• $33,0971
  • €36,2572
  • 2632.23
  • 11084.1
10 Temmuz 2024 Çarşamba

Erken kalkanın piyasayı taşladığı ülke

Son zamanlarda yine zincir marketler tartışması aldı başını gidiyor. Zincir marketler adeta şeytanlaştırılmakta ve yaşanılan enflasyonun sebebi salt zincir marketlermiş gibi haber ve yorumlar yapılmakta.

Geçtiğimiz gün işi zincir marketlere hakarete varacak boyuta taşıyan paylaşımları görünce anladım ki kantarın topuzu fena halde kaymış durumda.

Tekel mi var?

Elimde herhangi bir veri yok, lakin bu zincir marketler temel gıda ürünleri üzerinde bir tekel oluşturarak tek taraflı olarak piyasada fiyatı manipüle ediyorlarsa, devletin buna karşı tedbir alması doğrudur.

O zaman kim, nasıl ve ne zaman bir tekel oluşturduysa ortaya koymak zarurettir.

Hemen her gün bazı ürünlerin farklı zincir marketlerinde birbirinden farklı fiyatlardan nasıl satıldığı anlatılıyor.

İyi de bu aynı zamanda iddiaların aksine bir fiyat tekeli oluşmadığının da göstergesi değil mi?

Tüm marketlerin aynı ürünleri aynı fiyatlardan satması gibi bir hedef mi var?

Giyimden beyaz eşyaya aynı ya da benzer kalitede birçok ürün birçok yerde farklı fiyatlardan satılıyor ve bu son derece normal değil mi?

Bu yazıdan dolayı taşlanmak mümkündür o yüzden şu hususun tekrar altını çizmekte fayda görüyorum:

Belli başlı temel gıda ürünlerinde Türkiye çapında fiyatlar manipüle edilerek yukarıya çekiliyorsa ve tüketici hedef alınıyorsa, elbette gereken derhal yapılmalı ve tüm kamuoyu şeffaf bir şekilde bilgilendirilmelidir ama bu sabah erken kalkanın zincir marketleri şeytan taşlar gibi taşlamasıyla çözülecek bir konu değildir.

Yıllardır çözülemeyen aracı sorunu

Yine bir diğer sorun da gıda ürünlerinde tarladan rafa gelene kadar oluşan fahiş fiyat farkı.

Bu konuya matuf olarak da yeni bir hal yasası epeydir gündemde.

Elbette ürün tarladan rafa gelene kadar oluşan fahiş fiyatlama, yasal düzenlemeler ile ortadan kaldırılabilecekse sorun yok.

Üretici kooperatifleri ne kadar mümkün?

Bir diğer konuşulan ve tartışılan hususlardan birisi de kurulacak üretici kooperatifler vasıtası ile aracısız bir şekilde ürünlerin tüketicilere sunulabilmesi.

Her ne kadar kulağa hoş gelen bir tabir olsa da Anadolu coğrafyası kooperatifler mezarlığıdır ve mahkeme rafları iflas etmiş ya da talan edilmiş kooperatif dosyaları ile doludur.

Anadolu'da temiz ve halis niyetlerle üretici kooperatiflerinin kurulması ve bunların aracısız köylünün ürününü tüketiciye sunması fikrini savunanların pek Anadolu coğrafyası ile içli dışlı olmadıklarının da göstergesi.

İstisnaları yok mudur?

Elbette vardır fakat ismi ile müsemma istisnadır.

Küçük ve orta ölçekli Anadolu kasabalarında en halis niyetlerle kurulan kooperatifler, kimin çocuğunun ya da kızının işe alınacağı kavgaları ile mahkemede son bulmuştur.

Yine de yanılmayı çok isterim.

Aynı apartmanda ortak giderlerin karşılanmasında dahi çoğu zaman uzlaşı sağlayamayan toplumumuzun, örnek seviyede kooperatif başarılarını duymak ve bununla gururlanmak çok keyifli olur.

Bunun yerine tarımı ve hayvancılığı aile çiftlikleri şeklinde işleten işletmelerin sayısının artırılması ve aile işletmeleri üzerinden üretilen mamulün minimum aracı ile piyasaya sürülmesi ile alakalı Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kayda değer projesi üzerinde durmak daha akıllıca.

Son bir defa daha altını çizerek belirtmek isterim ki elbette denetimleri artralım, kimse kusurlu mal satamasın, kimse piyasada fiyatı tek başına belirleyemesin, tekel oluşturamasın lakin bunları yaparken cadı avına çıkar gibi eline taşı alanın piyasaya fırlattığı bir ortam da olmasın.

<p> Çok imza atınca da polis memurlarına 'Komiserim sanki para çekecekmişim gibi' deyip espri yapan

Aksaray'da Alkollü Sürücü Polisi Şaşırttı: Ceza Yerken Kahkaha Attı!

Fabrika çalışanlarının maskotu oldu! Keçisi ''Pıtrak''ı her gün iş yerine getiriyor

Germir Bağları'nın 150 yıllık konağı! Bağ müzesine dönüştürülüyor

Resmi dili Türkçe olan ülkeler hangileri? İşte merak edilen liste