• $13,6294
  • €15,3335
  • 793.759
  • 1951.17
26 Ocak 2017 Perşembe

Demokrasinin merkezi!

Hükümet sistemi değişimiyle ilgili tartışmalara hayretle bakmamak, şaşırmamak elde değil. Tartışmacıların birçoğu ön yargılarıyla yapılmak istenen değişiklikleri değil kendi iddialarını ileri sürüp, onların üzerinde hüküm vermeye devam etmektedirler. Kanaatler olguların yerini alıyor ‘gerçekle’ ‘sanı’ yer değiştiriyor. Bu durum bize hastalıklı bir düşünce yapısından, ne olursa olsun karşısındakini mahkûm etmeye dönük irrasyonel bir tavırdan, rasyonel eleştiriye geçmenin ne kadar zor olduğunu da göstermektedir.

Sistem değişimine itiraz edenlerin en çok sorduğu sorular ya da en çok dile getirdikleri hususlar nelerdi? Bunlar içinde ‘Cumhuriyet elden gidiyor rejim değişiyor’ iddiasının üzerinde daha fazla durmaya gerek yoktur sanırım; çünkü siyasal rejimler otoriter rejimler ve demokratik rejimler genel başlığı altında ele alınıp bunları da cumhuriyet, monarşi, oligarşi gibi alt başlıklarda incelemek mümkündür, hükümet sistemlerini bunlarla karıştırmamak gerekir.

Denge denetim nerede?

Bu bağlamda ele alınması gereken bir diğer sorun iddia edildiği gibi meclisin etkisiz hale getirilip getirilmediği meselesidir ki aslında başkanlık sistemiyle birlikte Meclis’i daha da güçlü hale getiren yeni düzenlemeler yapılarak yürütme üzerinde denge sağlayacak müesseselerin ihdas edildiği görülmektedir. Her ağzını açanın neredeyse söylemekten zevk duyduğu ‘denge ve denetleme’ mekanizması yeni düzenlemeyle birlikte kuvvetli bir biçimde teşekkül etmektedir. Bu hem cumhurbaşkanının Meclis’i fesih yetkisini dengeleyen, Meclis’in cumhurbaşkanının görevine son verme yetkisiyle hem de Meclis’in feshi halinde cumhurbaşkanının da görevinin bitmesiyle dengeleyici bir biçimde uygulanabilir hale getirilmektedir.

Bu mekanizmanın dışında diğer önemli denge ve denetleme mekanizmalarından da bahsetmek gerekirse bunlar arasında devlet başkanının Meclis’e sunmak durumunda olduğu bütçe önemlidir. Bütçe ancak Meclis’in onayı ile yürürlüğe girmektedir; bu arada bütçenin onaylanmadığı durumda da devletin kilitlenmemesi için yine ‘Meclis denetimine açık geçici bir mekanizma’ devreye girebilecektir. Bütün bu düzenlemeler doğrudan halk tarafından seçilen devlet başkanının kuracağı hükümet de dâhil yürütmenin Meclis denetimine nasıl tabi olacağını ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda Meclis incelemesi, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru gibi müesseselerle sağlanan denetimini etraflıca ele almadan, sadece hatırlatmak isterim. ‘Parlamenter sistemde var olduğu söylenen güçler ayrımı ortadan kaldırılıyor, bütün iktidar tek elde toplanıyor’ iddiasına yeni sistemin kurumları çerçevesinden bakıldığı zaman, yeni düzenlemenin tam aksine kuvvetler ayrımını esas alacak bir biçimde yapılmak istendiği görülecektir. Kuvvetler sadece ayrılmamakta aynı zamanda biri birini denetleyecek bir biçimde yeni bir ilişki kurulmaktadır.

Halk ve saray edebiyatı

Neredeyse bir slogana dönüştürülen ‘iktidar halktan alınıp, saraya verilecektir’ söylemi neyi ifade etmektedir? İddiaya göre ‘Cumhuriyet iktidarı saraydan alıp halka vermiştir, yapılacak değişiklikle iktidar yeniden halkın elinden alınmak istenmektedir’. Buradaki yanlışları teker teker ele alıp gerçeğe bakmak gerekirse üzerinde durulması gereken ilk iş bir cehaleti düzeltmek olmalıdır. Saray zannedildiği gibi sadece bir yer, bir mekân değil bir müessese olarak hanedanın yönetim alanını ifade etmektedir. Türkiye’de Cumhuriyete geçişle birlikte hanedan yönetiminin bittiği bilindiğine göre ima edilen yer Cumhurbaşkanlığı Külliyesi veya Köşk ise bu temelden yanlıştır çünkü cumhurbaşkanı şimdi yeni sistemle de halkın doğrudan doğruya demokratik yarış içinde seçtiği veya seçeceği bir şahsiyet olacaktır. Hanedana mensup olmadığı gibi, halkın oylarıyla değişen bir mevkie seçileceği için oturduğu mekâna saray denilmesi anlamsız olacaktır. Dense dense bu mekâna demokrasinin evi ya da merkezi denilebilir.

Netice olarak yeni sisteme dönük iddialar sadece ön yargıları ve bir devrin iktidar elitlerinin endişelerinden öteye bir şey ifade etmemektedir.

<p> </p>

İBB karla mücadelede neden sınıfta kaldı?

Sosyal Medya raporu yayımlandı! Türkiye'de en çok kullanılan uygulama hangisi?

Çay tiryakilerine kötü haber! Öyle bir zararı var ki...

Bizi böyle kandırıyorlarmış! Tüm hileleri ortaya çıktı