• $7,4261
  • €9,0227
  • 446.135
  • 1569.35
14 Ocak 2021 Perşembe

Muhalefetin meşruiyet krizi?

Türkiye’de Ana Muhalefet Partisi’nin yaşadığı birçok sorundan bahsedilebilir; bunlar içinde en önemlisi CHP’nin demokrasi karşıtı bir yere taşınmasına kapı açan söylemleridir. Demokratik sistemin meşru kurumlarına yönelik tavır, doğrudan doğruya demokrasiden uzaklaşma girişimidir. Son örnek, Türk siyasal hayatında sistem değişiminin neticesi olarak oluşan yeni durumu kabul etmemek, onun seçilmiş Cumhurbaşkanını ‘sözde’ diye tanımlamak şeklinde açıkça ortaya çıkmıştır.

Bu konu öylesine geçiştirilebilecek bir mesele değildir. Bunu, muhalefetle iktidar arasındaki sert bir tartışma veya Ana Muhalefet’in sert söylemi, hatta saldırısı olarak nitelendirmek bile meseleyi anlamamak olacaktır; çünkü bu ifade biçimi doğrudan doğruya demokratik sistemin kurumlarını yani anayasayı, referandumu, seçimleri, seçim sonuçlarına göre oluşan meşru yönetimin /iktidarın varlığını tanımayan, dolayısıyla demokratik süreçlere karşıt, anti-demokratik bir söylemdir.

DEMOKRASİLERDE MEŞRUİYETİN KAYNAĞI NEDİR?

Demokratik sistem içinde muhalefet etmenin şartının, demokrasinin bütün kurumlarını meşru kabul etmekten geçtiğini çok yazdım. Bu kurumlar seçimler, siyasal rekabet düzeni, seçilmişlerin seçildikleri sürelerde iktidar olma hakkı, Meclis’teki çalışmalar, kanun yapıcılığı, denetim ve elbette sistemin niteliği yani başkanlık ya da parlamenter olması hali şeklinde özetlenebilir.

Bu kurumlar içinde Başkanlık müessesesinin yürütme gücü onun karar ve uygulamaları bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde millet iradesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verilmiştir. Ona muhalefet etseniz de, bunu sistemin meşru çerçevesi içinde yapmak zorunluluğu vardır. Demokratik muhalefet, bu kurumsal yapının işleyişine, değiştirilmesi de dâhil her şeye itiraz edebilir fakat bunlar seçim ya da referandumla halkın tercihleriyle kabul edilene kadar, meri olana riayet etmek durumundadır. Demokrasi meşru olanı kabul etmeyi zorunlu kılar, bununla beraber mevcut yapıdaki uygulama veya düzenlemelerin meşru yolla değişimine de açık bir rejimdir. Bunun nasıl yapılacağı da hukuk devleti tarafından açıkça düzenlenmiştir, keyfilik yoktur.

DEMOKRAT OLMAK

CHP’nin bu noktaya gelmesi üç açıdan sorunludur: Birincisi, bu söylem partinin demokrasi dışı yolları olumlaması anlamına gelecektir ki bu ülkemizde bitip tükenmeyen darbe arayışlarına destek şeklinde yorumlanacağı gibi, anti demokratik yollara açık olma çağrışımını taşıyacaktır. İkincisi, başta PKK/PYD ve FETÖ terör örgütleri olmak üzere, anti-demokratik yapıların siyaseti etkilemesinin/zehirlemesinin bu anlayış üzerinden artma eğilimine girmesi söz konusu olacaktır ki, bu durum olsa olsa PKK’nın siyasal uzantısıyla paralel bir yere sürüklenmek olacaktır. Üçüncüsü ise, bu anlayışın, Türkiye’nin ana muhalefetinin meşru muhalefet yapma konumunu tahrip ederek, demokrasi içinde muhalefet etmeyi imkânsız kılmasına yol açacak olmasıdır.

Türk milletinin seçtiği Cumhurbaşkanı’na saygısızlık gösteren dilin, millet iradesine, demokrasinin en temel kurumlarına karşı da saygısızlık yaptığı ve bu tutumun muhalefeti siyaset dışı unsurlarla yan yana getiren sorunlu bir davranış olduğu açıktır. 

<p>Son yıllarda, teknoloji ile ilgilenenlerin sıklıkla duyduğu kavramlar arasında büyük veri (big da

WhatsApp'la kayıp giden 'Prozodimiz'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi ve Kütüphanesi açılıyor

Ankara buz kesti