önce DEAŞ hücrelerine yönelik bir operasyon başlattı.

MİT, DEAŞ'ın Türkiye yapılanması olan Selman-ı Farisi Taburu sözde istihbarat sorumlusu Abu Yakin El Iraki ve Muhammed Hilaf İbrahim'in Türkiye'deki sinagog ve kiliselere, Abdullah El Cumeyli'nin ise Irak Büyükelçiliği'ne yönelik eylem hazırlığında olduğunu tespit etti.

Gerçekleştirilen operasyonlarda ise 29 kişi yakalanarak büyük bir facianın önüne geçildi.

Tüm bunlar ne anlama geliyor?

Şayet Türkiye DEAŞ dahil tüm terör örgütlerine yönelik kapsamlı bir mücadele içerisinde olmasaydı, bu örgütler üzerinden yapılacak manipülasyonlara açık halde bulunmaya devam edecekti. Hatırlayalım, Türkiye ne zaman bir konuya ayak direse terör saldırıları ile terbiye edilmeye çalışıldı.

Tokat'ın Reşadiye ilçesinde dahi karakollar basılarak şehitler verdirildi.

DEAŞ, Ankara tren garında ve Suruç'ta son derece kanlı saldırılar düzenledi. Bu saldırılar sonrasında siyasi mesajların tamamı hükümetin terör örgütü DEAŞ ile olan bağlantısı üzerine kurmaca suçlamalar üzerine oldu.

İşte tüm düğüm burada birleşiyor.

Türkiye'nin istihbarata karşı koyma anlamında geliştirdiği kapasite, MİT'in operasyon kapasitesinin geldiği nokta ve yoğun teknoloji kullanımı gibi unsurlar, yabancı istihbarat teşkilatlarına ve onların kullandığı terör örgütlerine adeta nefes aldırmıyor.

Bu demek değil ki Türkiye'de yabancı istihbarat teşkilatlarının güdümündeki terör örgütleri bir terör eylemi yapamazlar. Terör, dünyanın her noktasında ortaya çıkabilir lakin bunun karşı tarafa hem bir bedeli olur hem de bu saldırılar örgütlerin istediği an ve isteği yerde meydana gelmez, gelemez.

Şimdi soralım, coğrafyamız bu denli kan ve gözyaşına boğulurken, ülke içerisindeki tertemiz bazı gençlerin idraklerinin iğdiş edilerek sokaklara bırakılması tesadüf olabilir mi?

Seçimlerin hemen öncesinde kurulan masalarda kimlerle MİT üzerine pazarlıklar yapıldığını yukarıdaki yaşananlar üzerinde tekrar tekrar okumakta ve düşünmekte fayda yok mu?

<p>Denizli'deki suç örgütü operasyonunda yakalanan 21 şüpheliden 17'si tutuklandı. </p><p>İl Emniyet

Suç örgütüne yönelik operasyon: 17 kişi tutuklandı

İkinci el araba alacaklar dikkat: Bu otomobiller 50 bin TL ile 250 bin TL arası!

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi