• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
2 Aralık 2015 Çarşamba

Emperyal geçmişten geleceğe

Rusya ile Türkiye arasında yaşanan gerginlik, bir tarihin değiştiğini gösteriyor. Eski dünyanın imparatorluk geleneklerine sahip bu iki ülke, küresel çağda bir ihtilafa düşerken, aynı zamanda sahip oldukları iki eğilimi dolaylı olarak ortaya koymuş bulunuyorlar.

Rusya yüzyıl sonra değişen Ortadoğu haritasında siyasi olarak yer almak isterken, Türkiye ise ‘artık bu coğrafyadaki sınırlar bana rağmen çizilemez, benim burada sadece tarihsel kültürel ilişkilerim yok, aynı zamanda burada yaşayan halklara karşı da sorumluluklarım var’ cevabını vermektedir.
“Tarihin değiştiği zamanlarda yaşıyoruz. Yaklaşık yüz yıl önce dünyanın en büyük iki tarımsal imparatorluğu olan Türkiye ve Rusya, 20.yüzyılı farklı tarihsel maceraların içinde geçirdikten sonra, 21.yüzyılda emperyal bir vizyon ortaya koyup koyamayacaklarını göstermek istiyorlar.”

Hayaletlerle yaşamak

Sovyet sonra Rusya’nın en büyük sorunu, yeni bir ekonomik düzen kurarak modern dünyaya ekonomik ilişkiler ekseninde intibak edip edemeyeceği şeklinde tanımlanıyordu. Yaklaşık çeyrek yüzyıl sonra ortaya çıktı ki; asıl sorun ekonomiden çok siyasaldı. Rusya doğal zenginliklerini iyi değerlendirerek ‘sosyalizan ekonomiden’ modern ekonomiye geçme konusunda, kapitalist ülkeleri bile geride bırakacak vahşi kapitalizmi, hoyratça kendi ülkesine taşımakta hiç tereddüt etmemiştir. Buna mukabil, totaliter ideolojinin yarattığı antidemokratik zihniyet, bu yeni durum içinde de devam ederek, Rusya’da o çok söylenen ‘oligarklar rejimine’ dönüşmüştür.
Şu bir tesadüf değildir; halkına hesap vermeyen rejimler kolayca savaşa girebilirler. Mussolini, Hitler ve Stalin en bilinen örneklerdir. Bugün Rusya, Çarlık döneminin emperyal rüyasına böyle bir kapalı rejim içinden elbette ulaşamayacaktır ama tarihler ve toplumlar iç içe yaşarlar. Onlara böyle bir rüyayı gördüren; uçsuz bucaksız coğrafyalarında var olan bütün halkları, toplulukları sorgusuz sualsiz katletmeleri, baskı altına almaları, bununla da yetinmeyip Kırım’da Ahıska’da olduğu gibi bazı halkları (sahi kim bu halklar!) yurtlarından sürerek onlara ‘Korkunç Yıllar’ yaşatmalarıdır.
Çarlık Rusya’sından bugüne Rus sömürgeciliği altında yaşayan birçok Türki halk, ‘milletleşme sürecine’ girmiştir. Diğer halklarında bu sürece uzak tutulamayacaklarını söylemek için kâhin olmak gerekmez. Rusya’yla yaşanan uçak düşürme krizi sonrası, Sovyet dönemi ‘kolektif sömürgecilik’ yaşamış olan ülkelerin ortaya koydukları tavır oldukça önemlidir. Azerbaycan, Türkmenistan, devlet başkanlarının açıklamaları bir gerçeği, milletleşme sürecinin geldiği noktayı göstermektedir. “Milletleşme süreci, yaygın olarak söylendiği gibi, etnik kimliklere dönüş değil, ortak kültüre oradan ortak geleceğe dönük bir tasavvuru yansıtır.”

Tek dünyadan ortak dünyaya

Küresel çağda ‘emperyal hayaller kurmak’ başka, emperyalist yöntemlerle bu hayallere ulaşılacağını zannetmek ise başkadır ve oldukça sorunludur. Çünkü emperyal bir tarih mirasından, çağdaş bir siyaset üretmek ancak barışla ve paylaşımla, karşılıklılık ekseninde rekabetle, yeni üst entegrasyon süreçleri yaratmakla mümkündür. Devletler arasında zora, şiddete, baskıya hatta çatışmaya dayanan ilişkilerden bir üstünlük kurma iddiası eski çağların yöntemleridir.
Bugün konjonktürel olarak Ortadoğu’da yaşanan Suriye ve terör krizini, bu eski yöntemleri diriltmek için bir fırsat olarak gören Rusya, ancak ve ancak yeni krizlere yol açabilir. Uluslararası sistemin bütün kurumlarının bu aşamada ortaya çıkan sorunlara müdahil olup olmayacağı ve bunda başarı sağlayıp sağlayamayacakları ise, onların tarihsel ömürlerini doldurup doldurmadıklarını gösterecektir.
Türkiye emperyal birikimini, tarihsel paylaşımı olan halklarla yeniden ‘ortak bir dünya’ kurmak, yeni bir bölgesel siyaset üretmek için kullanmaktadır. Sanırım Türkiye siyasetini anlamakta zorlananların temel sorunu da budur…

<p>Mete Gazoz, Tokyo 2020'de altın madalyayı kazanarak tarih yazdı. Genç sporcumuzun henüz 17 yaşınd

Mete Gazoz sözünü tuttu! Henüz 18 yaşındayken bakın ne demişti

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı