• $8,5433
  • €10,1297
  • 495.579
  • 1431.78
7 Eylül 2020 Pazartesi

Emperyalist kuşatmayı parçalamak!

Akdeniz’de Türkiye karşıtı kurulan ittifak neyin nesidir? Meselenin bir Yunanistan meselesinin ötesinde olduğunu görerek, şu soruya cevap aramak durumundayız: Batı neden Türkiye’yi hedef seçmiştir ya da neden Türkiye’ye karşı böylesine bir ittifak içindedir?

Bu meseleleri tartışanların dönüp dolaşıp NATO ne yapar, AB ne karar alır, bir masa kurulur mu ya da Türkiye Mısır’la, İsrail’le görüşmelidir türünden önerilerini dinleyince; insanın aklına Mısır’da yaşananlar tesadüf müdür, İsrail neden yıllardır bölgesel çatışmaları etnik/mezhepsel eksenlerde yönlendiren çalışmaların içindedir; neden başta CIA Batılı servisler Türkiye’de bin yıllık Alevi Türk geleneğini ‘Ali’siz Alevilik’ haline getirmek için proje çalışmaları yapmaktadırlar, neden BND raporlarından derlenmiş bu tür kitapları 28 Şubat’ın ‘araştırmacı yazarları’ vasıtasıyla dolaşıma sokarlar, dahası neden ABD doğrudan PKK/PYD ye binlerce TIR silah verir diye sormak gerekmez mi?

KUŞATAN KİM?

Bu soruların cevabının birkaç noktada toplamak mümkündür. Birincisi, Batı emperyalizmi kendisini üreten mekanizmaları devam ettirmek zorundadır ki bunları besleyen kaynaklar arasında sürekli başka ülkelere ait zenginliklere el koymak vardır. Bir anlamda, bunların tükenmesi sistemin krizini büyütecektir.

İkincisi, emperyalizm eşitsiz ilişkiler diye ifade edilen hegemonik bir mekanizmaya sahiptir; küreselleşme birçok sebeple dünyanın farklı bölgelerinde eşitsiz gelişmeyi tersine çeviren, yeni güç merkezleri yaratarak Batı hegemonyasına son veren bir eğilime yol açmıştır, bu durum zaten Batı sistemi için en altta yatan kriz sebebidir.

Üçüncüsü, Türkiye başta enerji kaynakları olmak üzere, zengin bir coğrafyada yaklaşık yüz yıl sonra bugün bağımsızlıkçı bir anlayışla Batı’nın hegemonik üstünlüğüne rağmen milli bir siyaset ortaya koyunca, bu sadece Türkiye’nin değil bütün bir coğrafyanın Batı kontrolünden çıkma ihtimalini, Batı açısından korkusunu, gündeme getirmiş bulunmaktadır ki, bunlar Türkiye’nin kuşatılması için yeterli sebeplerdir!

TREN KAÇTI!

O halde, her ülkenin bir diğerine saldırması, işgali emperyalizm değil basitçe savaştır, işgaldir fakat eğer Batı gibi sömürgeci gelenekten gelen, sömürü mekanizmalarına sahipse, eğer ekonomide finans kapital yahut sermaye hareketleri ya da dış ticaret hadleri üzerinden bağımlılık ilişkisi kurmuş ya da kurmak üzere hareket ediyorsa, bunun için başka ülkelerin kaynaklarına tasallut söz konusu ise burada düpedüz emperyalist saldırı söz konusudur.

Batı kuşatmasının başarısız olacağını, Türkiye’nin bunu aşıp geçeceğini hatta Batı’nın treni kaçırdığını söylerken Türkiye’nin artık Batı’ya ihtiyacından fazla Batı’nın Türkiye’ye ihtiyacı olduğu bir aşamaya gelindiğini; Rusya, İran, Çin, Hindistan, Asya güçlerinin Batı karşısında yükselişlerinin hızlandığını bunlarla Türkiye arasında kurulan ittifak, ilişki ve işbirliklerinin artık durumu değiştirdiğini görmek gerektiğini söylemek isterim. İçeride bunları düşünmeyenler, Türkiye’nin yeniden Batı karşısında boyun eğmesini isteyebilirler fakat Batı’nın durumu gördüğünü ve hiçbir hukuku olmadan Akdeniz’den pay almak için Türkiye’yi zorladığını fark etmek gerekmez mi? 

<p class='MsoNormal'>Komşusunun telefonuna ulaşamadıklarını belirten ünlü  komedyen Gökbakar evdeki

Şahan Gökbakar komşusunun evinin yandığını duyurdu

Iğdır'da yıkılan cezaevinin yerine yapılan sosyal yaşam alanı ilgi görüyor

Milli Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

Uludağ'da yangın ihtimaline karşı helikopterli denetimler artırıldı