• $9,3081
  • €10,8392
  • 529.616
  • 1429.85
30 Kasım 2016 Çarşamba

Fidel Castro Atatürkçü müydü?

Castro’nun ölümüyle birlikte ortaya çıkan tablodaki bazı tuhaflıkları tespit etmek artık bir mecburiyet haline geldi. Bilhassa başta Genel Başkan olmak üzere CHP’li çevrelerden gelen Castro ile ilgili değerlendirmelerde Atatürk’le benzerlik kurulması sadece düşündürücü değil düpedüz hayret verici bir durumdur. Castro’nun onun yol arkadaşı Guevara’nın kimin nesi olduğunu, Mustafa Kemal’in kim olduğunu, biraz siyasi tarih okumuş, başlangıç düzeyinde de olsa siyaset teorisi bilen, Marksizm’den haberdar olan herkes bilebilir; fakat Gazi’nin kurduğu partinin bugünkü kadrosunun ifadelerinden anlaşılan bunların birbirine karıştırıldığı ya da konunun hiç anlaşılmadığıdır. “Sanayisi olmayan, işçi sınıfı teşekkül etmemiş bir ülkede sosyalist devrim olduğu iddiası, işçi sınıfı ideolojisi olan sosyalizmin teorik kabullerine göre zaten mümkün değildir.” Bir anlamda kendilerini sosyalist diye tanımlayan militer bir organizasyonla ABD destekli Batista diktatörlüğünü devirip, yerine militer bir diktatörlük kuran; bu süreçte binlerce insanı katleden kadronun sosyalist devrim yaptığını söylemek zaten bütünüyle yanlıştır.

Diktatörünü söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

Bu yanlışta ısrar etmek, sosyalizmi ancak askeri diktatörlükler kurabilecek olan ve diktatörler ölünce yerine üniformalı kardeşinin ya da oğullarının geçtiği bir rejimin kurucu ideolojisi olarak görmek demektir. Dahası böyle bir anlayışın, sosyalizmi insan haklarına, demokratik değerlere karşı otoriter anti-demokratik bir sistemi savunan bir ideoloji olarak kavraması, nasıl ciddi bir zihniyet meselesiyle karşı karşıya olduğumuzun da bir göstergesidir.

Batıda ‘yeni sol’ hareketlerin bizde M. Ali Aybar vb. aydınların otoriter bir siyaset anlayışı olarak Lenin/Stalin gibi sosyalizmi bir askeri/militer ideoloji haline sokan, militer örgütlenmeyi genişleterek, sosyalizmi kapalı toplum yaratmanın aracı olarak kullanan anlayışı nasıl eleştirdikleri, özgürlüklere dayanan ‘demokratik sosyalime’ doğru önemli bir açılım yaptıkları biliniyorken, Türkiye’de kendisini sol/sosyalizan bir kimlikle tanımlayanların hâlâ bir ‘kapalı toplum/ militer örgütlenmeye’ öykünmeleri neyin nesidir?

“Benim sorun olarak gördüğüm husus; ‘demokrasi ve diktacı’ iki zihniyet arasındaki çatışmaya uzanmaktadır. Otoriter zihniyet dünyasında farklılığa farklılaşmaya, çoğulculuğa yer yoktur; bunun anlamı ‘otoriter kişilik’ yapısı hastalıklıdır, topluma güvenmez ve güvenmediği insanları, özgürlüğü yok ederek denetim altına almak için baskı rejimleri kurarlar.” Bunu ‘toplum için’ ‘işçi sınıfı’ adına, ‘kutsal ırk’ aşkına yapması meseleyi değiştirmez, ortaya diktatörler, otoriter rejimler çıkar. Ortaya Stalinler, Hitlerler, Castrolar, Esadlar vb.leri çıkar…

Demokrasi karşıtı zihniyet

Türkiye’deki otoriter düzen arayışının arkasında birçok faktörden bahsetmek mümkündür fakat bunlar içinde otoriter kişilik yapısını üreten tarih anlayışının, resmi ideolojinin, insan yetiştirme düzeninin ayrı bir yeri vardır. Bu bakımdan, bu anlayışı üreten yapı var oldukça “kendisini ‘sosyalist’ olarak tanımlasa da askeri bir diktatörden başka bir şey olmayan, baskıcı anti-demokratik bir rejimin kurucusu Castro’yla Atatürk’ü birbirine karıştırmak anlaşılacak gibi değildir.”

Bu kafa karışıklığını yaşayanlara şunları hatırlatmak bir şeyleri değiştirir mi? Bir; Mustafa Kemal Paşa Milli Mücadelenin kahramanıdır ve sivil bir Meclis’le onun seçtiği başkomutan olarak bağımsızlık savaşı kazanmıştır. İki; Gazi militer bir devlet kurmamış çok partili demokratik bir cumhuriyeti en azından ideal olarak benimsemiş, bunu iki defa denemiş bir liderdir. Üç; Atatürk sosyalist değil, liberal ve devletçi kalkınma yollarını denemiş milliyetçi bir siyaset adamıdır. Atatürk anti-emperyalisttir, Castro’da anti-emperyalist yönüyle ona benziyor diye ısrar ediyorsanız, Saddam’ın da, Kaddafi’nin de anti-emperyalist olduklarını hatırlatmak isterim. CHP yöneticileri yoksa Atatürk’ün Saddam’a, Kaddafi’ye, Esad’a veya başka bir diktatöre benzediğini mi söylemek istiyorlar?

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Başkan Recep Tayip Erdoğan'a Angola ziyaretinde  eşlik eden eşi

“Geleceği kadınlar belirleyecek”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu