• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
17 Aralık 2015 Perşembe

Felaket tellalları neredeler?

Ekonominin dinamizmini gösteren veriler, önce sanayideki büyüme rakamlarıyla geldi. Sanayideki üretim ekim ayı istatistiklerine göre % 14,7 artmıştı. Verilere ayrıntılı bakıldığında, Türk sanayinde büyümenin ihracata dayanan sektörlerde daha yüksek olduğu görülecektir. Bunun anlamı açıktır; yıllarca söylenegelen ihracata dayalı büyüme, sınırlı bir dönemi yansıtıyor olsa da, bir eğilim olarak mevcuttur. Yıllık üretim bazında sermaye malı üretimindeki artış oranının, tüketim malları imalatının üstüne çıkmış olması da (%24,2-%18,5) aslında ekonomideki dinamizmin sanayide odaklandığının göstergesidir.

Kriz çığırtkanlarının moralini bozan ikinci haber, büyüme rakamlarıyla geldi. Türk ekonomisi birinci çeyrekte %2,5, ikinci çeyrekte %3,8 büyüdükten sonra, üçüncü çeyrekte %4 büyümüştü. Ciddiye alınacak iktisatçıların tahmini, başta Avrupa olmak üzere, dünyanın birçok ülkesi henüz krizden çıkmak için uğraşırken 2015 yılında Türk ekonomisinin %4 büyüyeceği şeklindedir.
Açıklanan bu verilere cari açıkla ilgili gelişmeler de ilave edilince durum daha da iyi görülecektir. Cari açıkta düzelme devam etmektedir. 2014’ün ilk on ayında 33,8 milyar olan cari açık bu yılın aynı döneminde 25,4 milyar dolara gerilemiş bulunmaktadır.

Kriz severler ne istiyor?

Hatırlayınız, daha yakın zamana kadar, birtakım ekonomik felaket tellalları ‘kriz geldi, gelecek’ diye tahminler yaparken ‘Türk ekonomisinin çökeceğini ve hükümetin de bunun altında kalacağını’ söylerken, neredeyse felaket haberi değil, müjde verir gibi ağızları kulaklarında, sevinçli bir telaş içinde, muhtelif siyasi hesaplar peşindeydiler. Buna en çok sevinenler şüphesiz muhalefet cenahıydı. Bir türlü kurtulamadıkları, her seçimde mağlup oldukları AK Parti’den bu yolla kurtulmak için bir fırsat doğabilir miydi acaba? Bu sebeple ‘ekonomide kriz geliyor’ söylemi, siyaset sahnesinde olduğu kadar, siyaset dışında da medyada, akademiyada, ilginçtir ki; büyük sermaye çevrelerinde bile yankı yapmış, hararetli taraftarlar bulmuştu. Bu kadar farklı kesimi ortak bir noktada buluşturan konunun, geleceği düşünülen krizden çok, AK Parti’den kurtulma ümidi olması gerçekten düşündürücüdür. Bu kriz severler içinde iki grup vardır ki, onlar üzerinde ayrıca konuşulmaya değer… Birincisi, akademik olsun olmasın meslekten iktisatçılardır. Bunların arasında kamuoyunun tanıdığı, tanımadığı birçok kimse, meslek ahlakını hiçe sayıp, kriz edebiyatını magazin üslubuyla abartarak konuşup, yazmakta tereddüt göstermeyenlerdir. Diğeri tahmin edileceği üzere, büyük sermaye grupları ve onların örgütlerinin sözcüleridir. Büyük sermayesi, kriz gelecek denildikçe, neredeyse sevinen, memnuniyetini göstermekten kaçınmayacak bir tavır takınan, başka bir ülke var mıdır?

Büyümenin sırrı

Bütün bu tablonun sebebi, toplumsal ve siyasal muhalefetin siyaset üretemiyor olmasıdır. Toplumsal muhalefet diye batıda Gezicilere, doğuda muhtelif adlardaki PKK türevi terör gruplarına hapsolmuş bir anlayışın, demokratik bir ülke için toplumsal muhalefet yapması zaten beklenemez. Siyasal muhalefetin siyaset üretememesi sorunu ise kökleri daha derinde olan bir konudur. “Türkiye’deki siyasi muhalefet, her şeyden önce ciddi bir düşünce veya ideolojik çıkmaz içindedir. Onlar ne toplumsal değişmeyi, ne bu değişimin küresel dalgalarla bağlantılarını, ne de ekonomini yeni büyüme dinamiklerini anlayacak ve buradan siyaset üretebilecek durumdadırlar.” Esasen bu yetersizliğin sadece muhalefeti olumsuz etkilemekle kalmayıp, Türkiye’ye de negatif olarak yansıdığını düşünüyorum. Türkiye’nin ekonomik büyümesinin kaynağı; toplumsal değişim dinamizmiyle iktisat politikaları arasında kurulan ilişkide yatmaktadır. Dünyada yaşanan daralma ve genişleme dalgalarının ortaya çıkardığı fırsat ve sorunları, bu ilişkiler bağlamında yönetmek, sadece iktisat politikası yapmakla olmaz siyaset yapmayı da gerektirir.

<p>Mete Gazoz, Tokyo 2020'de altın madalyayı kazanarak tarih yazdı. Genç sporcumuzun henüz 17 yaşınd

Mete Gazoz sözünü tuttu! Henüz 18 yaşındayken bakın ne demişti

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı