• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
21 Ağustos 2014 Perşembe

Derecelendirme kuruluşları ne söylüyor?

Aslında bu yazının başlığı “ekonomi ne söylüyor, onlar neden bahsediyor?” olabilirdi. Türkiye’nin işsizlik rakamları Avrupa’nın en düşük işsizlik rakamlarıymış, bu ülke Büyük Kriz’den sonra sürekli büyüyen bir ekonomiye sahipmiş, dış borçların gayrı safi milli hasılaya oranı hızla geriliyormuş, Türkiye’nin toplam kamu borcunun milli gelire nispeti Avrupa ekonomilerinin birçoğunun altında seyrediyormuş… Bütün bunların onların umurunda olmadığı anlaşılıyor.

Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin hemen ardından, derecelendirme kuruluşlarından arka arkaya açıklamalar geldi. İşin ilginç yanı, bu kuruluşların açıklama ve değerlendirmelerinin ekonomi ile değil, doğrudan doğruya politika ile ilgili olmasıydı. ‘İyi ama bunda ne var? Zaten ekonomi ile politika iç içe değil midir?’ derseniz, o zaman şunu ifade etmek zorundayım: Bu uluslararası kuruluşlar, Türkiye’deki politik gelişmeleri “Türkiye’nin içinden siyasi bir taraf” gibi yorumlamaktadırlar. Bu siyasi dil tanıdık ve oldukça geri bir anlayışı yansıtmaktadır.

Ekonomik değil politik

O kadar ki, Türkiye’nin ilk defa yaşadığı, Cumhurbaşkanı’nı doğrudan halkın seçmesi gibi tarihi bir olayı, bir siyasi sorun kaynağı olarak görecek kadar “geri ve şaşı bir bakış açısına” sahiptirler. Böyle önemli bir seçimde, ilk turda Cumhurbaşkanı’nın belirlenmesi olsa olsa ancak bir “istikrar işareti” olarak yorumlanacakken, bunu bir kriz habercisi olarak değerlendirmek nasıl bir derecelendirme mantığıdır? Evet, uzun süredir ekonominin politika ile iç içe olduğunu düşünüp yazıyorum. Hatta öyle ki, medyada “politik ekonomi perspektifinin” kaybolmasıyla birlikte, her yerde bulunabilecek, internet ortamından aktarılan rakamlarla ‘kes-yapıştır’ üslubuyla, borsa yorumcularına benzer ilginç tablo okumalarının, birçok yerde ekonomi yazısı diye yayınlanmasına da şaşırmıyoruz.
Politik ekonominin, teorik analizlerin, verileri kullanması ve yorumlamasıyla, tabloların rakamlarının yazılı olarak tekrar edilmesi elbette farklı şeylerdir. Burada ilginç olan Fitch ve Moody’s’in bu tür tablo okuyuculuğunu dahi aşarak, “işi siyaset falcılığına” dönüştürecek bir role soyunmuş olmalarıdır.
Neden böyle yapmaktadırlar? Bu sorunun birkaç cevabı olabilir. Bu kuruluşların herhangi bir art niyet gözetmeden, sadece politik gözlemci ve yorumcularına inanarak bu açıklamaları yapmış olma ihtimali var mıdır? Yani ‘onlar, politik analistlerinin yaptığı yanlış yorumların sonuçlarına mecburen katlanmışlardır’ denilebilir mi?

Başka bir misyon

Şu değerlendirmeleri, herhangi bir Türkiye-karşıtı lobi yapmış olsa muhtemelen bunları defalarca dinlediğimiz için, tartışmaya değmez deyip geçebilirdik. Oysa durum farklıdır: “AK Parti şu anda halen Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül’ün öncülüğünde, daha fazla konsensüs taraftarı olan bir kanat ile, seçilmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan öncülüğünde daha otokratik bir kanat arasında bölünmüş durumda”. Moody’s’in muhalefet arzusu ve iştahı Türkiye’deki muhalefet gruplarının oldukça ötesine geçmiş durumdadır.
Diğer bir derecelendirme kuruluşu olan Fitch ise Erdoğan’ın seçim kazanmasını ‘yüksek siyasi risk belirtisi’ olarak okumasına ne dersiniz?
O halde burada şöyle bir soru ortada durmaktadır: Derecelendirme kuruluşları, Türkiye’nin sorunlarını bir siyasi analize dayandırarak, ekonomik öngörüde bulunuyorlarsa bu siyasi değerlendirmelere dayanacak ekonomik öngörülerin hiçbir bilimsel temeli olmadığı gibi, bu yaklaşım tesadüf ve iyi niyet belirtisi olarak görülemez.
Meselenin bir başka bir tarafı ise bizi, bu kadar zayıf, analiz yeteneği olmayan siyasi saplantılara dayanan, bu ön yargılı değerlendirmelerle nasıl “uluslararası kuruluş olunur?” sorusunu sormaya götürmektedir. Yoksa bu tür kuruluşların her zaman bir başka misyonunun olduğu unutuluyor mu?

<p>Sosyal medyada viral olmuş haftanın en eğlenceli videolarını 'GÖRMELİSİN'!</p>

Saklambaç Ustası Bu Tarla Faresini 'Görmelisin'

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi

Sel felaketinin çevre sorunlarına da yol açan izleri 3 aydır silinemedi

Cevizi 1 gece suda bekletip içerseniz... Faydasını bir bilseniz